Türkiye İstatistik Kurumunun 2025 Zaman Kullanım Araştırması, evli ve hiç evlenmemiş bireylerin 24 saatini nasıl paylaştırdığını ortaya koydu. İlk bakışta evlilerin televizyon, radyo ve müziğe; hiç evlenmemiş kişilerin ise spor, eğitim ve hobilere daha fazla zaman ayırması dikkat çekti.
Ancak veriler ayrıntılı incelendiğinde hayat tarzları arasındaki asıl uçurumun televizyon veya spor süresinde değil, ev işleri ile aile bakımında oluştuğu görüldü.
Evlilerin günlük “görünmeyen mesaisi” 2 saat 9 dakika daha fazla
Evli bireyler, hane halkı ve aile bakımına günde ortalama 3 saat 12 dakika ayırdı. Hiç evlenmemiş bireylerde ise bu süre 1 saat 3 dakika olarak hesaplandı.
İki grup arasındaki fark tam 2 saat 9 dakikaya ulaştı. Başka bir ifadeyle evlilerin ev ve bakım faaliyetleri için harcadığı ilave süre, televizyon, radyo ve müzik kategorisinde oluşan farkın yaklaşık beş katına çıktı.
Bu sonuç, evlilikle birlikte değişen günlük hayatın yalnızca eğlence tercihlerinden ibaret olmadığını; yemek hazırlama, temizlik, alışveriş, çocuk bakımı ve aile üyelerine destek gibi sorumlulukların zaman bütçesini doğrudan etkilediğini gösterdi.
Evliler gerçekten daha fazla mı televizyon izliyor?
Araştırmada evli bireylerin “televizyon izleme, radyo ve müzik dinleme” faaliyetlerine günde 2 saat 1 dakika ayırdığı belirlendi. Hiç evlenmemiş kişilerde bu süre 1 saat 34 dakikada kaldı.
Aradaki fark 27 dakika olurken önemli bir ayrıntı gözden kaçtı. Açıklanan süre yalnızca televizyon izlemeyi değil, radyo ve müzik dinlemeyi de kapsıyor. Bu nedenle veriyi doğrudan “evliler her gün 27 dakika daha fazla televizyon izliyor” şeklinde yorumlamak kesin bir sonuç vermiyor.
Buna karşılık ev ve aile bakımında ortaya çıkan 129 dakikalık fark, günlük yaşam düzenindeki değişimin çok daha güçlü göstergesi olarak öne çıkıyor.
Spor farkı sanıldığı kadar büyük değil
Hiç evlenmemiş kişiler spor ve doğa sporlarına günde ortalama 18 dakika ayırırken evli bireylerde bu süre 9 dakika oldu. Oransal olarak bakıldığında hiç evlenmemişlerin spora iki kat fazla zaman ayırdığı görülüyor.
Ancak dakika hesabıyla fark yalnızca 9 dakika. Her iki grupta da spor için ayrılan sürenin oldukça sınırlı kalması, araştırmanın en çarpıcı sonuçları arasında bulunuyor.
Türkiye genelinde 10 yaş ve üzerindeki bireylerin spora ayırdığı günlük ortalama sürenin yalnızca 12 dakika olması da meselenin evlilik durumundan daha geniş bir hareketsizlik sorununa işaret ettiğini gösteriyor.
Hobiye ayrılan zamanda fark büyüdü
Hobi ve oyun faaliyetlerinde iki grup arasındaki mesafe daha belirgin hale geldi. Evli bireyler bu faaliyetlere günlük 13 dakika ayırırken hiç evlenmemiş kişilerde süre 47 dakikaya çıktı.
Böylece hiç evlenmemişlerin hobi ve oyun için ayırdığı zaman evlilerin süresini 34 dakika geçti. Ev ve aile bakımındaki 2 saat 9 dakikalık ilave yük dikkate alındığında, evlilerin kişisel ilgi alanları için daha dar bir zaman dilimine sahip olduğu görülüyor.
“Bekârlar eğitime 2 saat ayırıyor” verisindeki kritik ayrıntı
Araştırmanın en büyük sayısal farkı eğitim kategorisinde ortaya çıktı. Hiç evlenmemiş kişiler eğitime günde 2 saat 1 dakika ayırırken evli bireylerde ortalama süre yalnızca 1 dakika olarak açıklandı.
Fakat bu karşılaştırma yapılırken “hiç evlenmemiş” grubunun yalnızca yetişkin ve yalnız yaşayan bekârlardan oluşmadığını dikkate almak gerekiyor. Araştırma, 10 yaş ve üzerindeki bireyleri kapsıyor. Dolayısıyla öğrencilerin büyük bölümü de hiç evlenmemişler grubunda yer alıyor.
TÜİK verilerinde eğitime, hobiye ve spora en fazla zaman ayıran kesimin 10-14 yaş grubu olması, iki saatlik eğitim farkının doğrudan medeni durumla açıklanamayacağını gösteriyor. Buradaki belirleyici etkenlerden biri, grupların farklı yaş ve yaşam evrelerinden oluşması.
Uykuda 21 dakikalık fark oluştu
Hiç evlenmemiş kişiler günde ortalama 9 saat 5 dakika uyurken evli bireylerin uyku süresi 8 saat 44 dakika olarak hesaplandı. Böylece hiç evlenmemişlerin günlük uyku süresi 21 dakika daha uzun çıktı.
İstihdama ayrılan zaman ise evlilerde 2 saat 35 dakika, hiç evlenmemişlerde 2 saat 24 dakika oldu. Evli bireyler hem ücretli işe hem de ev ve aile bakımına daha fazla süre ayırdı.
Bu tablo, evlilerin kişisel zamanını azaltan temel unsurun yalnızca iş hayatı değil, iş sonrasında devam eden ev içi sorumluluklar olduğunu düşündürüyor.
Evliler toplantı ve gönüllü işlerde öne çıktı
Araştırmanın beklenmedik sonuçlarından biri gönüllü işler ve toplantılarda görüldü. Evli bireyler bu alana günde 48 dakika ayırırken hiç evlenmemiş kişilerde süre 13 dakikada kaldı.
Aradaki 35 dakikalık fark; okul, apartman, dernek, aile ve yerel topluluklarla bağlantılı toplantıların evli bireylerin günlük yaşamında daha fazla yer tutmasıyla ilişkili olabilir. Ancak araştırma yalnızca süreyi gösterdiği için farkın kesin nedeni konusunda doğrudan bir sonuç vermiyor.
Türkiye’nin 24 saati yeniden şekilleniyor
TÜİK’in araştırması yalnızca evlilerle hiç evlenmemişleri karşılaştırmadı. Son dört haftada televizyon izlediğini belirtenlerin oranı yüzde 88,8, sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı ise yüzde 71,7 olarak belirlendi.
Sosyal medya kullananların oranı 2015’te yüzde 33,9 iken 2025’te yüzde 71,7’ye yükseldi. Aynı dönemde gazete ve dergi okuyanların oranı yüzde 39,4’ten yüzde 20,1’e geriledi.
On yılda yaşanan bu değişim, Türkiye’de boş zamanın yalnızca evlilik durumuna göre değil, dijitalleşmeyle birlikte de yeniden paylaşıldığını gösterdi.
Verinin anlattığı asıl hikâye televizyon değil
Ortaya çıkan tabloyu “evliler televizyon izliyor, bekârlar spor yapıyor” şeklinde özetlemek mümkün olsa da rakamların asıl anlattığı hikâye daha farklı.
Spor süresindeki fark 9, ekran-radyo-müzik kategorisindeki fark 27 dakika olurken ev ve aile bakımındaki fark 129 dakikaya ulaşıyor. Bu nedenle araştırmanın en önemli sonucu, evlilikten sonra televizyon süresinin artması değil, bireysel zamanın ev ve bakım sorumlulukları tarafından önemli ölçüde daralması olarak öne çıkıyor.


