47 yaşındaki Gülay Can, 33 yıl boyunca diş hekimine gitmekten kaçındı. Şiddetli diş ağrıları yaşamaya başladığında, diş tedavisi korkusunu aşmak için çözüm arayışına girdi. ‘Gülümseten Diş Projesi’ çerçevesinde, psikologlar tarafından sunulan ücretsiz terapi seanslarını duyunca, cesaretini topladı ve bu şekilde korkusunu yenmeyi amaçladı. Terapi sürecinde, korkusunun azaldığını belirten Can, “Bunca yıl sorun yaşamama rağmen, tedavi olamadım. Pişmanım, keşke daha önce cesaret edip gitseydim” ifadelerini kullandı.
Yapılan araştırmalara göre, yetişkinlerin %36’sı diş tedavisinden korkuyor. İstanbul Beykent Üniversitesi Diş Hastanesi, bu durumu çözmek için ‘Gülümseten Diş Projesi’ni başlattı. Proje, hastalara iki ay önce uygulanmaya başlandı. İşlem, hastalara giysi gibi takılan teknolojik bilekliklerin kullanılmasıyla başlıyor. Bu sayede, hastanın tedaviye yönelik hissettiği korku ölçülüyor. Terapiye ihtiyaç duyup duymadığı da bireysel olarak belirlenerek, çevrimiçi bir şekilde psikologlarla iletişim kurmaları sağlanıyor.
Gülay Can, diş tedavisi korkusunu çocuklukta yaşadığı bir deneyime dayandırarak, o dönemde acı çektiğini belirtti. “Yıllar boyunca diş hekimine gitmekten bu deneyim yüzünden çekindim. 2 ay süren ciddi diş ağrısı çekmem sonunda eşim ‘artık yeter’ diyerek beni cesaretlendirdi. Bu hastaneye geldim ve projeden haberdar oldum. Katılmak istedim çünkü psikolojik olarak korkumu aşmakta zorlanıyordum” dedi.
Can, tedavi sürecinin ardından yaşadığı değişimi de paylaştı: “Bir seansta, korkumu yendim. Süreçte, kollarıma takılan cihazlarla psikologla görüştüm. Duygusal bir an yaşadım. Hem geçmişimle yüzleşmem, hem de psikologun destekleyici tutumu beni rahatlattı. Diş çekimim sırasında sevdiğim müziklerin çalması sayesinde, tedavi esnasında bile stresimi azalttılar. Açıkçası, dişim nasıl çekildiğini bile anlayamadım. Benim gibi korkanlar varsa, onlara hiç korkmamalarını söylüyorum; tedavi olmayı denesinler.”
İstanbul Beykent Üniversitesi Diş Hastanesi’nden Diş Hekimi Dt. Nursena Tuncay, hastaların çoğunun korkularını dile getirdiklerini, bu durumun birçok hastanın tedaviyi yarıda bırakmasına neden olduğunu belirtti. Tuncay, “Bu korkunun diş sağlığına olumsuz etkisi büyük, bu yüzden hem ağız hem de ruhsal sağlığı gözeten bir çalışma yapmak istedik” şeklinde konuştu. Tuncay, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek hastaların korkularını ve stres düzeylerini ölçmek için giyilebilir cihazlar kullandıklarının altını çizdi. Bu veriler doğrultusunda, kişiye özel tedavi planları oluşturduklarını sözlerine ekledi.