İnsan vücudunun 24 saat süresince çalışma düzenini tanımlayan “Sirkadiyen Ritim”, Ramazan ayında beslenme ve uyku alışkanlıklarındaki değişiklikler nedeniyle etkileniyor. Araştırmalar, vücut iç saatinin Ramazan sürecinde de uygun beslenme ve uyku düzeniyle işlevini sürdürebileceğini ortaya koyuyor.
Sağlıklı yaşam ve beslenme konularında toplumda bilimsel bilgilendirme yapmayı hedefleyen Sabri Ülker Vakfı, Ramazan’da sirkadiyen ritmin korunmasının önemini vurgulamak amacıyla Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü’nde “Ramazan’da Sağlıklı Sohbetler” etkinliğini gerçekleştirdi. Etkinlikte, Doktor Diyetisyen Gamze Şanlı Ak, Diyetisyen Berrin Yiğit ve Nöroloji Uzmanı Doktor Gökçen Hatipoğlu, Ramazan boyunca sirkadiyen ritme uyumlu bir yaşam tarzı oluşturma konusunda önerilerde bulundu. Katılımcılar, sahur ve iftar için örnek menüler ve su tüketimini artırma, enerjiyi koruma ve uyku kalitesini iyileştirme ile ilgili ipuçları edindiler.
Diyetisyen Gamze Şanlı Ak, iftarın başlangıcında çorba ve hafif yiyecekler ile 10-15 dakikalık bir bekleme süresinden sonra ana öğün tüketilmesini tavsiye etti. Ayrıca, sirkadiyen ritim değişimlerinin metabolizma üzerindeki olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi için iftarın ilk aşamasında su, hurma ve çorba, sonrasında ise protein, sağlıklı yağlar ve kompleks karbonhidratlardan zengin dengeli bir tabak hazırlanmasının gerektiğini belirtti. Sahurda ise tokluk süresini uzatmak için, yumurta, tam tahıllı ekmek ile ceviz ve badem gibi sağlıklı yağ kaynaklarının tüketilmesi önerildi. Aşırı şekerli ve ağır tatlıların hemen iftardan sonra değil, en az bir saat bekledikten sonra tercih edilmesi tavsiye edildi.
Ramazan boyunca egzersiz yapmanın da önemini vurgulayan Diyetisyen Berrin Yiğit, egzersiz için en uygun zamanın iftardan 1-2 saat sonrasında olduğunu belirtti. Kalori kaybına uğramamak için iftardan önce ağır antrenmanlardan kaçınılması, bunun yerine hafif yürüyüş ve yoga gibi düşük tempolu aktivitelerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, açlık dışında duygusal yeme isteğinin devreye girebileceğini hatırlatarak sosyal etkinliklerin bu süreci daha kolay hale getireceğini söyledi.
Nöroloji Uzmanı Doktor Gökçen Hatipoğlu, uyku düzeninin sağlanması için iftardan sonra hafif yürüyüşler yapılması, sahurda hafif yemekler yenmesi ve yatmadan önce rahatlatıcı bir atmosferin oluşturulmasının önemine vurgu yaptı. Melatonin salgısını artırmak için akşam saatlerinde loş ışıkta zaman geçirilmesi ve ekranlardan uzak durulması gerektiğini belirtti. Uyanış saatinde ışığa maruz kalmanın yanı sıra sahur öncesi hafif egzersiz ile gündüz kısa süreli şekerleme yapılmasının faydalı olacağını söyledi.
Beyin tarafından doğal olarak ayarlanmakta olan “sirkadiyen ritim”, insan metabolizmasının 24 saatlik işleyişini yansıtırken, bu düzen içinde sindirim enzimleri ve hormon seviyelerinin günün ışığına bağlı olarak değişiklik göstermesi, sabahları metabolizmanın daha aktif, akşamları ise daha yavaş çalışmasına neden olmaktadır. Bebeklik, ergenlik ve yaşlılık dönemlerinde farklı işleyen sirkadiyen ritim, beslenme, uyku ve fiziksel aktivite alışkanlıklarından etkilenmektedir.