Sosyal medya platformları üzerinden ‘düşük maliyetli online eğitim' veya ‘lisanslı yazılım' gibi başlıklar altında ortaya çıkan dolandırıcılık girişimlerine dikkat çeken uzmanlar, bu tür olayların son zamanlarda arttığına dikkat çekiyor. Dolandırıcıların, güven kazandırmak için tanınmış eğitim kurumları ve yazılım şirketlerinin isimlerini kullandığı bildiriliyor. Profesyonel görseller, etkili kampanya metinleri ve sahte müşteri yorumlarıyla desteklenen paylaşımlar, kullanıcıların güvenini kazanmaya yönelik bir strateji olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, vatandaşların şüpheci olmalarının dolandırıcılara karşı durabilmede önemli bir rol oynadığını ifade ediyor.

Son zamanlarda sosyal medya dolandırıcılıklarında en çok rastlanan yöntemlerden birinin eğitim alanları olduğunu belirten Avukat Esra Betül Türkalp, “Düşük maliyetli online eğitim veya lisanslı yazılım adı altında yapılan satışlar, klasik dolandırıcılığın dijital bir versiyonudur. Bu yöntemlerde, dolandırıcılar tanınmış platformların adını kullanarak güven oluşturmaya çalışıyor. Profesyonel görseller, kampanya dili ve sahte müşteri yorumları ile karşı tarafın güvenini kazanmayı hedefliyor. Bu sayede vatandaşların şüphe duyması engelleniyor. ‘Son fırsat, kaçırılmayacak indirim' gibi ifadelerle hızlı karar vermeleri sağlanmaya çalışılıyor. Oysa bu tür tekliflerin çoğu zaman piyasa değerinin altında olduğu ve gerçeği yansıtmadığı aşikardır. Dolandırıcılar, fırsat kaçırma korkusu oluşturarak insanların detaylı araştırma yapmasını engelliyor” dedi.

Hukuki boyutunu ele alan Türkalp, “Bu tür eylemler basit bir dolandırıcılık olarak değerlendirilmemelidir. Türk Ceza Kanunu'na göre, bu tür eylemler bilişim sistemlerinin kullanılmasıyla dolandırıcılık suçu kapsamına girmektedir. Dolandırıcılık suçunun nitelikli hali olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle, normal dolandırıcılık suçlarına göre daha ağır cezalar öngörülmekte. Failler, bu eylemleri nedeniyle 10 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir. Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, ödemelerin IBAN üzerinden yapılmasıdır. Mağdurların hukuki yollara başvurarak haklarını aramaları mümkün, ancak bu süreç teknik değerlendirme gerektirdiğinden zaman alabilir. En etkili koruma yöntemi, işlem yapılmadan önce dikkatli olmaktır. Eğer bir kişi dolandırıldığını fark ederse, vakit kaybetmeden Cumhuriyet Başsavcılığına veya en yakın kolluk birimine başvurmalıdır. Ödeme dekontları, yazışmalar, ilan görüntüleri ve ilgili sosyal medya hesapları delil olarak sunulmalıdır. Ayrıca, ilgili sosyal medya platformlarına yapılacak şikayetler de son derece önemlidir. Bu tür hesapların kapatılması ve benzer mağduriyetlerin önlenmesi açısından büyük etki yaratmaktadır. Unutulmamalıdır ki, bu tür suçlarda erken hareket etmek, hem maddi zararın azaltılması hem de faillerin tespit edilmesi açısından kritik bir rol oynamaktadır. Aynı zamanda her başvuru ve şikayet, başka vatandaşların aynı yöntemlerle mağdur edilmesini engelleyen önemli bir adımdır.”

Kaynak: İhlas Haber Ajansı