Bursa’nın İznik ilçesinde gerçekleştirilen jeolojik incelemeler dikkat çekici bir bulguyu ortaya çıkardı. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, Narlıca Mahallesi sahilinde yaptığı çalışmada yaklaşık 70 milyon yıllık olduğu değerlendirilen bir pekten fosili tespit ettiklerini açıkladı.
Fosil Narlıca sahilinde bulundu
İnceleme, İznik Gölü’nün güneyinde yer alan Narlıca Mahallesi ile Göl Ayağı Deresi çevresinde gerçekleştirildi. Yıldız, kıyıdaki jeolojik malzemeleri incelerken fosile rastladıklarını belirtti.
Pektenler, deniz tarağı olarak bilinen Pectinidae grubundaki denizel çift kabuklu yumuşakçalarla ilişkilendiriliyor. Fosil çift kabuklular, bulundukları kayaçların geçmişte hangi ortamda oluştuğunun anlaşılmasında jeologlara önemli bilgiler sağlayabiliyor.
“Tetis Okyanusu’nun izlerini taşıyor”
Mehmet Yıldız, bulgunun İznik çevresinin geçmişte sığ denizel veya lagüner bir ortamda bulunduğuna işaret ettiğini söyledi. Fosilin yaklaşık 70 milyon yıl öncesine tarihlendirildiğini belirten Yıldız, bunun bölgede kapanan Tetis Okyanusu’nun izlerinden biri olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.
Günümüzde tatlı su gölü olan İznik Gölü tektonik kökenli bir yapıya sahip. Göl deniz seviyesinden yaklaşık 85 metre yüksekte bulunuyor ve Marmara Bölgesi’nin en büyük doğal gölü olarak biliniyor.
İznik’te daha önce de çok eski fosiller bulunmuştu
İznik’in denizel geçmişine ilişkin fosil bulguları ilk kez gündeme gelmiyor. 2019 yılında Abdulvahap Tepesi çevresinde yapılan incelemelerde de mikroorganizma fosilleri tespit edilmiş, araştırmacılar bazı kayaçların yaklaşık 300 milyon yıl öncesindeki denizel koşullara ilişkin izler taşıdığını açıklamıştı.
Narlıca kıyısında bulunan yeni fosil ise farklı bir jeolojik döneme ışık tutması bakımından dikkat çekiyor.
İznik Gölü’nde su yaklaşık 1 metre çekildi
İncelemelerde yalnızca fosil değil, göldeki su kaybı da gündeme geldi. Mehmet Yıldız, İznik Gölü’nde su seviyesinin yaklaşık 1 metre gerilediğini, Göl Ayağı Deresi’ndeki su akışının da önemli ölçüde azaldığını söyledi. Kıyıda açığa çıkan alanların jeolojik materyallerin daha görünür hale gelmesine neden olduğu belirtildi.




