Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik'in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Müşteki sanıklar Kerem Gökay Öner ve Ufuk Gültekin ise duruşmaya, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mahkeme Başkanı yargılamanın bu celse sanık beyanlarıyla devam edeceğini bildirdi.
Söz alan Sertçelik, kendisine ait olduğu iddia edilen buluntu telefondaki paylaşım ve maillerin yazıldığı tarihlerde Macaristan'da telefon ve internet erişimi bulunmayan yüksek güvenlikli bir cezaevinde tutuklu olduğunu söyleyerek, “Macaristan'a yazı yazılarak o tarihlerde benim nerede olduğum istensin” dedi.

“Sertçelik bize vurulmasının tesadüf olduğunu söyledi”
Söz verilmesi üzerine beyanda bulunan komiser Gökhan Karaca, operasyonun başlangıcında görevli olmadığını ifade ederek, “O yüzden yakalanma kısmına dair bilgim yok. Ben dosyaya 10-15 gün sonra geldim. Geldiğimde Kerem Gökay Öner benimle görüşme yaptı ve proje ekibinde beni görevlendirdi. Ben burada görevlendirildiğimde Şevket, Murat ve Kerem müdürü tanımıyordum. Daha önce Yenimahalle'de olduğum için sadece Ufuk'u biliyordum. Bana etkin pişmanlıktan faydalanacağı söylendi Serdar Sertçelik'in ve benim de görüşmem istendi ne hakkında konuşacağına dair. Mahfuz Tatar ve Semih Aslan dosyalarını incelemem istendi. Bunu inceledim. Benim bu tarihten sonra Sertçelik'in vurulmasına kadar hiçbir görüşmem yoktur. Serdar Sertçelik'in vurulduğu gün de bizim gidip görüşmemiz istendi. Keçiören'deki annesinin evine gittik. Gittiğimizde ayağı yaralıydı. Ses kayıt cihazının çalışıp çalışmadığından emin olmak için Ufuk telefonun ses kaydını açtı. İyi ki de açmış bugün görüyoruz karşılaştığımız suçlara bakınca. Sertçelik bize vurulmasının tesadüf olduğunu söyledi. Bu süreçlerde Serdar gizli tanık olduktan sonra beyanı gerekli çalışmaların yapılması için bize gönderildi. Biz de delil araştırmalarını yapıyoruz. Bizim kasıtlı olarak bir şeyler yapalım gibi bir şey olmadı. Böyle bir talimat da almadım” ifadelerinde bulundu.

“Serdar Sertçelik'in gizli tanık olduğundan bile haberim yoktu”
Göreve geldiği gün Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik operasyon yapıldığını öğrendiğini söyleyen tutuksuz sanık Metehan İlkyaz, “Operasyonda yer almadım. Sonrasında ekipler amiri olarak görevlendirildim. Ben sorguya, ifade almaya girmem. Savcılıktan direkt talimat almam. Biz sahada gözaltı yaparız, elde edilen delilleri teslim ederiz. Benim Serdar Sertçelik'in gizli tanık olduğundan bile haberim yoktu. Gizli tanık olduktan sonra eve götürüldü. Şevket Müdür'ün talimatıyla abisine telefon numaramızın verilmesi ifade edildi bir şey olduğunda ulaşılması için. Sonra da biz ve ekiplerimiz bir daha Sertçelik ile görüşmedik, yanına gitmedik. Bir kaç gün sonra beni aradı Serdar Sertçelik ve 'Şevket ve Ufuk Müdürüme ulaşamıyorum' dedi. Ben de ileteceğimi söyledim” diye konuştu.
Hakkındaki suçlamaları reddeden İlkyaz, “Sanık ve avukatlarından gelen hiçbir soruyu cevaplamak istemiyorum” dedi.
Beyanların ardından duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. Verilen aranın ardından dinlenen sanık Nurullah Özgür Kopuk, “Serdar Sertçelik'in yalan söylediğine namusum şerefim üstüne yemin ederim. Bana kendi aralarında organize diye lakap taktılar. Serdarın abisini tanımam görmedim bilmiyorum. Benim tehdit ettiğim söyleniyor ben Serdar'ın abisini tanımam bile. Bunlar yalandır. Serdar Sertçelik bana 'Orada neler oluyor. Sana önemli bilgiler vereceğim, yaz bana' diye mesaj yazdı. Bende savcılığa giderek bu belgeleri teslim ettim. Vatandaşlık görevi yaptığımı düşünüyorum. Bu kişilerin şikayetçi olma dönemi haricinde tanımam. Bir suç işlemedim” beyanına yer verdi.
Serdar Sertçelik'in yurt dışına kaçmasına yardımcı olmakla suçlanan sanık Mustafa Çotuk, “Serdar benim yakın arkadaşımdı. İki üç günde bir onunla görüşürdük. Onun bir dosyada gizli tanık olduğunu bilmiyordum. Biz bir gün İstanbul'a gitme planı yaptık, gittik ve aynı gün de geri döndük. Biz İstanbul'a giderken ayağında elektronik kelepçe yoktu. Vurulmadan en fazla 1 hafta 10 gün öncesinde görüşmüşüzdür. O sırada da elektronik kelepçesi yoktu. Varsa da ben görmedim, ya da gizlemiştir” iddialarını öne sürdü.
Beyanların ardından söz alan Cumhuriyet Savcısı, tutuklu sanıklar Bora Kaplan, Adnan Kaplan, Serdar Sertçelik, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Ayhan Bakioğlu'nun tutukluluk halinin devamına şeklinde mütalaasını açıkladı.
Mütalaa sonrasında söz alan tutuklu sanık Bora Kaplan, “Buradan tahliye çıkmayacağını biliyorum. Kendimizi nasıl aklayacağız bilmiyorum” dedi.
Tutuklu sanık Sertçelik, “Bu davadaki iddialarımı doğrulayacak deliller polislerin mesajlaşması, benim tahliye talebim yoktur” derken tutuklu sanık Bakioğlu da, “Örgüt dahilinde kimseyi tanımıyorum, tahliyemi talep ediyorum” dedi.
Beyanların ardından ara kararını kuran mahkeme tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmetti. Duruşma yarına ertelendi.

Kaynak: Haber Kenti // Haber Servisi