İznik Gölü'nde Tehlike Çanları Çalıyor

İznik Gölü, Türkiye'nin 5. büyük gölü olarak önemli bir ekosistem işlevi görüyor. Ancak, yoğun yağışlara rağmen göldeki su seviyesi beklenen düzeye ulaşmıyor. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, İznik Gölü'nün korunmasının havza bazlı bilimsel yöntemlerle mümkün olduğunu belirtti. “Gemlik Gübre'nin çektiği su, doğal dengenin yarısına denk geliyor” dedi.

Su Çekiminde Endişe Verici Veriler

Orhan Sarıbal, İznik Gölü'nde yaşanan kuraklık ile ilgili DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü'nden alınan verileri değerlendirdi. Sarıbal, “Doğanın yerine koyabildiğinin üç katından fazla su tüketiliyor. İznik Gölü, her yıl biraz daha kuruyor, biraz daha yok oluyor. Sadece havza bazlı bilimsel su yönetimi ile korunabilir” dedi.

DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü verilerine göre, İznik Gölü'ne yıllık net doğal su katkısı yalnızca 23,28 milyon metreküp seviyesinde kalırken, gölden yapılan toplam yıllık su çekimi 79,51 milyon metreküpe ulaşıyor. Böylece gölde her yıl yaklaşık 56,23 milyon metreküplük su açığı oluşuyor. Yıllık toplam 363,9 milyon metreküp su İznik Gölü Havzası'na girerken, bunun 340,6 milyon metreküpü buharlaşma yoluyla kayboluyor.

Sorumluluk Çiftçiye Yüklenemez

Milletvekili Sarıbal, Cargill CEO'sunun “Gölden su çekmiyoruz, çekilmenin nedeni yanlış tarım sulaması” şeklindeki açıklamasını hatırlatarak, sempozyumda açıklanan resmi verilerin farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. “Sorumluluğu yalnızca çiftçinin sırtına yıkmak büyük bir manipülasyon” diyen Sarıbal, İznik Gölü çevresindeki sanayi faaliyetlerine dikkat çekti.

Yer Altı ve Yer Üstü Su Kaynakları

Sempozyumda açıklanan verilere göre Cargill'e ait 130 ila 200 metre derinlikte 6 kuyu bulunduğunu ve şirkete yıllık 1 milyon 463 bin metreküp yer altı suyu tahsis edildiğini ifade eden Sarıbal, hidrolojik kuraklığın havza bazlı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. “Yer altı ve yer üstü su varlıkları birbirinden bağımsız düşünülemez” ifadelerini kullanan Sarıbal, derin kuyulardan yapılan sürekli çekimin gölü besleyen akiferleri zayıflattığını ve uzun vadede göl seviyesini doğrudan etkilediğini kaydetti.

Gemlik Gübre'nin Etkisi

Milletvekili Sarıbal, yalnızca Gemlik Gübre Sanayi A.Ş.'ye verilen yıllık 10 milyon metreküplük tahsisin bile gölün yıllık doğal su gelirinin yaklaşık yüzde 43'üne denk geldiğini vurguladı. Sarıbal, “Doğa gölü yılda net 23 milyon metreküp besleyebiliyorken, tek bir sanayi tahsisi bunun neredeyse yarısını kullanıyor. Sorun yalnızca kuraklık değil; sorun su kaynaklarını sermayenin kullanımına açan anlayıştır” dedi.

Sürdürülebilir Su Yönetimi Gerekiyor

İznik Gölü'nü beslemek amacıyla Sakarya Havzası'ndan Boğazköy Barajı üzerinden su aktarımı planlandığını belirten Sarıbal, bu durumun mevcut su yönetimi anlayışının sürdürülemez hale geldiğini gösterdiğini söyledi. “İznik Gölü'nü koruyamayanlar, şimdi başka havzaların suyuyla gölü ayakta tutmaya çalışıyor. Taşıma suyla değirmen döner mi? Gölden yapılan kontrolsüz su çekimleri ve plansız kullanım, İznik Gölü'nün doğal dengesini her geçen yıl daha da bozuyor. Çözüm; suyu yalnızca tüketilecek bir kaynak olarak gören anlayıştan vazgeçmek ve havzanın tamamını esas alan kamucu ve sürdürülebilir bir yönetim modelini hayata geçirmektir” diyen Sarıbal, İznik Gölü'nün rant politikalarına ve plansız su kullanımına teslim edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.

Kaynak: Haber Kenti // Haber Servisi