Küresel enerji piyasalarında haftalardır devam eden sert dalgalanmanın yönü değişti. ABD ile İran arasında sağlanan geçici anlaşmanın ardından Orta Doğu kaynaklı arz endişeleri hafiflerken petrol fiyatları savaş öncesindeki seviyelere doğru hızla çekildi.
25 Haziran 2026 Perşembe sabahında Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1’in üzerinde düşüşle 72-73 dolar bandında işlem gördü. ABD Batı Teksas türü ham petrolün varil fiyatı ise 70 doların altına indi.
Petrol fiyatları, İran merkezli çatışmaların en yoğun olduğu dönemde 126 doların üzerine kadar yükselmişti. Böylece zirve seviyelerden başlayan geri çekilme yüzde 40’ı aştı.
Hürmüz Boğazı yeniden hareketlendi
Petrol fiyatlarındaki düşüşün arkasındaki en önemli gelişme, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin normale dönmeye başlaması oldu.
ABD Enerji Bakanı Chris Wright, son 24 saat içerisinde yaklaşık 72 geminin boğazdan geçtiğini ve yaklaşık 20 milyon varil petrolün taşındığını açıkladı. Bu miktarın bölgedeki normal günlük petrol akışına yakın olduğu belirtildi.
Nakliye verilerine göre bölgede mahsur kalan ve toplam 5 milyon varil petrol taşıyan üç tanker de boğazdan ayrılmaya başladı.
Sevkiyatların yeniden hızlanması, piyasadaki “Petrol arzında uzun süreli kesinti yaşanabilir” endişesini önemli ölçüde azalttı.
Savaş sırasında Brent petrol 126 doları aşmıştı
Şubat ayının sonunda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından petrol fiyatlarında sert yükselişler yaşanmıştı.
İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri sınırlandırması, küresel petrol arzının önemli bölümünü tehdit etmişti. Tankerlerin bölgede beklemek zorunda kalması ve taşıma maliyetlerinin artmasıyla Brent petrol önce 100 doların, ardından 120 doların üzerine çıkmıştı.
ABD ile İran arasındaki diplomasi trafiğinin sonuç vermesi ve geçici anlaşmanın açıklanmasıyla piyasaların fiyatladığı savaş riski büyük ölçüde azaldı.
Piyasada bu kez arz fazlası endişesi başladı
Savaş sırasında petrolün bulunamaması veya taşınamaması ihtimalini fiyatlayan piyasalar, şimdi kısa vadeli arz fazlasını konuşuyor.
Hürmüz Boğazı’nda bekleyen tankerlerin aynı dönemde yeniden piyasaya dönmesi, fiziksel petrol arzında ani bir artışa yol açtı. Körfez ülkelerinden gelecek yeni sevkiyatların da eklenmesiyle piyasada geçici bir petrol fazlası oluşabileceği değerlendiriliyor.
Bazı fiziksel petrol kargolarının alıcı bulabilmek için indirimli fiyatlarla satışa sunulmaya başladığı bildirildi. İran’a uygulanan yaptırımların geçici olarak hafifletilmesi halinde Tahran yönetiminin petrol ihracatını artırma ihtimali de fiyatları aşağı çekiyor.
Petrol fiyatlarındaki düşüş kalıcı olacak mı?
Petrolün yönünü belirleyecek en önemli gelişmelerden biri, ABD ile İran arasındaki geçici anlaşmanın kalıcı hale gelip gelmeyeceği olacak.
Anlaşmanın devam etmesi, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin kesintisiz sürmesi ve İran petrolünün piyasalara daha fazla ulaşması halinde fiyatlardaki aşağı yönlü baskı devam edebilir.
Buna karşılık anlaşmanın bozulması veya bölgede yeni bir askeri gerilimin başlaması, petrol fiyatlarında yeniden sert yükselişlere neden olabilir.
Küresel talebin seyri, ABD petrol stokları, Çin ekonomisindeki gelişmeler ve OPEC+ ülkelerinin üretim kararları da fiyatların yönü açısından yakından izlenecek.
Benzin ve motorine indirim gelir mi?
Brent petrol fiyatının 126 doların üzerinden 72 dolar seviyesine kadar gerilemesi, Türkiye’de benzin ve motorin indirimi beklentisini güçlendirdi.
Ancak petrol fiyatındaki her düşüş pompa fiyatlarına aynı oranda ve hemen yansımıyor. Türkiye’de akaryakıt fiyatları belirlenirken uluslararası ürün fiyatlarının yanı sıra dolar kuru, rafineri maliyetleri, dağıtım payı, ÖTV ve KDV de dikkate alınıyor.
Brent petroldeki düşüşün kalıcı olması ve döviz kurunda sert bir yükseliş yaşanmaması halinde benzin ve motorin fiyatları üzerinde aşağı yönlü bir alan oluşabilir. İndirim kararı için Akdeniz piyasasındaki işlenmiş ürün fiyatları ve rafineri çıkış maliyetleri belirleyici olacak.
Petrolün ucuzlaması ekonomiyi nasıl etkiler?
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bölümünü ithalatla karşılayan ülkeler arasında bulunuyor. Bu nedenle petrol fiyatlarının kalıcı olarak gerilemesi enerji ithalatı maliyetlerini azaltabilir.
Düşük petrol fiyatları; taşımacılık, üretim ve lojistik maliyetlerinin kontrol altına alınmasına katkı sağlayabilir. Akaryakıt fiyatlarına yansıması halinde enflasyon üzerindeki maliyet baskısı da sınırlanabilir.
Bununla birlikte küresel piyasalardaki düşüşün Türkiye ekonomisine ne ölçüde yansıyacağını döviz kurunun seyri belirleyecek. Doların yükselmesi, petroldeki ucuzlamanın bir bölümünü ortadan kaldırabilir.


