Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mart Ayı Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci'nin liderliğinde gerçekleştirildi. Toplantıda, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve bölgesel gelişmelerin Antalya ve Türkiye üzerindeki etkilerini ele aldı.
Başkan Çandır, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgedeki savaş nedeniyle duyduğu endişeyi dile getirerek, savaşın bir an önce sona ermesini umduğunu belirtti. 'Ortadoğu'da başlatılan emperyalist müdahale girişimlerinin yarattığı insani ve çevresel yıkımı kaygıyla izliyoruz' diyen Çandır, çatışmaların ekonomik sonuçlarının yanı sıra insan hayatına ve doğaya verdiği zararların da derin olduğunu ifade etti. Savaşın, İran'ın nükleer güç olmasının engellenmesine yönelik olmadığına dikkat çekerek, savaşın başlama nedeninin farklı olduğunu vurguladı.
Çandır, Türkiye'nin dengeli duruşunun önemini vurgularken, 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inandığını belirtti. Ülkelerin savaş konusundaki farklı stratejilerini değerlendirirken, Türkiye'nin diplomasi ile yürütülen barış girişimlerinin kıymetini bildiğini ifade etti.
Savaşın etkilerinin artık sadece siyasi veya askeri bir mesele olmadığını belirten Çandır, enerji piyasalarından tarım üretimine kadar geniş bir etki alanı oluşturduğunu belirtti. 'Ülkemiz coğrafi konumu gereği bu gelişmelerden direkt etkilenmektedir. Antalya, tarım, turizm ve ticaret kenti olarak bu şiddeti en çok hisseden bölgelerden biridir' dedi.
Hürmüz Boğazı bölgesindeki risklerin tarım sektörü için üç temel gerçeği ortaya koyduğunu belirten Çandır, maliyet, tedarik güvenliği ve potansiyel konularını vurguladı. Enerji fiyatlarındaki artışın tüm girdi maliyetlerini yükseltmesi nedeniyle Antalya'nın tarımının büyük ölçüde etkilendiğini aktardı.
Antalya'nın kimyevi gübre tüketiminde Türkiye'de 8. sırada olduğunu belirten Çandır, girdi maliyetlerindeki artışın rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Tarımın sadece bir sektör değil, gıda güvenliği ve ekonomik dayanıklılık olduğuna vurgu yaparak tarımsal faaliyetlerin değer zincirinin korunmasının önemli olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin enerji ve tarım girdilerinde dışa bağımlılığının arttığını belirten Çandır, yüksek maliyetlerin üreticileri zor durumda bıraktığını ifade etti. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Zaman kaybının tarımda telafisi olmadığını belirten Çandır, enerji ve lojistikteki aksaklıkların üretimi etkilediğini ifade etti.
AB'nin tedarik güvenliğine yönelik politikalarının önemine değinen Çandır, Türkiye'nin bu süreçte yer almasının kritik olduğunu söyledi. Ayrıca, artan navlun maliyetlerinin ihracatı olumsuz etkilediğini belirterek, bu konuda önlemlerin alınması gerektiğini ifade etti.
Turizm sektöründeki kaygılara da değinen Çandır, güven algısını güçlendirecek stratejilerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Tarım sektörünün son 25 yılda sık sık küçüldüğünü belirterek, bu durumun yapısal bir sorun haline geldiğini vurguladı.
2026 yılının ekonomik verilerini değerlendiren Çandır, Antalya'nın ülke ekonomisine göre daha dirençli bir profil sergilediğini ifade etti. Antalya Ticaret Borsası, 2026 yılı için 'su' temasını belirlediğini hatırlatarak, suyun korunmasının tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için gerekli olduğunu vurguladı.
Son olarak, Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX'in bu yıl 22-26 Nisan tarihlerinde düzenleneceğini belirterek, üreticileri etkinliğe katılmaya davet etti. Çandır, üretimin sürdüğü, suyun korunduğu ve barışın güçlendiği bir gelecek diledi.





