Düzce Üniversitesi'nden Kalp Sağlığı Uyarısı
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Gülşah Aktüre, 12-18 Nisan tarihleri arasında kutlanan Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla önemli bilgiler paylaştı. Kalp ve damar hastalıklarının, günümüzde hem dünyada hem de Türkiye'de en önemli sağlık sorunları arasında yer aldığına dikkat çekti. Dr. Aktüre, “Her yıl milyonlarca insan kalp hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Ancak bu hastalıkların büyük bir kısmı, önlenebilir risk faktörlerine bağlı olarak gelişmektedir” dedi.
Kardiyovasküler Hastalıkların Riskleri
Koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği ve ritim bozuklukları gibi kardiyovasküler hastalıkların yaşam kalitesini düşürmekle kalmayıp ani ölümlere de yol açabileceğini belirten Aktüre, “Son yıllarda genç yaş grubunda kalp hastalıklarındaki artış, obezite ve diyabet sıklığındaki yükselme ile hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşması kalp sağlığını daha da kritik hale getirmiştir” ifadelerini kullandı.
Kalp hastalıklarının gelişiminde rol oynayan başlıca risk faktörlerini sıralayan Aktüre, şunları söyledi: “Hipertansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, diyabet, obezite, hareketsiz yaşam ve ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü başlıca risk faktörleridir. Bu faktörlerin büyük bir kısmı kontrol altına alınabilir ve bu sayede kalp hastalığı riski belirgin şekilde azaltılabilir.”
Yaşam Tarzı Değişiklikleri Önemli
Kalp sağlığını korumak için yaşam tarzı değişikliklerinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Aktüre, şu önerilerde bulundu: “Haftada en az 150 dakika yürüyüş veya egzersiz yapılmalıdır. Tuz, şeker ve doymuş yağdan fakir; sebze ve meyve açısından zengin bir beslenme düzeni benimsenmelidir. Sigarayı bırakmak, kalp krizi riskini hızla azaltır. Bel çevresi ve vücut ağırlığı takibi önemlidir. Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri ölçümleri ihmal edilmemelidir.” Aktüre, kalp hastalığının habercisi olabilecek şikayetleri ise şöyle sıraladı: “Göğüste baskı, yanma veya ağrı, nefes darlığı, çarpıntı, efor kapasitesinde azalma, baş dönmesi veya bayılma. Bu belirtiler varlığında vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.”
İlaç Kullanımının Önemi
Gelişmiş görüntüleme ve tanı yöntemleri sayesinde kalp hastalıklarının erken dönemde tespit edilerek etkin şekilde tedavi edilebildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Aktüre, “Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde en kritik noktalardan biri, hastaların kendilerine önerilen tedaviye düzenli ve doğru şekilde uymasıdır. Hekim tarafından verilen ilaçların aksatılmadan ve önerilen dozda kullanılması, tedavinin başarısı açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle hipertansiyon, ritim bozuklukları, kalp yetmezliği ve koroner arter hastalığı gibi durumlarda ilaçların düzensiz kullanımı; hastalığın ilerlemesine, ani ataklara ve ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Hastalar kendilerini iyi hissettiklerinde tedaviyi bırakma eğiliminde olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki kalp hastalıklarının önemli bir kısmı sessiz ilerleyebilir ve ilaçlar bu süreci kontrol altında tutmak için gereklidir.” ifadelerine yer verdi.
Hekimle İş Birliği Yapmanın Önemi
Sağlıklı bir kalp için sadece tedavi almanın yeterli olmadığını, aynı zamanda hekimle etkin bir iletişim ve iş birliği içinde olmanın da önemine vurgu yapan Aktüre, “Önerilen yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlamak, şikâyetlerde değişiklik olduğunda hekime başvurmak ve kontrolleri aksatmamak, uzun vadede kalp sağlığını korumanın en önemli basamaklarıdır” dedi. Kalp hastalıklarının büyük bir kısmının yaşam tarzı değişiklikleri ve düzenli takip ile önlenebileceğini ifade eden Dr. Aktüre, “Bu nedenle bireylerin sadece hastalık geliştiğinde değil, henüz sağlıklıyken de kalplerini korumaya yönelik adımlar atmaları büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki sağlıklı bir kalp, sağlıklı bir yaşamın temelidir. Kalbiniz için bugün atacağınız küçük bir adım, yarınınızı kurtarabilir” şeklinde açıklamasını tamamladı.





