Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde, 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına dair davanın duruşmasında, olaydan sağ kurtulan işçi Gülhan Bendi, yaşananları aktardı. Yangın öncesinde elektrik sorunları yaşandığını ve maliyet nedeniyle yangın merdiveninin yapılmadığını belirten Bendi, fabrikada Defacto ve LC Waikiki gibi tanınmış markalara parfüm dolumu yapıldığını vurgulayarak, üretimin sürdüğünü ifade etti. Bendi, ‘Kurtuluş Oransal nezarethanede, ‘Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK'lı olduğunu söyle' diyerek bana para teklif etti' dedi.

Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi'nde bulunan Ravive Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti.

Davanın duruşması, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde yapıldı. Aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8 tutuklu ve 2 firari olmak üzere toplam 16 sanığın savunmaları tamamlandı. Savunmaların ardından, müşteki ifadeleri dinlenmeye başlandı. Müştekilerden biri olan yaralı işçi Gülhan Bendi (40), fabrikanın çalışma düzeni ve yangın öncesi durumu hakkında açıklamalarda bulundu.

Bendi, olaydan yaklaşık bir hafta önce elektrik tesisatında sorunlar olduğunu ve şalterlerin sürekli attığını belirterek, ‘Ravive Kozmetik'te yaklaşık 4,5-5 yıldır çalışıyordum. Olaydan bir hafta önce elektrikle ilgili sıkıntılar vardı. Tuncay Yıldız fişi taktıktan sonra patlama oldu. Ben çıktım ama diğerleri çıkamadı. Yandım ama sesleri duyuyordum. Saniyeler içinde fabrika tutuştu, herkes çığlık çığlıyaydı. Kurtuluş Bey de yoldan geri dönmüş' dedi.

Fabrikadaki üretim süreci hakkında bilgi veren Bendi, ‘Kurtuluş Bey bize, ‘Hafta sonu gelin, yetişmesi gereken ürünler var' dedi. Defacto, LC Waikiki, Sheliq, Kiva, Shauran ürünlerinin o gün yapılması planlanıyordu. Önce hastaneye, sonra karakola gittik. Shauran üretimini yapıyorduk, yapılmıyor demek yalan. Olay günü Tuncay Yıldız Defacto'nun karışımını yaptı, biz de dolumunu yapacaktık' diye konuştu. Ayrıca, tutuklu sanıklardan fabrika sahibinin gelini Aleyna Oransal'ın iş yerine hiç gitmediği yönündeki ifadesini de yalanladı. Bendi, ‘Aleyna Oransal fabrikaya gelmediğini söylüyor ama geldi, işimiz yoğun olduğunda yardımcı oldu' ifadelerini kullandı.

Bendi, çalışanların sigortasız çalıştırıldığına dair de açıklamalarda bulunarak, gözaltı sürecinde kendisine para teklif edildiğini öne sürdü. ‘Kurtuluş Oransal, nezarethanede ‘Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK'lı olduğunu söyle' diyerek para teklif etti. Üç gün nezarethanede kaldım. Acaba babaları yaşasaydı, suçu yine babalarının üzerine atabilecekler miydi?' dedi.

Gülhan Bendi ayrıca, Tekirdağ'dan ürünlerin geldiğini ve burada dolum yapıldığını belirtti. Yangın merdiveni için gerekli maliyetlerin yüksek olduğunu ifade ederek, ‘Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler. Kurtuluş Oransal ‘Çok para' dedi. İkinci kez gelenler 500 bin istedi, yaptırmadı' dedi. Sonuç olarak, fabrikanın hiçbir resmi denetime tabi tutulmadığını ve iş güvenliği eğitimi verilmediğini belirten Bendi, zabıtaların sadece çay içip gittiklerini ve çevreden gelen şikayetlere rağmen hiçbir önlem alınmadığını söyledi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı