Ameliyatsız yöntemlerle bel ve boyun fıtığı tedavisinde yeni umutlar doğuyor

Gelişen tıbbi yöntemler, bel ve boyun fıtığı tedavisinde ameliyatsız iğne tekniklerini öne çıkarıyor. Memorial Dicle Hastanesi’nden Prof. Dr. Mustafa Akif Sarıyıldız, %80-85 başarı oranıyla uygulanan bu yöntemlerin, hastaların hızlı iyileşmesini sağladığını aktardı. Tedavi gören Mehmet Şükrü Arslan, kısa sürede ağrıdan kurtulduğunu ve normal yaşantısına döndüğünü belirtti.

Gelişen tıbbi yöntemler, bel ve boyun fıtığı tedavisinde ameliyatsız iğne

Son dönemlerdeki gelişmiş tıbbi uygulamalar, bel ve boyun fıtığı tedavisinde cerrahisiz alternatiflerin öne çıkmasını sağlıyor. Bu bağlamda, özellikle “girişimsel ağrı tedavisi” olarak bilinen iğne tekniklerinin, hastaların ağrılarını azaltarak günlük aktivitelerine hızlıca dönmelerine olanak tanıdığı ifade ediliyor.

Kısa süre içerisinde iyileşme imkanı sunan ve aynı gün içinde normal yaşama dönüşü mümkün kılan bu yöntemler, lokal anestezi ile gerçekleştirildiği için genel anesteziye bağlı riskler taşımıyor. Memorial Dicle Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Akif Sarıyıldız, bel ve boyun fıtığı için çeşitli ileri düzey iğne tekniklerini uyguladıklarından bahsetti. Dr. Sarıyıldız, “Bu teknikler, ya fıtığın doğrudan içine uygulanan iğne işlemleri ya da diskin çevresindeki sinir yapılarına odaklanan uygulamalardan oluşuyor. Diskin içini hedef alıyorsak, ozon, radyo frekansla yakma ya da lazer tekniği gibi yöntemler büyük bir başarı oranıyla sonuçlanıyor. Literatürde bu başarı oranı yüzde 80-85 olarak belirtilmektedir. Bunun yanı sıra, diskin çevresinde gerçekleştirdiğimiz epidural işlemler de önemli; burada iltihaplanmayı azaltmaya yönelik kortizon ve serum fizyolojik gibi maddeleri kullanıyoruz. Çoğu zaman bu yöntemleri bir arada uyguluyoruz, özellikle kanal darlıklarında radyo frekans teknikleriyle kireçlenme ile ilgili sinir yapıları üzerine de müdahalelerde bulunabiliyoruz” şeklinde konuştu.

Tedavi süreci sonrasında hastaların ortalama dört saat hastanede gözetim altında tutulduğunu belirten Dr. Sarıyıldız, “İşlem sırasında hastaların bacaklarına kısmi uyuşma uyguluyoruz, bu da geçici bir yürüyüş zorluğuna neden olabiliyor ama bu durum yalnızca birkaç saat sürüyor. Genellikle, aynı gün içinde taburcu ediyoruz; ancak bazı hastaların ek sağlık sorunları varsa bir gece daha gözlem altına alınabiliyor” dedi.

Hastaların omurgalarına hiçbir zarar vermeden yalnızca iğne ile tedavi gerçekleştirdiklerini vurgulayan Sarıyıldız, “Komplikasyon oranları son derece düşüktür, özellikle deneyimli bir hekim tarafından, ameliyathanede floroskopi ile doğru yere yönlendirilerek uygulandığında oldukça güvenlidir. Her yaş grubuna uygulanabilir; 12 yaşındaki bir çocuk için de, 93 yaşındaki bir hasta için de bu yöntem uygundur” diye ekledi.

Bel fıtığı tedavisinde iğne yöntemi uygulanan hasta Mehmet Şükrü Arslan, daha önce ayağında tamamen uyuşma hissi yaşadığını belirtti. Arslan, “Şu an iyi hissediyorum, hayatıma normal bir şekilde devam ediyorum. Önceleri yaşadığım ağrılar yerini iyi hissetmeye bıraktı. MR sonucunda bel fıtığının patladığını öğrendikten sonra hocamla hızla tedaviye başladık. Çok şükür, tedavi sürecim çok kısa sürdü ve sabah 09.00’da taburcu oldum” dedi.