Elazığ’da 28 Şubat Mağduru Fethiye Atlı: “Başörtüsü Sorunu İnancımızdır, Hakkımı Helal Etmiyorum”

Elazığ’da eski Keban Belediye Başkanı Fethiye Atlı, 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle mağdur olduğunu ifade etti. Atlı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a minnettar olduğunu belirterek, CHP ve muhalefeti eleştirdi, geçmişte yaşadığı zorlukları anlattı. Haklarını helal etmediğini vurguladı.

Elazığ’da eski Keban Belediye Başkanı Fethiye Atlı, 28 Şubat sürecinde

Elazığ’da 28 Şubat süreçlerinde mağduriyet yaşamış eski Keban Belediye Başkanı Fethiye Atlı, “Bu bir postmodern darbe değil, esas gerici ve bağnaz oluşumlardır. En büyük yobazlar onlardır. Başörtüsüne sorun çıkaranlar da gericidir. Modernlikten bahsedilemez. Şükürler olsun ki, başörtümü sürekli inancım için taktım” dedi.

28 Şubat 1997 tarihinde yaşanan postmodern darbenin ardından zorla memurluktan istifa ettirilen Atlı, aradan geçen 28 yıla rağmen bu anıları tazelemekten kaçınmadı. Zorlu günlerini İHA’ya anlatarak, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Rabbim uzun ve hayırlı ömür versin. Çünkü o dönem başbakan olan Cumhurbaşkanımız, bizim sorunlarımızı dinleyen ve davamızla ilgilenen tek isimdi. O zaman gazetelerde ’Kaosa kalkan 411 el’ başlıkları atıldığında, hükümet yasağının kaldırılması için öneri sunduğunda, 411 milletvekili olumlu oy vermişti. O dönem muhalefette olanlar -umarım her zaman muhalefetle sınırlı kalırlar- bir kez ‘helallik istiyoruz’ dediler ama ben onlara helallik vermiyorum. O dönemde yaşadığım sıkıntıları sadece başörtülüler anlayabilir. 2000 yılında geldiğim bir kararda, Cumhuriyet Halk Partisi’nden Akif Hamzaçebi’nin o süreçteki imzası benim işten çıkarılmamda etkili oldu. CHP’nin başörtüsüyle ilgili duruşuna inancım yoktu, olmayacak da. Onlar sadece karışıklık yaratmak için varlar; iktidar olamazlar, devleti yönetme becerileri yok. Bugün yaptıkları işler de ortada. Cumhurbaşkanımız aracılığıyla ben burada iki dönem boyunca başörtümle belediye başkanlığı yaptım. Yine Cumhurbaşkanımızın destekleriyle birçok hizmetimizi hayata geçirdik. 25 yataklı devlet hastanemizi ve lojmanımızı onun sayesinde burada yaptık. Başörtüsü yasağı döneminde yaşananlardan dolayı Cumhurbaşkanımın yanında olacağım; çünkü o haksız bir durumu sonlandırdı. Artık birçok kızımız okuyor, devlet bünyesinde çalışıyor, Meclis’te temsilciliğe sahip” ifadesinde bulundu.

Atlı, bu sıkıntıların 1997 yılında başladığını belirtti ve “O zamanlar izin almak ya da rapor çıkartmak için Malatya’ya gidiyorduk. Zor bir süreçti. Kaymakamlarımız, istemeden dahi olsa bu sürecin bir parçası oldular. Her zaman başörtüsünün inancımızdan kaynaklandığını ifade ettik fakat hiç kimse bunu dikkate almadı ve işten atıldık. 2000 yılında Malatya İdare Mahkemesi’nde dava açtık, ret aldı ve ardından Ankara 7. İdare Mahkemesi’ne başvurduk ama orada da sonuç alamadık. Hükümet bir ara af ilan etti, geri dönmek için Maliye Bakanlığına dilekçe verdik ama orada da FETÖ’cüler yüzünden bizleri çok zora soktular. Ama başörtüsü sorununu aşmamız nasip oldu ve 2014 yılında Keban’da belediye başkan adaylığını yaptım. Rabbim nasip etti ve başörtümle belediye başkanlığını kazanarak Keban tarihinde AK Parti ile hizmete başladım. Bugünlere gelmemizde emek veren herkese müteşekkirim” şeklinde konuştu.

Ayrıca, babasının da 1977 yılında CHP’den Keban Belediye Başkanı olduğunu hatırlatan Atlı, “1980 darbesi nedeniyle görevden alındı ve o süreçte ciddi zorluklar yaşadık. Babam esnaf oldu ancak bu durum da sıkıntılar yaşattı. 14 yıl boyunca Keban ve Çermik’te barakada malzeme satışı yaptık. Seçim dönemlerinde ‘bohçacı parçası’ denildiğinde bile gurur duydum çünkü alnımın akıyla evime ekmek götürdüm. Hiçbir zaman devletime düşmanlık etmedim. Hakkımı helal etmiyorum, ne dünyada ne de ahirette onlarla karşılaşmayı istemiyorum. İlk görev yerim Gümüşhane’nin Şiran ilçesiydi, 1993’te Elazığ’a geçtim. Babamın vefatından sonra Keban’a geldim ve 2000’e kadar burada çalıştım. Siyasi ideolojime bakmadan bölgeye hizmet ettim. Belediyecilik dönemimde de hizmette ayrımcılık yapmadım. Onlar, ‘bin yıl sürecek’ demişlerdi, ama öyle olmadı. Şu an mezardalar ve umarım hesap veriyorlar. Gerçek bir postmodern darbe yaşanmadı, esas gericilik ve bağnazlık mevcut. Kendilerine modern demesinler. Yobazlık ve gericilik onlara aittir. Başörtüsüne sorun çıkaranlar da bağnazdır. Ben, başörtümü her zaman inanç gereğince taktım. Rabbim bütün bu yaşananlara kenarından bile olsa şahitlik eder” diyerek sözlerine son verdi.