Mevsim geçişleri, hava sıcaklıklarının dalgalanmasıyla beraber çok sayıda hastalığın ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Bağışıklık üzerindeki beslenme etkileri oldukça büyüktür. Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Seda Uşarer, bu dönemde “Kıştan bahar geçişinde solunum yolu rahatsızlıkları ve alerjilerin sıklıkla yaşandığı görülmektedir. Bu nedenle oruç tutarken bağışıklık sistemini güçlendirmek önem taşır” diyerek sahur ve iftar sürelerinde bağışıklık sistemini desteklemenin yollarını aktardı.
Mevsim geçişleri, vücudun sıcaklık değişimlerine uyum sağlamakta zorlandığı ve bağışıklığın zayıflama riski taşıdığı kritik dönemlerdir. Bu yıl Ramazan, bahara geçiş dönemine rastlarken; sahur ve iftarda dikkatli beslenmek gerek. Hava değişiklikleriyle birlikte grip, soğuk algınlığı ve alerjik rahatsızlıkların artış gösterdiğine dikkat çeken Dyt. Seda Uşarer, “Sahurun sağlıklı bir şekilde planlanması bağışıklığı güçlendirmek için oldukça etkilidir. Oruç sırasında enerjinin korunması amacıyla protein, sağlıklı yağlar ve lif içeren gıdaların tüketilmesi gerekmektedir. Örnek vermek gerekirse; yumurta, peynir ve yoğurt gibi protein kaynakları kas kaybını önlerken, ceviz, badem ve avokado gibi sağlıklı yağlar enerji ihtiyacını karşılar. Tam tahıllı ekmekler ile yeşil yapraklı sebzeler ise tokluk hissini artırır ve sindirdikleri sindirim sisteminin düzgün çalışmasına yardımcı olur. Ayrıca maydanoz, roka ve biber gibi C vitamini zengini sebzeleri de unutmamak gerekir” şeklinde konuştu.
İftarda dikkatli ve dengeli bir yaklaşım benimsemek son derece önemli. İftarda ağır yemeklerden kaçınarak, mideyi rahatlacak besinlerle başlamak gerektiğini belirten Dyt. Seda Uşarer, “Ilımlı bir çorba sindirimi kolaylaştırırken; et, tavuk, balık ya da baklagillerden oluşan ana yemek protein ihtiyacını karşılayacaktır. Sebzelerle zenginleştirilmiş salatalar ve yoğurt ise hem sindirim sistemine fayda sağlar hem de bağışıklığı güçlendirir. Ramazan pidesi, makarna ve pilav gibi karbonhidratların ölçülü alınması önemlidir. Aksi takdirde yüksek karbonhidrat alımı, kan şekerinde dengesizliklere yol açarak vücut direncinin azalmasına neden olabilir. Vitamin ve mineraller, bağışıklık sisteminin güçlü kalmasında önemli rol oynar. C vitamini açısından zengin meyveler, portakal, mandalina ve kivi, vücudun hastalıklara karşı direncini artırır. Güneş ışığının az olduğu mevsim geçişlerinde D vitamını alımına dikkat edilmelidir. Yumurtalar, süt ve mantar, bu vitaminin alımına destek olur. Çinko, bağışıklığı güçlendiren bir diğer değerli mineraldir ve fındık, badem, kırmızı et gibi besinlerde bulunur. Ayrıca balık ve ceviz, omega-3 yağ asitleri ile bağışıklığı destekler” diyerek ekledi.
Aşırı tatlı tüketimi ise bağışıklık direncini olumsuz etkileyebilir. Dyt. Seda Uşarer, soğuk havalarda sıvı kaybının fark edilmediğini belirterek, “İftar ve sahur arasında en az 8-10 bardak su içilmelidir. Bitki çayları, özellikle ıhlamur, adaçayı ve zencefil çayı, bağışıklığı destekleyici bir etki yaparken, vücut ısısını da dengeler. Kafeinli içeceklerin aşırı tüketiminin önerilmediği, çünkü bu tür içeceklerin idrar söktürücü etkileri nedeniyle sıvı kaybına neden olabileceği ifade edilmektedir” dedi. Ayrıca tatlı tüketimi konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Uşarer, sözlerine şu şekilde devam etti: “Rafine şeker içeren tatlılar, bağışıklık sistemini zayıflatıp enfeksiyonlara karşı vücut direncini düşürebilir. Bunun yerine hurma, kuru meyveler veya bal gibi doğal tatlandırıcılar tercih edilmelidir. Tatlı ihtiyacını karşılamak için sütlü tatlılar ya da meyve tabanlı tatlılar daha sağlıklı olabilir. Bağışıklık sistemini kuvvetli tutmanın bir diğer unsuru da uyku düzenidir. Oruç nedeniyle uyku düzeni değişebilir; bu nedenle yeterli ve kaliteli uyku almaya odaklanmak önemlidir. Uykusuzluk, bağışıklığın zayıflamasına neden olabilir. Sahura kalkmak gerektiği için erken yatmak ve uyku süresini en verimli şekilde kullanmak, bağışıklığı korur. Yatmadan önce ağır yemeklerden kaçınmak ve uyku öncesinde kafein alımını azaltmak uyku kalitesini artıracaktır. Ayrıca stresin bağışıklık sistemine etkileri göz önünde bulundurulduğunda hafif egzersizler, meditasyon ve derin nefes alma gibi rahatlama teknikleri uygulanabilir.”