<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haber Kenti</title>
    <link>https://haberkenti.com</link>
    <description>Türkiye'den Sıcak Son Dakika Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://haberkenti.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır. Sitemiz İhlas Haber Ajansı Resmi Abonesidir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 02 Jun 2026 21:24:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: 'ALO 171 Sigara Bırakma Hattı ile 2026'nın ilk 4 ayında 143 bin 534 kişiye destek verdik']]></title>
      <link>https://haberkenti.com/bakan-memisoglu-alo-171-sigara-birakma-hatti-ile-2026nin-ilk-4-ayinda-143-bin-534-kisiye-destek-verdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/bakan-memisoglu-alo-171-sigara-birakma-hatti-ile-2026nin-ilk-4-ayinda-143-bin-534-kisiye-destek-verdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'nın 2025 yılında 420 bin 651, 2026'nın ilk 4 ayında ise 143 bin 534 vatandaşa destek sağladığını açıkladı. Bakan Memişoğlu, sosyal medya üzerinden bu hizmete dair önemli bilgiler paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><h3>ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'nın Başarısı</h3> <p> Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı ile ilgili yaptığı açıklamada, “2025 yılında 420 bin 651, 2026'nın ilk 4 ayında ise 143 bin 534 vatandaşımıza destek ve rehberlik sunduk” ifadelerini kullandı. Bunun yanı sıra, Memişoğlu, Tütünle Mücadele Timleri ve Mobil Polikliniklerle birlikte sahada toplam 832 bin 873 vatandaşa ulaşıldığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><h3>Dumansız Bir Gelecek İçin Adımlar</h3> <p> Bakan Memişoğlu, “Dumansız bir hava, sağlıklı bir gelecek mümkün. Bin 501 sigara bırakma polikliniğimizde bugüne kadar toplam 4 milyonu aşan muayene gerçekleştirdik” dedi. Ayrıca, 2025 yılında sigara bırakma polikliniklerine yapılan başvuru sayısının bir önceki yıla göre yüzde 112 oranında arttığını dile getirdi.</p> <p><h3>İhbar Sayısındaki Artış</h3> <p> 2026 yılının ilk dört ayında yapılan muayene sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53,6 arttığını vurgulayan Bakan Memişoğlu, dumansız yaşam alanlarına yönelik ilginin artmasıyla birlikte, 2026'nın ilk dört ayındaki ihbar sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 76,6 oranında yükseldiğini ifade etti. </p> <p>“Bu tablo açıkça gösteriyor ki milletimiz sağlığını seçiyor ve dumansız bir Türkiye için adım atıyor. Sigarayı bırakmak isteyen tüm vatandaşlarımızı, ücretsiz hizmet veren ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattımızdan destek almaya ve Sigara Bırakma Polikliniklerimize başvurmaya davet ediyorum. Gelin, bu kararı bugün verelim.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/bakan-memisoglu-alo-171-sigara-birakma-hatti-ile-2026nin-ilk-4-ayinda-143-bin-534-kisiye-destek-verdik</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:33:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/bakan-memisoglu-alo-171-sigara-birakma-hatti-ile-2026nin-ilk-4-ayinda-143-bin-534-kisiye-destek-verdik.jpg" type="image/jpeg" length="88201"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Panik atağınızın en önemli belirtisi, 'felaket düşüncesi']]></title>
      <link>https://haberkenti.com/panik-ataginizin-en-onemli-belirtisi-felaket-dusuncesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/panik-ataginizin-en-onemli-belirtisi-felaket-dusuncesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Panik atak, ortada herhangi bir tehlike unsuru veya uyaran olmamasına rağmen, endişe ve yoğun korku ataklarıyla ortaya çıkan, hızlı nefes alıp verme, kalp çarpıntısı ve terleme gibi semptomlar gösteren psikolojik bir rahatsızlık olarak bilindiğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Ömer Öz, panik atağın, toplumda çok sık duyulan ve çoğu kişide farklı seyreden bir durum olduğunu söyledi.…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Panik atak, ortada herhangi bir tehlike unsuru veya uyaran olmamasına rağmen, endişe ve yoğun korku ataklarıyla ortaya çıkan, hızlı nefes alıp verme, kalp çarpıntısı ve terleme gibi semptomlar gösteren psikolojik bir rahatsızlık olarak bilindiğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Ömer Öz, panik atağın, toplumda çok sık duyulan ve çoğu kişide farklı seyreden bir durum olduğunu söyledi.<br /> <br />Panik atak, gelip geçici fiziksel bazı belirtilerin, kişi tarafından bir felaket gibi görülmesi neticesinde, saniyeler içinde kötüleşebildiğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Ömer Öz, “Panik atak nedeniyle kimileri nefes alamadığını, kimilerinin kalp krizi geçireceğini veya felç olacağını düşünüp acile koşturuyor. Panik atak vücudun, normal durumlara ani, yoğun korku ve güçlü fiziksel tepkiler ile karşılık vermesi durumudur. Panik atak geçiren kişi çok terleyebilir, nefes almakta güçlük çekebilir ve kalbinin normalden daha hızlı attığını hissedebilir. Panik atak sırasında kişide kalp krizine benzer belirtiler ortaya çıkabilir. Muayene sonrası 'senin bir şeyin yok, psikiyatriye git' cevabıyla karşı karşıya kalıyor. Böyle fiziksel belirtileri olup da hiçbir şeyi olmadığını duyan kişilerde bir kafa karışıklığı oluyor. Daha sonra 'ne yani benim bu belirtilerim kafamda uydurduğum şeyler mi' diye sormaya başlıyor. Bunun neticesinde de 'kafada kurma' ve 'çok büyütme' kavramları ortaya çıkmaya başlıyor. Hayır, bu fiziksel belirtiler gerçek. Ancak çok büyük bir ihtimal kalıcı ve tahlillerle tespit edilebilecek bir hastalığa bağlı değildir” dedi.<br /> <br />“Panik atak kabaca 20-30 dakika süren, dehşet içinde olma haliyle kalpte hızlanma, nefeste hızlanma, sıcak basması, ellerde uyuşma, karında gariplik hissi, titreme, huzursuzlukla kendini gösteren bir rahatsızlık” diyen Uzm. Dr. Ömer Öz, “Bunu ilk kez yaşayan kişi için oldukça zorlayıcı, travmatik, unutmak isteyeceği dakikalar. Ortaya çıkardığı his ne kadar dehşet verici olsa da tedavisi de aslında dallanıp budaklanmış, kronik hastalıklara göre oldukça yüz güldürücü. En berbat hissettiğiniz panik atak dahi bir şekilde sonlanıyor ve yerini sakinliğe bırakıyor” şeklinde konuştu.<br /> <br />İnsanların panik atak yaşadıklarında hemen bunun neden yaşandığına odaklanma eğiliminde olduğunu ve sebep olabilecek bariz bir kavga, ölüm, hastalık bulamadıklarında iyice sıkışmış ve şaşırmış hissettiklerini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Öz, “Her zaman stresli bir durum sonrasında panik atak belirtisi oluşmaz. Bazen masum, gelip geçici bir fiziksel belirtinin bir felaket olarak görülmesi neticesinde de saniyeler içerisinde başlayabilir. Örneğin kalbinizdeki ufak bir atım değişikliği sizin için bir kalp krizi gibi algılanmış olabilir ve dikkatinizi tamamen buraya verdiğinizde korkunuz bir anda sizi panik atağa itebilir. Neyi felaket olarak yorumladım ve bu atağı geçirdim diye düşünseniz de hızlıca akıp geçen düşüncelerinizi yakalamak her zaman mümkün olmaz. Panik atağı ortaya çıkartan şey masum, gelip geçici, her insanda olabilen basit fiziksel belirtileri, bazı ölümcül hastalıklarla eşit tutmamız ve sanki o ölümcül hastalığa yakalanmışız gibi bir davranış içerisine girmemizdir. Zihninizin söylediğiyle gerçekte olan şeyler aslında farklıdır. Panik atak sizin ölmenize ya da kalıcı, ölümcül bir hastalığa yakalanmanıza neden olmaz. Panik, korku, kaygı, mutsuzluk bunlar birer duygudur ve kendi akışına bıraktığımızda havadaki bulutlar gibi gelir geçer” diye konuştu.<br /> <br />Panik atağın yönetilebilir bir rahatsızlık olduğunu ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Ömer Öz, “Panik atağın hayatımızın önüne geçmesine izin vermeden, onu görmeyecek, gözümüzde büyütmeyecek tarzda yaşayabiliriz. Psikoterapiler ve ilaç tedavileri panik atak tedavisinde birinci sıra seçeneklerdir ve hayatınızı sınırlandırdığınız bu rahatsızlığı psikiyatrik destekle geride bırakabilirsiniz” dedi.<br /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/panik-ataginizin-en-onemli-belirtisi-felaket-dusuncesi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 09:17:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/panik-ataginizin-en-onemli-belirtisi-felaket-dusuncesi.jpg" type="image/jpeg" length="20313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigara, beynin tehlikeli bir bağımlılığıdır]]></title>
      <link>https://haberkenti.com/sigara-beynin-tehlikeli-bir-bagimliligidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/sigara-beynin-tehlikeli-bir-bagimliligidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Mehmet Aydoğan, sigaranın bir alışkanlık değil, beyin bağımlılığı olduğunu belirtti. Aydoğan, nikotinin beyindeki dopamin sistemini etkileyerek bağımlılık yarattığını ve bu sürecin irade gücüyle açıklanamayacağını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>Sigara ve Bağımlılık</h3> <p>Sigara bir alışkanlık değil, <strong>beyin bağımlılığı</strong> olarak değerlendirilmelidir. Göğüs Hastalıkları Uzmanı <strong>Mehmet Aydoğan</strong>, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kapsamında yaptığı açıklamada nikotinin beyindeki bağımlılık mekanizmasını nasıl etkilediğini anlattı.</p> <h3>Nikotinin Etkisi</h3> <p>Aydoğan, “Nikotin, beyindeki dopamin sistemini doğrudan etkileyerek kişide ödül hissi oluşturuyor. Zamanla beyin bu etkiye alışıyor ve bağımlılık geliştikten sonra sigara, bir tercih değil, biyolojik bir ihtiyaç haline geliyor” dedi.</p> <h3>Bağımlılığın Göstergeleri</h3> <p>Sigara kullanım miktarının bağımlılığın tek göstergesi olmadığını ifade eden Aydoğan, “Günde birkaç sigara içmek bile bağımlılık döngüsünü sürdürebilir. Bağımlılık, miktarla değil, beynin verdiği tepkiyle ilgilidir” açıklamasında bulundu.</p> <h3>Stres ve Sigara İlişkisi</h3> <p>Sigaranın stresi azalttığına dair yaygın inançların yanlış olduğunu belirten Aydoğan, “Aslında sigara, nikotin yoksunluğunu geçici olarak gideriyor. Kişi, sadece yoksunluk hissinden kısa süreliğine çıkıyor. Sigara, bir çözüm değil, sorunun kendisidir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <h3>Tek Sigara Tehditi</h3> <p>Bırakma sürecinde en büyük risklerden birinin “sadece bir tane” düşüncesi olduğunu vurgulayan Aydoğan, bu durumun eski bağımlılık yollarını tetikleyebileceğini söyledi. </p> <h3>Zorlanma ve Başarı</h3> <p>Sigara bırakıldıktan sonraki ilk haftalarda yaşanan zorlanmaların doğal olduğunu ifade eden Aydoğan, “Beyin yeni düzene uyum sağlamaya çalışıyor ve bu süreç geçicidir. Her geçen gün iyileşmenin bir parçasıdır” dedi.</p> <h3>Elektronik Sigara Uyarısı</h3> <p>Aydoğan, <strong>elektronik sigara</strong> kullanımının da nikotin bağımlılığını sürdürdüğünü ve bu ürünlerin bağımlılığı sonlandırmadığını belirtti.</p> <h3>Vücutta Meydana Gelen Değişimler</h3> <p>Sigara bırakıldıktan sonra vücudun kendini onarmaya başladığını söyleyen Aydoğan, iyileşme sürecini şu sözlerle açıkladı: “İlk 24 saatte kandaki karbonmonoksit düzeyi düşer, oksijen seviyesi artar. 2-3 gün içinde nikotin vücuttan tamamen temizlenir. 1-2 hafta içinde dolaşım sistemi düzelmeye başlar. 1 yılın sonunda kalp hastalığı riski yaklaşık yüzde 50 oranında düşer.”</p> <h3>Kazanç Süreci</h3> <p>Son olarak, Aydoğan, sigara bırakmanın yalnızca bir alışkanlıktan vazgeçmek olmadığını ifade etti: “Bu süreç vücudu yeniden hayata döndürmektir. Sigara bırakmak bir irade savaşı değil, beynin yeniden öğrenme sürecidir. Doğru yöntemler ve profesyonel destekle bu süreç daha başarılı yönetilebilir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/sigara-beynin-tehlikeli-bir-bagimliligidir</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 08:53:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/sigara-beynin-tehlikeli-bir-bagimliligidir.jpg" type="image/jpeg" length="19415"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak havalar cilt problemlerini artırıyor]]></title>
      <link>https://haberkenti.com/sicak-havalar-cilt-problemlerini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/sicak-havalar-cilt-problemlerini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artan sıcaklık ve nem, cilt sağlığını olumsuz etkileyerek çeşitli hastalıklara yol açabiliyor. Acıbadem Bursa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Seher Tutkun, yaz aylarında isilik, mantar enfeksiyonları ve güneş alerjisi gibi sorunların artış gösterdiğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>Cilt Sağlığı ve Sıcak Hava</h3> <p>Sıcak hava, nem ve güneş ışınlarının cilt bariyerine zarar verebileceğine dikkat çeken Acıbadem Bursa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Seher Tutkun, “Havaların ısınmasıyla birlikte isilikten mantar enfeksiyonlarına, güneş alerjisinden akneye kadar birçok cilt problemi artış gösteriyor. Kontrolsüz güneş teması sonucunda oluşan yanıklar, yıllar sonra lekelenme ve bazı deri kanseri türlerine zemin hazırlayabiliyor” dedi.</p> <h3>Yaz Aylarında Cilt Hastalıkları</h3> <p>Yaz aylarında terlemenin artmasıyla birlikte birçok cilt hastalığında da gözle görülür bir artış yaşandığını ifade eden Tutkun, “En sık görülen sorun isilik. Aşırı terleyen yetişkinlerde ve fazla giydirilen bebeklerde ter bezlerinin tıkanması sonucu kaşıntılı kırmızı döküntüler oluşabiliyor. Bu durum genellikle yüz, boyun ve gövde gibi yoğun terleyen bölgelerde görülüyor” diye belirtti.</p> <h3>Enfeksiyon Riskine Dikkat</h3> <p>Sıcak ve nemli havaların enfeksiyon riskini artırdığına vurgu yapan Tutkun, “Ayak parmak araları, kasık ve koltuk altı gibi katlantı bölgelerinde mantar ve bakteriye bağlı enfeksiyonlar daha sık görülüyor. Bu enfeksiyonlar kaşıntı, kızarıklık, kötü koku ve akıntı gibi şikayetlere yol açabiliyor” şeklinde konuştu.</p> <h3>Güneş Alerjileri ve Yanıklar</h3> <p>Güneş ve sıcak alerjilerine de dikkat çeken Tutkun, “Güneş alerjisi, yılın ilk güneş temaslarında kaşıntılı kızarıklık ve kabarıklıklarla kendini gösterebiliyor. Bazı kimyasal maddelerin güneşle birleşince reaksiyon oluşturabileceğini unutmamak gerekir” dedi. Güneş yanıklarının özellikle açık tenli bireylerde sık görüldüğünü belirten Tutkun, “Uzun süre güneşte kalındığında kişiler acı şikayetiyle sağlık kuruluşlarına başvurabiliyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <h3>Akne ve Cilt Lekeleri</h3> <p>Sıcak havalarda terleme ile birlikte akne oluşumunun arttığına dikkat çeken Tutkun, “Sebum, ter ve ölü deri birleşerek gözeneklerin tıkanmasını kolaylaştırıyor. Bazı cilt bakım ürünleri de siyah nokta ve sivilce oluşumuna neden olabiliyor” dedi. Cilt lekeleri hakkında da uyarılarda bulunan Tutkun, “Bazı lekeler doğrudan güneş ışınlarına bağlı gelişirken, bazıları güneş ışığını tetikleyici olarak kullanıyor. Bu nedenle lekelerin dermatolog tarafından değerlendirilmesi önemlidir” diye ekledi.</p> <h3>Kronik Cilt Hastalıkları</h3> <p>Kronik cilt hastalıklarının da sıcak havalardan etkilendiğine dikkat çeken Tutkun, “Egzama ve roza hastalarında sıcaklık artışı, güneş, terleme, polen ve toz teması nedeniyle alevlenmelere yol açabiliyor” dedi.</p> <h3>Cilt Sağlığı İçin Öneriler</h3> <p>Şapka ve gözlük kullanımı, güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarıda kalmamak, pamuklu ve nefes alan giysilerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Tutkun, terli kıyafetlerin hızlı bir şekilde değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. “Islak veya nemli kalmamak, kısa duşlar almak ve yeterli su tüketmek cilt sağlığı açısından oldukça önemlidir” diye konuştu. Son olarak kimyasal içerikli ürünlere karşı da uyarılarda bulunan Tutkun, “Aromatik kokulu ürünler ve ıslak mendiller lekelenmelere neden olabilir. Eğer önlemlere rağmen şikayetler devam ediyorsa dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/sicak-havalar-cilt-problemlerini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 11:00:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/sicak-havalar-cilt-problemlerini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="91120"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Etin kalitesini korumak için doğru saklama yöntemleri]]></title>
      <link>https://haberkenti.com/etin-kalitesini-korumak-icin-dogru-saklama-yontemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/etin-kalitesini-korumak-icin-dogru-saklama-yontemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nda kesilen etlerin hemen dolaba konulması, kalitelerini olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, etlerin 5-6 saat bekletilmesinin kritik olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><h3>Kesim Sonrası Saklama Önerileri</h3> <p> Kurban Bayramı'nda kesilen kurbanlıkların hemen dolaplara konulması, etlerin kalitesinin düşmesine neden oluyor. Uzmanlar, etlerin <strong>5-6 saat</strong> bekletilmesinin son derece önemli olduğunu belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi 2. Başkanı <strong>Önder Yıldız</strong>, kesim sonrası etlerin nasıl saklanması gerektiğine dair bilgiler verdi. Yıldız, vatandaşların kesim sonrası en büyük hatasının etleri hemen dolaplara kaldırmak olduğunu ifade etti. </p> <p>Yıldız, “Kesimden sonrası bizim için son derece önemli. Etlerin uygun ortamlarda 5-6 saat süreyle güneş almayan yerde küçük parçalara ayrılmış şekilde bekletilmesi gerekir. Bu, etin olgunlaşmasını sağlayacak, bakterilerin üremesini engelleyecek. Ayrıca, insanlarımızın sağlıklı bir şekilde et tüketimini sağlayacaktır” dedi.</p> <p><h3>Hatalı Uygulamalar ve Sonuçları</h3> <p> Etlerin hemen dolaba konulmasının birçok kayba yol açtığını vurgulayan Yıldız, “Halkımızın yaptığı en büyük hata şu; kesimden sonra etlerin hemen buzdolabı ya da derin donduruculara konularak muhafaza edileceğini düşünüp uygulaması. Bu uygulama etin kalitesini bozuyor. Ölüm sertleşmesi ve olumsuz bakterilerin yok edilmesi için etlerin küçük parçalara ayrılarak güneş almayan yerlerde 5-6 saat muhafaza edilmesi gerekir” dedi. </p> <p>Yıldız, uygun ortamların oluşturulmasının ardından etlerin paketlenerek buzdolabına ya da derin donduruculara konulabileceğini belirtti. Eğer bu kurallara uyulmazsa, etin kalitesi düşer ve bozulur. Olgunlaşma bakterileri görev yapmadığı için lezzet, koku ve sertlik açısından sorunlar yaşanır. Bu durum, tüketim sırasında hem damak tadı hem de kaliteli protein açısından kayıplara neden olur. Bu konulara dikkat edilmesinin son derece önemli olduğunu dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/etin-kalitesini-korumak-icin-dogru-saklama-yontemleri</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 12:58:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/etin-kalitesini-korumak-icin-dogru-saklama-yontemleri.jpg" type="image/jpeg" length="99812"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyetisyen uyardı: 'Kurban etini en az 12-24 saat dinlendirin']]></title>
      <link>https://haberkenti.com/diyetisyen-uyardi-kurban-etini-en-az-12-24-saat-dinlendirin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/diyetisyen-uyardi-kurban-etini-en-az-12-24-saat-dinlendirin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baş Diyetisyeni Filiz Beycan, Kurban Bayramı'nda aşırı ve dengesiz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Beycan, vatandaşların kurban etini en az 12-24 saat dinlendirmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>Kurban Eti ve Sağlık Uyarıları</h3> <p>Diyetisyen Filiz Beycan, Kurban Bayramı süresince aşırı ve dengesiz beslenmenin sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti. Kurban etinin <strong>en az 12-24 saat dinlendirilmesi</strong> gerektiğini belirten Beycan, bu sürecin sindirim sistemi sorunlarını önlemek için önemli olduğunu vurguladı. </p> <h3>Sağlıklı Beslenme İpuçları</h3> <p>Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli olan Beycan, bayramda sağlıklı beslenme için vatandaşlara çeşitli uyarılarda bulundu. Kontrolsüz et tüketiminin sindirim sorunları, <strong>kolesterol</strong>, <strong>trigliserid</strong> ve tansiyon problemlerine yol açabileceğini belirtti. Bayram sabahında hafif bir <strong>kahvaltı</strong> yapılmasının önemine dikkat çeken Beycan, peynir, yumurta, zeytin ve yeşilliklerle zenginleştirilmiş tam buğday ekmeği önerdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <h3>Et Pişirme Yöntemleri</h3> <p>Etin pişirme yöntemlerine de değinen Beycan, haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Ekstra yağ kullanmaktan kaçınılması gerektiğini belirten Beycan, sebze yemeklerinin de mutlaka tüketilmesi gerektiğini vurguladı. <strong>Gün içinde 2,5 litre su</strong> tüketimi gerektiğini söyleyen Beycan, bunun böbrekleri koruyacağını belirtti. </p> <h3>Yanında Doğru İçecek Seçimi</h3> <p>Vatandaşların sık yaptığı hatalardan birinin eti kesilir kesilmez tüketmek olduğunu belirten Beycan, bu durumun sindirim sorunlarına yol açabileceğini ifade etti. Etin yanında asitli içecekler yerine ayran ve su tercih edilmesinin daha sağlıklı olduğunu önerdi. </p> <h3>Kronik Hastalar için Öneriler</h3> <p>Kronik rahatsızlıkları olan bireylerin beslenmesine dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Beycan, diyabet hastalarının tatlı ve hamur işlerinden kaçınmasını önerdi. Kolesterol hastalarının haftada iki defa 90-120 gram et tüketmesi gerektiğini belirten Beycan, pişirme sırasında yağsız etlerin tercih edilmesini de önerdi. </p> <h3>Et Saklama Koşulları</h3> <p>Etlerin saklama koşullarına da dikkat çeken Beycan, etlerin küçük porsiyonlara ayrılması gerektiğini söyledi. Buzdolabında 0-4 derecede 3-4 gün, eksi 2 derecede bir hafta ve eksi 18 derecede 6 ay saklanabileceğini belirtti. Çözdürme işleminin buzdolabında yapılması gerektiğini vurguladı. </p> <p>Bayram süresince aşırı et tüketiminin halsizlik, baş ağrısı ve tansiyon yükselmesine neden olabileceğine dikkat çeken Beycan, dengeli porsiyonlar ile sebze tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/diyetisyen-uyardi-kurban-etini-en-az-12-24-saat-dinlendirin</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 10:51:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/diyetisyen-uyardi-kurban-etini-en-az-12-24-saat-dinlendirin.webp" type="image/jpeg" length="50058"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Annelik estetiği, doğum sonrası sorunları giderebilir]]></title>
      <link>https://haberkenti.com/annelik-estetigi-dogum-sonrasi-sorunlari-giderebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/annelik-estetigi-dogum-sonrasi-sorunlari-giderebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, doğum sonrası vücutta kalıcı değişikliklerin ortaya çıkabileceğini vurguladı. 'Karın, meme ve bacak bölgelerinde en sık rastlanan sorunlar, annelik estetiği ile kalıcı şekilde düzeltilebilir.']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, doğum sonrası vücutta bazı kalıcı değişiklikler ortaya çıkabileceğini belirterek, “Karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma, memelerde sarkma, hacim kaybı ve bacaklarda yağlanma doğum sonrası en sık görülen sorunlardır. Annelik estetiği 'mommy makevover' ile bu sorunların kalıcı olmasının önüne geçilebilir. Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar” dedi. <br />Annelik estetiği, diğer bir adıyla “mommy makeover” uygulamaları hakkında bilgi veren Acıbadem Bursa Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, “Gebelik ve doğum sonrası vücutta oluşan değişimler her zaman kalıcı olmak zorunda değil. Annelik estetiği, deforme olan bölgeleri yeniden şekillendirmek ve vücut oranlarını toparlamak amacıyla planlanan kombine cerrahi işlemleri içerir. Doğru planlama ile annelik estetiği sayesinde kadınlar kendilerini yeniden daha iyi hissedebilir” diye konuştu. </p> <p>“Her hastaya aynı işlem uygulanmaz” <br />Annelik estetiğinin kişiye özel planlandığını vurgulayan Özyılmaz, “Her hastada tüm ameliyatlara gerek olmayabilir. Hastanın ihtiyaçları, beklentileri, vücut yapısı ve sağlık durumu değerlendirilerek kişiye özel bir planlama yapılır” ifadelerini kullandı. </p> <p>“En sık meme estetiği ve karın germe uygulanıyor” <br />Doğum ve emzirme sonrası en fazla değişimin meme bölgesinde görüldüğünü belirten Özyılmaz, “Meme büyütme, meme dikleştirme, gerekirse dikleştirme ile birlikte büyütme ya da meme küçültme ameliyatları planlanabilir. Burada hastanın beklentisi ve vücut ölçüleri mutlaka dikkate alınır” diye konuştu. <br />Karın bölgesindeki değişimlere de değinen Özyılmaz, “Gebelik sonrası karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma ve yağlanma oluşabilir. Karın germe ameliyatı ile sarkan deri alınır, karın kasları sıkılaştırılır ve bel hattı yeniden şekillendirilir” dedi. </p> <p>“Dirençli yağlar liposuction ile alınabiliyor” <br />Diyet ve egzersize rağmen bazı bölgelerde yağlanmanın kalabildiğini ifade eden Özyılmaz, “Bel, basen, bacak içi ve diz içi gibi alanlarda dirençli yağ birikimleri görülebilir. Liposuction ile bu bölgelerdeki yağlar alınarak vücut hatları daha dengeli hale getirilebilir” dedi. </p> <p>“Doğumdan sonra en az 1 yıl beklenmeli” <br />Annelik estetiğinin doğum yapmış, emzirme dönemi tamamlanmış ve genel sağlık durumu uygun olan hastalara uygulanabileceğini belirten Özyılmaz, “Doğumdan sonra en az 1 yıl geçmesi ve kilo verme sürecinin tamamlanmış olması önemlidir” diye konuştu. </p> <p>“Bazı hastalarda tek ameliyatta yapılabilir” <br />Birden fazla işlemin aynı seansta yapılabildiğini belirten Özyılmaz, “Tek ameliyatta tüm işlemler uygulanabilir. Ancak bunun için hastanın sağlık durumu, kilosu, sigara kullanımı ve ek hastalıklarının olup olmadığı mutlaka değerlendirilmelidir” dedi. </p> <p>“Yaklaşık 10 günlük dinlenme süreci yeterli olabilir” <br />İyileşme süreci hakkında bilgi veren Özyılmaz, “Kombine ameliyatlarda genellikle 2 gece hastane yatışı gerekir. Sonrasında evde yaklaşık 10 günlük istirahat süreci yeterli olabilir” ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>“Amaç sadece görünüm değil, özgüvenin yeniden kazanılması” <br />Son olarak annelik estetiğinin psikolojik etkisine dikkat çeken Özyılmaz, “Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar. Başarılı sonuç için doğru planlama, hasta uyumu ve deneyimli bir uzmanla ilerlemek büyük önem taşır” dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/annelik-estetigi-dogum-sonrasi-sorunlari-giderebilir</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 09:49:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/annelik-estetigi-dogum-sonrasi-sorunlari-giderebilir.jpg" type="image/jpeg" length="21773"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayramda dengeli beslenme önerisi]]></title>
      <link>https://haberkenti.com/bayramda-dengeli-beslenme-onerisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/bayramda-dengeli-beslenme-onerisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, Kurban Bayramı'nda dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek, aşırı et tüketiminin sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Sarıbudak, bayramda etin saklama ve pişirme yöntemleri hakkında da önemli bilgiler sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><h3>Kurban Bayramı'nda Dengeli Beslenme</h3> <p> Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, bayramda vatandaşlara <strong>dengeli beslenme</strong> tavsiyesinde bulunarak, “Et tüketiminin artmasıyla birlikte <strong>sindirim rahatsızlıkları</strong>, mide problemleri, tansiyon yükselmesi, kan yağlarında yükselme ortaya çıkabilir” dedi. </p> <h3>Etin Saklama ve Pişirme Yöntemleri</h3> <p> Sarıbudak, bayramda etin saklama şartları, pişirme yöntemleri ve tüketme şekilleri hakkında bilgiler verdi. “Kurban Bayramı, kırmızı etin yoğun ve sık tüketildiği bir bayramdır. Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge önemlidir” ifadelerini kullandı. Kırmızı etin pişirme ve saklama şartlarına değinen Sarıbudak, “Kurban etleri hemen tüketilmemeli. Etler kesildikten sonra ölüm sertliği olur ve bu sertlik hem pişirmede hem de sindirimde sıkıntılara yol açar. Bu yüzden etler kesildikten sonra buzdolabında en az <strong>12-24 saat</strong> bekletilmelidir. Pişirme yöntemi de önemli. Etler, kızartma ve kavurma yerine <strong>fırında, haşlama, ızgara</strong> yöntemleriyle pişirilmelidir. Etleri pişirirken ekstra yağ ilave etmiyoruz, kendi yağı ile pişiriyoruz. Etler yüksek ısıda uzun süre ve ateşe yakın mesafede pişirildiğinde besin değeri kaybı oluşuyor. O yüzden etleri ateşten en az <strong>15 cm</strong> uzak olacak şekilde pişiriyoruz” dedi. </p> <h3>Su Tüketiminin Önemi</h3> <p> Gün içinde tatlı, et ve meşrubat tüketiminin artmasıyla birlikte su tüketiminin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Sarıbudak, “Bayram sabahı hafif bir kahvaltıyla güne başlıyoruz. Aç karnına yoğun et ve tatlı tüketimi sindirimi zorlayabilir. Peynir, domates, salatalık, yumurta, yeşillik ve tam tahıl bir ekmekle hafif dengeli bir kahvaltı yapmak, gün içerisinde aşırı et tüketiminin önüne geçecektir. Kırmızı et, iyi kaliteli protein içermesinin yanı sıra magnezyum, demir, çinko, fosfor gibi mineraller, B12, B1, A vitamini içermektedir. C vitamini, demirin vücuttaki emilimini arttırır. Bu sebeple etlerin yanında mutlaka C vitamininden zengin sebze ve salatalar tüketmeye özen gösterelim. Et yemeklerini öğle öğününde tercih edelim. Sindirimi daha kolay olan posa içeriği yüksek sebze ve kuru baklagil yemeklerini akşam öğününde tüketelim. Artan protein tüketimi ile birlikte su ihtiyacımız da artmaktadır. Günde en az <strong>2-2,5 litre</strong> su tüketmeye özen gösterelim. Çay, kahve, asitli gazlı içeceklerin su yerine geçmediğini hatırlayalım, unutmayalım” ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <h3>Kurban Etinin Saklama Yöntemleri</h3> <p> Kurban etinin birer yemeklik olarak muhafaza edilmesi ve çözdürülen etlerin tekrardan dondurulmaması gerektiğini söyleyen Sarıbudak, “Kurban etlerini saklarken büyük parçalar halinde değil, küçük parçalar halinde birer yemeklik olacak şekilde kıyımı kuşbaşı olarak buzdolabı poşetlerinde veya yağlı kağıda sararak saklayabiliriz. <strong>Eksi 2 santigrat derecede 1-2 hafta</strong>, <strong>eksi 18 santigrat derecede</strong> de <strong>3-4 aya kadar</strong> etlerimizi saklayabiliriz. Dondurucudan çıkardığımız etleri buzdolabında çözdürelim ve çözdürülen etleri yeniden dondurmayalım. Hemen pişirelim” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/bayramda-dengeli-beslenme-onerisi</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 09:22:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.acikmi.com/wp-content/uploads/2026/05/KIRMIZI-LOGO-1.webp" type="image/jpeg" length="23992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyetisyen Sarıbudak: Bayramda dengeli beslenmek sağlık için şart]]></title>
      <link>https://haberkenti.com/diyetisyen-saribudak-bayramda-dengeli-beslenmek-saglik-icin-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/diyetisyen-saribudak-bayramda-dengeli-beslenmek-saglik-icin-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nda kırmızı et tüketimi artarken, Diyetisyen Selin Sarıbudak, aşırı tüketimin sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Sarıbudak, bayram boyunca dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><h3>Kurban Bayramı ve Kırmızı Et Tüketimi</h3> <p> Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, Kurban Bayramı'nda kırmızı et tüketiminin arttığına dikkat çekerek, “Et tüketiminin artmasıyla birlikte sindirim rahatsızlıkları, mide problemleri, tansiyon yükselmesi ve kan yağlarında artış görülebilir” dedi.</p> <p>Ailelerin bir araya geldiği, geniş sofraların kurulduğu bu bayramda, kırmızı etin yanı sıra tatlılar ve hamur işlerinin de tüketim sıklığı artıyor. Diyetisyen Selin Sarıbudak, bayramda etin saklama şartları, pişirme yöntemleri ve tüketim şekilleri hakkında önemli bilgiler verdi. </p> <p><h3>Etlerin Pişirme ve Saklama Şartları</h3> <p> Sarıbudak, “Kurban Bayramı, kırmızı etin yoğun olarak tüketildiği bir dönemdir. Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge sağlamak önemlidir” dedi. Kırmızı etin pişirme ve saklama koşullarına vurgu yapan Sarıbudak, “Kurban etleri hemen tüketilmemeli. Etler kesildikten sonra ölüm sertliği oluşur ve bu sertlik hem pişirme hem de sindirimde sorunlara neden olabilir. Bu nedenle etler kesildikten sonra buzdolabında en az 12-24 saat bekletilmelidir. Pişirme yöntemi de önemlidir. Etler, kızartma ve kavurma yerine fırında, haşlama veya ızgara yöntemleriyle pişirilmelidir. Ekstra yağ eklemeden, etlerin kendi yağıyla pişirilmesi gerekiyor. Etler yüksek ısıda uzun süre pişirildiğinde besin değerinde kayıplar yaşanır. Bu nedenle etleri ateşten en az 15 cm uzaklıkta pişirmek önemlidir” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><h3>Su Tüketimi ve Dengeli Kahvaltı</h3> <p> Gün içerisinde tatlı, et ve meşrubat tüketiminin artmasıyla birlikte su alımının ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Sarıbudak, “Bayram sabahı hafif bir kahvaltı ile güne başlanmalı. Aç karnına yoğun et ve tatlı tüketimi sindirim zorluğu yaratabilir. Peynir, domates, salatalık, yumurta, yeşillik ve tam tahıl ekmeği ile dengeli bir kahvaltı yapmak, aşırı et tüketiminin önüne geçecektir. Kırmızı et, kaliteli protein kaynakları arasında yer almakta ve magnezyum, demir, çinko, fosfor gibi mineraller ile B12, B1 ve A vitaminlerini içermektedir. C vitamini, demirin vücuttaki emilimini artırır. Bu nedenle etlerin yanında C vitamininden zengin sebze ve salatalara yer verilmelidir. Et yemekleri öğle öğününde tercih edilmeli, sindirimi kolay olan posa içeriği yüksek sebze ve kuru baklagil yemekleri akşam yemeğinde tüketilmelidir. Artan protein alımı ile birlikte su ihtiyacı da artmaktadır; günde en az 2-2,5 litre su tüketimine özen gösterilmelidir. Çay, kahve ve asitli içecekler su yerine geçmez, unutulmamalıdır” dedi.</p> <p><h3>Kurban Etinin Saklama Yöntemleri</h3> <p> Kurban etinin birer yemeklik olarak muhafaza edilmesi ve çözdürülen etlerin tekrar dondurulmaması gerektiğini vurgulayan Sarıbudak, “Kurban etlerini saklarken, büyük parçalar yerine küçük parçalar halinde, birer yemeklik olacak şekilde, kıyma veya kuşbaşı şeklinde buzdolabı poşetlerinde veya yağlı kağıda sararak saklayabiliriz. Eksi 2 santigrat derecede 1-2 hafta, eksi 18 santigrat derecede ise 3-4 aya kadar etlerimizi saklayabiliriz. Dondurucudan çıkardığımız etleri buzdolabında çözdürmeli ve çözdürülen etleri hemen pişirmeliyiz” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/diyetisyen-saribudak-bayramda-dengeli-beslenmek-saglik-icin-sart</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 09:07:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/diyetisyen-saribudak-bayramda-dengeli-beslenmek-saglik-icin-sart.webp" type="image/jpeg" length="87411"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyet bir öğünle bozulmaz, asıl sorun pes etmekte]]></title>
      <link>https://haberkenti.com/diyet-bir-ogunle-bozulmaz-asil-sorun-pes-etmekte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/diyet-bir-ogunle-bozulmaz-asil-sorun-pes-etmekte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlardan önemli beslenme uyarıları geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, bayram sonrası görülen kilo artışlarının çoğunun ödem kaynaklı olduğunu vurgulayarak, 'Bir öğünle diyet bozulmaz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><h3>Kritik Beslenme Uyarıları</h3> <p> Kurban Bayramı öncesi uzmanlardan önemli beslenme tavsiyeleri geldi. Uzun tatil dönemlerinde kontrolsüz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, bayram sonrası tartıda görülen hızlı kilo artışlarının büyük bölümünün yağ değil ödem olduğunu ifade etti. Demirkan, ‘Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun pes etmektir' dedi. </p> <h3>Kontrolsüz Beslenme Tehlikesi</h3> <p> Bayram yaklaşırken milyonlarca kişi, ‘Bayramdan sonra diyete başlarım' düşüncesiyle sofralara hazırlanıyor. Ancak Demirkan, bayramda en büyük tehlikenin fazla yemek değil, ‘Bugün zaten diyetim bozuldu' psikolojisi olduğunu vurguladı. Bir dilim baklavanın değil, kontrolü tamamen bırakmanın kilo artışına neden olduğunu belirten Demirkan, yeni kesilen etin hemen tüketilmesinden koyu çay alışkanlığına kadar birçok yanlışın sindirim sistemini zorladığını anlattı. Bayram sonrası tartıda görülen 2-3 kiloluk artışın büyük bölümünün ise yağ değil ödem olduğuna dikkat çekti. </p> <h3>Öğün Atlamak Zararlı</h3> <p> Bayram döneminde yapılan en büyük hatalardan birinin öğün atlamak olduğunu belirten Demirkan, özellikle akşam yemeği için gün boyu aç kalmanın kontrolsüz beslenmeye neden olduğunu ifade etti. Demirkan, ‘İnsanlar akşam et yiyeceğim diyerek gün içinde öğün atlıyor. Bu durumda akşam aşırı açlıkla birlikte tıkınırcasına beslenme ortaya çıkıyor. Kurban Bayramı'nda eti daha çok öğle öğününde tüketmeyi öneriyoruz. Akşam ise sebze ağırlıklı daha hafif beslenmek sindirimi rahatlatıyor' dedi. </p> <h3>Yeni Kesilen Etin Dinlendirilmesi Gerekir</h3> <p> Demirkan, yeni kesilen etin hemen pişirilmesinin en büyük hatalardan biri olduğunu belirterek, etin mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. ‘Yeni kesilen ette ‘ölüm sertliği' dediğimiz bir durum oluşuyor. Et kesilir kesilmez tüketildiğinde hem sert oluyor hem de sindirim sistemi daha fazla zorlanıyor. Etin en az 12 saat dinlendirilmesi gerekiyor. Çok sıcak olmayan serin bir ortamda bekletilmeli. Özellikle et hâlâ sıcakken direkt buzdolabına koymak doğru değil' ifadelerini kullandı. </p> <h3>Kilo Artışı Ödem Kaynaklı</h3> <p> Bayram sonrasında tartıda görülen hızlı kilo artışlarının çoğu zaman ödem kaynaklı olduğunu vurgulayan Demirkan, bunun nedeninin artan karbonhidrat, şeker ve tuz tüketimi olduğunu söyledi. ‘Pilav, baklava, hamur işi ve ikramlarla birlikte karbonhidrat tüketimi artıyor. Glikojen depoları dolunca vücut daha fazla su tutuyor. Tuz tüketimi de artınca ödem oluşuyor. Kısa sürede alınan 2-3 kilonun tamamının yağ olması çok sık gördüğümüz bir durum değil' dedi. </p> <h3>Sürdürülebilir Beslenme Önemli</h3> <p> Bayram sonrası yapılan sert detoks programlarını önermediğini belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, ‘Bizler yasak koymaktan çok dengeyi öğretmeye çalışıyoruz. Karbonhidratı, proteini ve yağı dengeli şekilde düzenlediğimizde vücut zaten normale dönüyor. Bir gün fazla yemekle her şey bozulmaz. Önemli olan ertesi gün yeniden dengeye dönebilmek' diye konuştu. </p> <h3>İçecek Tercihleri</h3> <p> Çay ve kahvenin de dikkatli tüketilmesi gerektiğini belirten Demirkan, ‘Yemek yedikten sonra çayın hazmettirdiği düşünülüyor ama fazla çay şişkinlik ve hazımsızlık yapabiliyor. Kahvenin fazla tüketimi reflü ve mide yanmasına neden olabiliyor. Yemek sonrası su, sade soda ya da ayran gibi daha hafif içecekler tercih edilmelidir' şeklinde konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <h3>Su Tüketimi Önemli</h3> <p> Bayram boyunca su tüketiminin artırılması gerektiğini belirten Demirkan, günlük en az 2-2,5 litre su içilmesini önerdi. ‘Çay, kahve, çorba ya da soda sıvı alımına katkı sağlar ama suyun yerini tutmaz. Özellikle içilen her bardak çay veya kahve için ekstra bir bardak su tüketmek gerekiyor. Günde yaklaşık 10-12 bardak suyun altına düşülmemelidir' ifadelerini kullandı. </p> <h3>Sağlıklı Tatlı Alternatifleri</h3> <p> Bayramda tatlı tüketimini tamamen yasaklamak yerine daha sağlıklı alternatiflerin tercih edilebileceğini anlatan Demirkan, ‘Hurmayı sıcak suda bekletip çekirdeğini çıkardıktan sonra içine yulaf kepeği, ceviz, badem veya fındık eklenebilir. Bir miktar tahin ya da fıstık ezmesiyle rondodan geçirip top haline getirilip, Hindistan cevizine bulanarak rafine şekersiz sağlıklı atıştırmalıklar hazırlanabilir' dedi. </p> <h3>Diyet Bozulmaz</h3> <p> Toplumda en sık karşılaşılan yanlış düşüncenin ‘Diyet bozuldu' psikolojisi olduğunu belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, ‘İnsanlar bir öğün fazla yiyince bütün günü bırakıyor. Oysa bir öğünle diyet bozulmaz. Eğer bir öğün kaçtıysa yapılması gereken şey bütün düzeni bozmak değil, bir sonraki öğünde tekrar dengeye dönmek. Önemli olan mükemmel beslenmek değil, sürdürülebilir şekilde devam edebilmek' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/diyet-bir-ogunle-bozulmaz-asil-sorun-pes-etmekte</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 17:01:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/diyet-bir-ogunle-bozulmaz-asil-sorun-pes-etmekte.jpg" type="image/jpeg" length="69322"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı'nda sağlıklı beslenme için diyetisyen uyarısı]]></title>
      <link>https://haberkenti.com/kurban-bayraminda-saglikli-beslenme-icin-diyetisyen-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/kurban-bayraminda-saglikli-beslenme-icin-diyetisyen-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elanur Yılmaz Akay, bayramda et ve tatlı tüketiminde dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Sağlıklı bir bayram geçirmek için ölçülü beslenmenin ve ağır yemeklerden kaçınmanın önemi büyük.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><h3>Kırmızı Et ve Sağlıklı Beslenme</h3> <p> Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elanur Yılmaz Akay, “Kurban Bayramı sofralarının vazgeçilmezi <strong>kırmızı et</strong>, ölçülü tüketildiğinde sağlıklı bir besin kaynağıdır” dedi. Ancak aşırıya kaçmanın kolesterol ve kalp-damar hastalıkları riskini artırabileceğine dikkat çekti. Akay, etin yanında sebze, salata ve tam tahıllı ürünlerle tabağın dengelenmesinin hem sindirimi kolaylaştırdığını hem de bayram boyunca enerjiyi koruduğunu belirtti. </p> <p><h3>Ağır Yemeklerden Kaçının</h3> <p> Bayramda ağır yemeklerin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Akay, “Öğünleri hafifletmek mümkündür. <strong>Yoğurt</strong>, <strong>ayran</strong>, <strong>zeytinyağlı sebzeler</strong> ve lifli gıdalar sindirim sistemini rahatlatır. Özellikle akşam yemeklerinde daha hafif tercihler yapmak, mideyi yormadan bayram keyfini sürdürmeye yardımcı olur” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><h3>Su İçin ve Yürüyüş Yapın</h3> <p> Bayram ziyaretlerinde ikram edilen tatlıların fazla tüketilmesinin kan şekerini hızla yükselteceğini söyleyen Akay, “Bu durum özellikle <strong>diyabet</strong> hastaları için risk oluşturmaktadır. Tatlıların küçük porsiyonlarla tadına bakılmasını, mümkünse <strong>sütlü tatlıların</strong> tercih edilmesini öneriyorum. Bayram boyunca bol su içmek, vücudu toksinlerden arındırır ve sindirimi destekler. Ayrıca kısa yürüyüşler yapmak hem kan dolaşımını hızlandırır hem de ağır yemeklerin etkisini azaltır. Su ve hareket, bayramın enerjisini yüksek tutmanın en basit ama en etkili yollarıdır” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/kurban-bayraminda-saglikli-beslenme-icin-diyetisyen-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 15:59:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/kurban-bayraminda-saglikli-beslenme-icin-diyetisyen-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="25379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyetisyen uyardı: 'Eti mutlaka yeşilliklerle tüketin']]></title>
      <link>https://haberkenti.com/diyetisyen-uyardi-eti-mutlaka-yesilliklerle-tuketin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/diyetisyen-uyardi-eti-mutlaka-yesilliklerle-tuketin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nda et tüketiminde dikkat edilmesi gerektiğini belirten Diyetisyen Tuba Yıldırım, kırmızı etin uygun pişirme yöntemleriyle hazırlanması ve yeşilliklerle birlikte yenilmesinin sağlık açısından önemli olduğunu ifade etti. Yıldırım, bayramda sağlıklı beslenme önerileri sunarak etin sindirimini kolaylaştıracak ipuçları verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><h3>Kurban Bayramı'nda Et Tüketimine Dikkat</h3> <p> Kurban Bayramı'nda et tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Tuba Yıldırım, kırmızı eti uygun pişirme yöntemleri ile pişirip, yeşilliklerle birlikte tüketmenin sağlığı korumaya yardımcı olacağını söyledi. Yıldırım, bu süreçte sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti. </p> <p>Bayramlar, ailelerin bir araya geldiği ve geniş sofraların kurulduğu güzel zamanlardır. Diyetisyen Yıldırım, bayramın kalplerin temizlenme ve arınma günü olduğunu ifade ederek, sağlıklı beslenmenin önemini unutmamak gerektiğini belirtti. Kurban Bayramı'nda sofraların baş tacı kırmızı eti veteriner kontrolünden geçmiş kurbanlıklardan temin edilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, etin uygun pişirme yöntemleri ile hazırlanması gerektiğini ve sindirimi kolaylaştırmak için limonlu yeşilliklerle birlikte tüketilmesini önerdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><h3>Doğru Et Pişirme Yöntemleri</h3> <p> Diyetisyen Yıldırım, etin pişirme yöntemi olarak haşlama ve ızgara gibi sağlıklı yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Yüksek ısıl işlem ve kızartma gibi sağlığa zararlı yöntemlerden kaçınılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, etin sebzelerle birlikte pişirilmesinin hem besin çeşitliliğini artıracağını hem de sindirimi kolaylaştıracağını ifade etti. </p> <p><h3>Etlerin Saklanması</h3> <p> Etlerin nasıl saklanması gerektiğine de değinen Yıldırım, büyük parçalar halinde değil, kıyma veya kuşbaşı gibi küçük parçalara ayrılıp, tek pişirimlik miktarlara bölünerek buzdolabında saklanması gerektiğini belirtti. Buzdolabında eksi 2 derecede 1-2 hafta, derin dondurucuda ise eksi 18 derecede daha uzun süre saklanabileceğini söyledi. </p> <p><h3>Sağlıklı Beslenme İpuçları</h3> <p> Diyetisyen Yıldırım, sağlıklı ve hafif beslenmenin önemine dikkat çekerek, günün hafif bir kahvaltı ile başlaması gerektiğini ifade etti. Aşırı miktarda yemekten kaçınılması, az ve sık yemek yemeye özen gösterilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, sıvı alımına dikkat edilmesi ve günde yaklaşık 2-3 litre su içilmesi gerektiğini vurguladı. </p> <p>Yıldırım, yemek pişirme yöntemi olarak kızartmalar yerine ızgara veya haşlama tercih edilmesi gerektiğini de ekledi. Kırmızı etin yanında limonlu bir salata veya sebze yemeği bulundurulmasının vücut için faydalı olacağını söyledi. </p> <p>Kurban Bayramı'nın geleneksel yemeği kavurmanın ise tereyağı veya kuyruk/iç yağı eklemeden, kendi suyunda kısık ateşte pişirilmesi gerektiğini belirtti. Yıldırım, ağır hamur tatlıları yerine sebze ve meyve tüketimine ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği yüksek olduğundan, kalp-damar hastalığı olanların yağsız veya az yağlı etleri tercih etmesi gerektiğini vurguladı. </p> <p>Fiziksel aktivitenin artırılması için günlük yürüyüşler yapılmasını öneren Diyetisyen Tuba Yıldırım, sağlıklı ve mutlu bayramlar diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/diyetisyen-uyardi-eti-mutlaka-yesilliklerle-tuketin</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:39:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/diyetisyen-uyardi-eti-mutlaka-yesilliklerle-tuketin.webp" type="image/jpeg" length="56591"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deri Kanseri Riski Hakkında Dr. Kurt'tan Önemli Açıklamalar]]></title>
      <link>https://haberkenti.com/deri-kanseri-riski-hakkinda-dr-kurttan-onemli-aciklamalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/deri-kanseri-riski-hakkinda-dr-kurttan-onemli-aciklamalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Bekir Kurt, deri kanserlerinde erken tanının kritik olduğunu vurguladı. Dr. Kurt, benlerdeki değişimlerin dikkatle izlenmesi gerektiğini ve bu durumun cilt kanseri farkındalığı açısından önemli olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Bekir Kurt, <strong>deri kanserleri</strong> konusunda erken tanının hayati önem taşıdığını ifade etti. Dr. Kurt, benlerde meydana gelen değişimlerin dikkate alınması gerektiğini ve bu değişikliklerin cilt kanseri açısından tehlike arz edebileceğini belirtti.</p> <h3>Erken Teşhis ve Tedavi</h3> <p>“Cilt Kanseri Farkındalık Ayı” dolayısıyla açıklamalarda bulunan Dr. Bekir Kurt, deri kanserlerinin erken teşhis edildiğinde tedavi edilebildiğini vurguladı. En sık görülen deri kanseri türleri arasında <strong>bazal hücreli karsinom</strong> ve <strong>skuamöz hücreli karsinom</strong> yer aldığını belirten Kurt, bu hastalıkların dermatologlar tarafından erken dönemde tespit edilerek cerrahi ya da farklı yöntemlerle tedavi edilebileceğini ifade etti. Melanomun daha ciddi bir seyir izleyebileceğine dikkat çeken Kurt, açık tenli, kızıl saçlı, renkli gözlü, güneşte kolay yanan kişiler ile ailesinde deri kanseri öyküsü bulunanların risk grubunda olduğunu söyledi.</p> <h3>Benlerdeki Değişimler</h3> <p>Benlerdeki değişimlerin önemine değinen Dr. Kurt, “Asimetrik, düzensiz sınırları olan, renginde değişim, ani boyut artışı ve kabarma gibi durumlar gözlemlendiğinde dermatoloji muayenesi öneriyoruz. Özellikle var olan benlerin ani değişimleri, renk çürümesi ve çap farklılıkları dikkatle izlenmelidir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <h3>Güneş Koruma Önlemleri</h3> <p>Güneşin zararlı etkilerine karşı korunmanın önemine de değinen Kurt, saat 10.00 ile 16.00 arasında güneşe çıkmaktan kaçınılması gerektiğini belirtti. Güneş koruyucu kullanımıyla ilgili olarak, güneş kremine bir kez sürmenin yeterli olmadığını, 2 saatte bir yenilenmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, terleme ve su ile temas sonrası güneş koruyucu etkisinin azalabileceğini hatırlattı. Dr. Kurt, solaryumun deri için önerilmeyen bir uygulama olduğunu ve bronzlaşmanın sağlık açısından risk taşıdığını belirtti.</p> <h3>Dermatoloji Muayenesinin Önemi</h3> <p>Benlerin dermatoloji muayenesi olmadan yakılmasının risk taşıdığını vurgulayan Dr. Kurt, “Benleri lazerle sildirmek, yakmak ya da koparmak gibi işlemleri dermatolog gözetiminde yapılmalıdır. Doğuştan gelen veya sonradan çıkan benlerin yakılması, kötü huylu dönüşüm potansiyelini gizleyebilir” dedi. Güneş koruyucu seçiminde en az 30 faktörlü ürünlerin tercih edilmesi gerektiğine dikkat çeken Kurt, ürünlerin hem UVA hem de UVB filtresi içermesine özen gösterilmesi gerektiğini ifade etti.</p> <p>Dr. Kurt, güneş koruyucuların sadece yaz aylarında değil, yıl boyunca kullanılması gerektiğini belirtirken, ultraviyolenin yoğun olduğu günlerde mutlaka koruyucu önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Güneş gözlüğü, geniş şapkalar ve ultraviyole korumalı kıyafetler de korunmada önemli rol oynamaktadır. Güneşin deri kanserinin yanı sıra leke oluşumu, kılcal damar artışı ve cilt kırışıklıkları gibi problemlere de yol açabileceğini belirten Kurt, düzenli dermatoloji muayenesinin deri sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/deri-kanseri-riski-hakkinda-dr-kurttan-onemli-aciklamalar</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:38:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/deri-kanseri-riski-hakkinda-dr-kurttan-onemli-aciklamalar.webp" type="image/jpeg" length="51395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban kesimi öncesi uzman uyarısı]]></title>
      <link>https://haberkenti.com/kurban-kesimi-oncesi-uzman-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/kurban-kesimi-oncesi-uzman-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hayat Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Kutada Aldabbas, Kurban Bayramı öncesinde yaralanmalara karşı vatandaşları uyardı. Bayram dönemlerinde acil servis başvurularında el, kol ve bacak kesileri ile tendon yaralanmalarında artış yaşandığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>Kurban Kesiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler</h3> <p>Hayat Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Kutada Aldabbas, <strong>Kurban Bayramı</strong> öncesinde vatandaşları, kurban kesimi sırasında yaşanabilecek yaralanmalar ve alınması gereken sağlık önlemleri konusunda bilgilendirdi. Bayram dönemlerinde acil servis başvurularında, özellikle <strong>el</strong>, <strong>kol</strong> ve <strong>bacak kesileri</strong> ile <strong>tendon yaralanmaları</strong> gibi ciddi yaralanmaların önemli bir artış gösterdiğini ifade eden Dr. Aldabbas, dikkatli ve kontrollü hareket edilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.</p> <h3>Deneyimli Kişilerle Kesim Yapılmalı</h3> <p>Dr. Kutada Aldabbas, <strong>kurban kesimi</strong> işleminin mutlaka deneyimli kişiler tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Bayram sürecinde en sık karşılaştığımız durumlar; bıçak kesileri, tendon yaralanmaları, kırıklar ve hayvan kontrolü sırasında oluşan travmalardır. Profesyonel olmayan kişiler tarafından yapılan kesimler, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle dikkatli olunması ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınması büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <h3>Koruyucu Ekipman Kullanımının Önemi</h3> <p>Kesim sırasında uygun ekipman kullanımının önemine değinen Dr. Aldabbas, kaymaz tabanlı ayakkabı, kalın eldiven ve kontrollü kesim alanlarının yaralanma riskini önemli ölçüde azaltabileceğini belirtti. Ayrıca, kesim alanında çocukların bulunmaması gerektiğini de vurguladı. Dr. Aldabbas, yoğun ve panik ortamlarının kazaları artırabileceğine dikkat çekti.</p> <h3>İlk Müdahale ve Enfeksiyon Riski</h3> <p>Muhtemel kesilerde yanlış müdahalelerin enfeksiyon riskini artırabileceğini ifade eden Dr. Kutada Aldabbas, “Kesilen bölgeyi temiz bir bez ile baskı uygulayarak kontrol altına almak, bölgeyi temiz su ile yıkamak ve kesiklerde zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak önemlidir. Kopma, tendon hasarı veya yoğun kanama durumlarında profesyonel tıbbi destek ihmal edilmemelidir” dedi. </p> <p>Dr. Aldabbas, <strong>Kurban Bayramı</strong> öncesinde tetanoz aşısının güncel olup olmadığını kontrol etmenin ve açık yara oluşan durumlarda enfeksiyon riskine karşı dikkatli olmanın gerektiğini de sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/kurban-kesimi-oncesi-uzman-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:25:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/kurban-kesimi-oncesi-uzman-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="14907"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kendi kanserini yenen onkoloji uzmanı: 'Erken teşhis hayat kurtarıyor']]></title>
      <link>https://haberkenti.com/kendi-kanserini-yenen-onkoloji-uzmani-erken-teshis-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/kendi-kanserini-yenen-onkoloji-uzmani-erken-teshis-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da onkoloji koordinatörü olarak görev yapan 48 yaşındaki Gülsüm Sürücü, meme kanserini hastanesindeki tedavi ile yendi. Sürücü, 'Erken teşhis çok önemli, yaşamak güzel' diyerek deneyimlerini paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da onkoloji bölümünde çalışan, yıllarca çok sayıda kanser hastasına yardımcı olan 48 yaşındaki kadın, yakalandığı meme kanserini hastanesindeki başarılı tedaviyle yendi. Kadın hasta, “Sol göğsümde elime bir kitle geldi. Öğrendiğimde çok üzüldüm, erken teşhis, erken evre çok önemli, yaşamak güzel” derken hastasına ilişkin konuşan Prof. Dr. Mutlu Demiray, “12-13 yıldır beraberiz. Kanseri ne kadar erken yakalarsanız ne kadar erken doğru tedavi etmeye başlarsanız başarı o kadar yüksek. Yeni bir şikayetiniz olduğunda memenizde elinize bir şey geldiğinde ihmal etmeden hekime gidin” dedi. <br />Türkiye'de ve dünyada kadınlarda en sık görülen ve ölüme neden olan kanserlerden meme kanserine karşı tarama uygulamaları ve kişilerin kendini muayene etmesinin önemi her fırsatta vurgulanıyor. Medicana Zincirlikuyu Hastanesi'nde onkoloji bölümünde koordinatörlük yapan 48 yaşındaki Gülsüm Sürücü de geçtiğimiz nisan ayında sol göğsünde eline bir kitle gelmesi üzerine birlikte çalıştığı Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mutlu Demiray'a başvurdu. Tahlilleri yapılan Sürücü'nün meme kanseri olduğu öğrenildi. Meslek hayatı boyunca çok sayıda kanser hastasıyla görüşen Sürücü, kendi tedavisine de umutla sarıldı. Kimi zaman kaşları, kirpikleri dökülse de yaşama sevincinden hiçbir şey eksilmediğini söyleyen Sürücü'nün tedavisine hızla başlandı. Tedaviden olumlu yanıt alınırken kısa sürede ameliyatı da yapıldı. Tümörün tamamen temizlendiği ifade edilirken başarılı süreç hem Sürücü hem çalışma arkadaşları tarafından büyük sevinçle karşılandı. Tedaviyi gerçekleştiren Prof. Dr. Mutlu Demiray ise erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çekti. Demiray, kişilerin kendi bedenlerini kontrol etmesinin yanı sıra rutin tahlillerin de ihmal etmemesinin gerekliliğine dikkat çekti. Sürücü ise zorlu süreçte yaşadıklarını paylaştı. </p> <p>“Sol göğsümde elime bir kitle geldi” <br />'Onkoloji bölümünde çalışıyorum, koordinatörüyüm' diyerek sözlerine başlayan Gülsüm Sürücü, “Yaklaşık 15 yıldır onkolojide çalışıyorum. 2025 Nisan ayında sol göğsümde elime bir kitle geldi, sevgili hocama başvurdum. Beni aldı, radyoloji bölümüne götürdü. Tetkikler yapıldı, neticesinde maalesef pek iyi şeyler olmadığını öğrendim. Başka bir yere sıçramamıştı sadece memede olan bir kitle söz konusuydu. Mutlu Hoca, genlerime özel bir tedavi dizayn etti. Bu tedavinin devamında da çok güzel bir cevap aldık. 2 ay kadar bir tedavi aldım, kemoterapi sürecim oldu. Ameliyatımı yaptıktan sonra da ışın tedavisi oldum. Koruyucu tedavilerime devam ediyorum” ifadelerini kullandı. </p> <p>“Kirpiklerimin, kaşlarımın dökülmesini yaşadım, yaşamak güzel” <br />'Birdenbire böyle bir şey öğrendiğimde çok üzüldüm' diyen Sürücü, “İşi bırakmadım, çalıştım. Birkaç gün sonra gelip çalıştığım zaman daha ileri seviyedeki hastalar gördüm, eve gidip çok ağladım. Grip oldum, tedavimi olacağım ve geçecek, bitecek dedim. Şükürler olsun ki erken evre dönemindeydim. Kirpiklerimin, kaşlarımın dökülmesini yaşadım, aynaya baktığınız zaman kendinizi kötü hissediyorsunuz ama hepsi gelip geçici. Herhangi bir değişiklik olduğu zaman kontrolden geçmek gerekiyor diye düşünüyorum. Erken teşhis, erken evre gerçekten çok önemli. Belirli sürelerde, yaşlarda kontrol zamanları vardır, bunları yapmak gerekiyor. Yaşamak güzel, kendimize değer vermek gerektiğine inanıyorum” dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>“Tümörünün nasıl büyüdüğünü, davrandığını analiz ettik” <br />Hastalıklar üzerine detaylı süreçler yürüten bir ekip olduklarını ifade eden Prof. Dr. Mutlu Demiray, “Bilimsel bir ekibiz, 6 tane kanser genetikçimiz var. Genetiğin bilim insanlarıyla birlikte önce tümör biyolojisini çözümlüyoruz. Sonra kişiye özel kanser tedavisi yapıyoruz, bu çok özel bir iş. Gülsüm'ün tümörünün nasıl büyüdüğünü, davrandığını analiz ettik. Ona yönelik tedavi başladık. 2'nci tedaviden sonra hiç tümör kalmamıştı, hemen ameliyatını yaptırdık. Ameliyatta çıkan dokuda patolojide hiç tümör tespit edilmedi, akıllı ilaçlarla tedavisine devam ettik. Hasta olmak, bunu yaşamak başka bir şey, stresi, o anda o tedaviyi alıyor olmak gibi gibi bir sürü şeyler var. O da bu stresi iyi yönetti, işi hiç bırakmadı” şeklinde konuştu. </p> <p>“Ne kadar erken yakalarsanız başarı o kadar yüksek” <br />Kişilerin belirtilere kulak vermesinin çok önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Demirbay sözlerine şöyle devam etti: <br />“Biz 12-13 yıldır beraberiz, Gülsüm'e, 'Bunda bir sıkıntı yok, hızlıca halledeceğiz' dedik, bütün ekibi tanıyor, organize ettik. Onda da ilk stres hemen geçti, küçülmeye başlayınca erken evreydi zaten evre 2'ydi. Çok daha zor durumların da altından kalkan bir ekibiz, arada tedavisini ihmal ediyor, ona kızıyorum. Şu anda iyi gidiyoruz. Öncelikle kanseri ne kadar erken yakalarsanız ne kadar erken, doğru tedavi etmeye başlarsanız başarı o kadar yüksek. Yeni teknolojiler, kişiye özel tedaviler, akıllı ilaçlarla çok daha başarılı sonuçlar oluyor. Yeni bir şikayetiniz olduğunda memenizde elinize bir şey geldiğinde, akıntı, kanamanız olduğunda, bağırsak alışkanlıklarınız değiştiğinde, öksürüğünüz başladığında bunları ihmal etmeden hekime gidin” </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/kendi-kanserini-yenen-onkoloji-uzmani-erken-teshis-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 10:58:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/kendi-kanserini-yenen-onkoloji-uzmani-erken-teshis-hayat-kurtariyor.webp" type="image/jpeg" length="37514"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı öncesi 'hidatik kist' uyarısı]]></title>
      <link>https://haberkenti.com/kurban-bayrami-oncesi-hidatik-kist-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/kurban-bayrami-oncesi-hidatik-kist-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Acıbadem Kayseri Hastanesi'nden Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Türkmen Bahadır Arıkan, Kurban Bayramı öncesinde hidatik hastalığının yayılma riski konusunda uyarılarda bulundu. Bu hastalık, enfekte köpeklerin dışkısı yoluyla insanlara ve otçul hayvanlara geçebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><h3>Hidatik Kist Nedir?</h3> <p> Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Türkmen Bahadır Arıkan, Kurban Bayramı öncesinde hidatik hastalığı hakkında bilgi vererek, “Bu hastalık insanları etkileyebildiği gibi, otçul hayvanlara da enfekte yumurtaların otlar ve sular aracılığıyla alınması sonucu bulaşabilir” dedi. Karaciğerde görülen hidatik kistleri hakkında bilgi veren Arıkan, “Halk arasında 'köpek kisti' olarak bilinen karaciğer kist hidatik hastalığı, paraziter bir hastalıktır. Bu parazitin ismi Echinococcus granulosustur. Parazit yaklaşık yarım santimetre boyutundadır ve çakal, köpek gibi etçil hayvanların bağırsaklarında tutunarak yaşar. Köpeğe herhangi bir zarar vermez ve köpeği hasta etmez. Ancak köpeğin bağırsağındaki parazitin yumurtlamasıyla, milyonlarca yumurta dış ortama saçılabilir. Bu yumurtaların insan tarafından alınmasıyla kist hidatik hastalığı oluşur. Yumurtalar enfekte köpeğin sevilmesi, ardından elin ağza götürülmesiyle bulaşabildiği gibi, enfekte sular, meyveler ve çiğ sebzeler aracılığıyla da geçebilir. Bu parazitin yumurtaları dış ortamda bir yıl boyunca canlı kalabilir. Yumurtalar oral yolla insana bulaştığında bağırsaktan kana geçer ve özellikle yüzde 75 oranında karaciğerde hastalık yapar. Daha sonra yüzde 15-20 oranında akciğerde hastalık yapabilir. Yüzde 5 oranında ise göz, kalp, beyin ve cilt dokusu gibi diğer organlarda hastalık oluşturabilir. Hastalık küçük ve yavaş büyüdüğü için ilk yıllarda belirti vermez. Ancak ilerleyen zamanlarda 15-20 santimetre boyutlarına ulaşabilir. Karaciğerde safra yolu tıkanıklıklarına, ağrıya, nefes darlığına ve çeşitli semptomlara neden olabilir. Tanısı ultrason ile konulur ve tedavisi girişimsel radyoloji veya genel cerrahi ile yapılır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <h3>Hastalığa Yakalanmamak İçin Öneriler</h3> <p> Doç. Dr. Arıkan, Kurban Bayramı öncesinde hastalığa yakalanmamak için önerilerde bulundu. “Öncelikle bu hastalık insanları etkileyebildiği gibi, enfekte yumurtaların otlar ve sular aracılığıyla otçul hayvanlara da bulaşabilir. Özellikle hayvan kesiminde enfekte organların çevreye atıldığı ve derin olarak toprağa gömülmediği zaman, enfekte sakatatlar köpekler tarafından tüketildiğinde döngü yeniden başlar. Ülkemiz, karaciğer kist hidatik hastalığının sık görüldüğü ülkelerden biridir. Bu durum, kontrolsüz kesimler ile enfekte karaciğer ve iç organların derin şekilde gömülmemesinden kaynaklanmaktadır. Enfekte otçul hayvanların sakatatları derin bir şekilde gömülmeli ve etçil hayvanlara tekrar bulaştırılmamalıdır. Serbest dolaşan köpekler yılda dört kez antiparaziter ilaçlarla tedavi edilmelidir. Toplum bilinçlendirilmeli ve el hijyenine dikkat edilmelidir. Özellikle çocukların köpek temasından sonra elleri bol su ve sabunla yıkanmalıdır. Sebzeler iyi yıkanarak tüketilmelidir. Köpeklerin dışkıları, ilaçlı olsalar dahi sahipleri tarafından toplanmalı ve çöpe atılmalıdır. Kist hidatik hastalığıyla mücadelemizi bu şekilde sürdürebiliriz” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/kurban-bayrami-oncesi-hidatik-kist-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 10:46:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/kurban-bayrami-oncesi-hidatik-kist-uyarisi.webp" type="image/jpeg" length="50119"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Kurban Kesimi Uyarısı: Kalp Krizi Riskine Dikkat!]]></title>
      <link>https://haberkenti.com/uzmanlardan-kurban-kesimi-uyarisi-kalp-krizi-riskine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/uzmanlardan-kurban-kesimi-uyarisi-kalp-krizi-riskine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, Kurban Bayramı'nda özellikle kalp hastalarının kurban kesiminde dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. Aşırı eforun kalp krizine yol açabileceğini belirten Erdoğu, sigara içen ve stent taşıyan kişilerin bu tür fiziksel aktivitelerden kaçınmalarını önerdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>Kalp Hastaları İçin Uyarılar</h3> <p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, <strong>Kurban Bayramı</strong> sırasında yoğun efor gerektiren kurban kesimi gibi faaliyetlerde, özellikle sigara kullanan ve kalbinde stent bulunan bireylerin dikkatli olmaları gerektiğini ifade etti. Erdoğu, “Bu kişilerde oluşabilecek aşırı efor, <strong>kalp krizine</strong> neden olabilir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <h3>İlaç Kullanımına Dikkat</h3> <p>Bayram öncesi kalp hastalarına yönelik önemli uyarılar yapıldı. Uzman, kalp ve tansiyon hastalarının ilaçlarını aksatmaması gerektiğini belirterek, “Özellikle kan sulandırıcı ilaç kullananların yaralanma riski konusunda dikkatli olmaları gerekir. Aksi takdirde kanamanın durmaması ya da fazla kan kaybı gibi sorunlar yaşanabilir” şeklinde konuştu.</p> <h3>Fiziksel Eforun Önemi</h3> <p>Dr. Erdoğu, kurban kesimi sırasında kalp hastalarının aşırı efor sarf etmemeleri gerektiğini vurguladı. Özellikle yoğun sigara kullanan ya da stent taşıyan kişilerin bu tür ağır fiziksel güç gerektiren işlerde geri planda kalmalarını önerdi.</p> <h3>Seyahat ve İlaç</h3> <p>Seyahat edecek olanların kalp ilaçlarını yanlarına almayı unutmamaları gerektiğini hatırlatan Erdoğu, “İlaçların birkaç gün boyunca alınmaması ciddi sorunlara yol açabilir. Kurban kesimi sırasında aşırı efor sarf etmemek ve kendini yaralamamak için dikkatli olunmalı” dedi.</p> <h3>Et Tüketimi Üzerine</h3> <p>Et tüketiminin tansiyon hastaları ve kronik böbrek yetersizliği olan kişiler için ciddi sorunlar oluşturduğunu da belirten Dr. Erdoğu, etin az tuzla tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde tansiyonun yükselmesi, kalp krizini tetikleyebilir.</p> <h3>Göğüs Ağrıları Ciddiye Alınmalı</h3> <p>Dr. Erdoğu, göğüs ağrıları yaşandığında zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğinin altını çizdi. “Kalp hastalıklarında göğüs ağrısı başladıktan sonra hastaneye ulaşmak için geçirilen zaman çok kıymetlidir” diye ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/uzmanlardan-kurban-kesimi-uyarisi-kalp-krizi-riskine-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 10:33:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/uzmanlardan-kurban-kesimi-uyarisi-kalp-krizi-riskine-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="75118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kardiyolog uyardı: 'Kurban kesimi sırasında aşırı efor kalp krizi riskini artırabilir']]></title>
      <link>https://haberkenti.com/kardiyolog-uyardi-kurban-kesimi-sirasinda-asiri-efor-kalp-krizi-riskini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/kardiyolog-uyardi-kurban-kesimi-sirasinda-asiri-efor-kalp-krizi-riskini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, Kurban Bayramı'nda kurban kesimi gibi yoğun fiziksel aktivitelerde, özellikle sigara içen veya kalbinde stent bulunan bireylerin dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. Bu tür eforların kalp krizi riskini artırabileceği konusunda uyarılarda bulunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><h3>Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu'dan Uyarılar</h3> <p>Kurban Bayramı'nda yoğun efor gerektiren kurban kesimi gibi aktivitelerde, özellikle sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin dikkatli olmaları gerektiğini belirten Sivas Medicana Hastanesi'nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, “Bu kişilerde oluşabilecek aşırı efor, kalp krizine neden olabilir” dedi.</p> <h3>Kalp Hastalarına Önemli Tavsiyeler</h3> <p>Bayram döneminde değişen beslenme alışkanlıkları, uzun seyahatler ve kurban kesimi sırasında harcanan yoğun fiziksel efor, kalp hastaları için ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Dr. Erdoğu, kalp ve tansiyon hastalarının ilaç kullanımını aksatmaması gerektiğini ifade ederek, “Özellikle kan sulandırıcı kullanan kişilerin kendilerini yaralama konusunda çok dikkatli olmaları lazım. Çünkü bu kişilerde kanamanın durmaması ya da fazla miktarda kan kaybı gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor” şeklinde konuştu.</p> <h3>Aşırı Efor Kalp Krizini Tetikleyebilir</h3> <p>Dr. Erdoğu, kurban kesimi sırasında kalp hastalarının dikkatli olmaları gerektiğini ve aşırı fiziksel eforun kalp krizini tetikleyebileceğini belirtti. “Yoğun sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin kurban kesimi gibi ağır fiziksel güç gerektiren işlerde geri planda kalmalarında fayda var” diyen Erdoğu, bu kişilerin aşırı efor sarf etmelerinin tehlikeli olabileceğini vurguladı.</p> <h3>Seyahat Ederken İlaçları Unutmayın</h3> <p>Seyahat edecek kişilerin mutlaka kalp ilaçlarını yanlarına almaları gerektiğini söyleyen Dr. İsmail Erdoğu, “Kurban kesme merasimleri sırasında kalp hastalarının aşırı efor sarf etmemeleri ve kan sulandırıcı kullandıkları için kendilerini yaralama konusunda dikkatli olmaları gerekiyor” dedi. Ayrıca, et tüketiminin tansiyon hastaları ve kronik böbrek yetersizliği olan kişiler için ciddi bir sorun oluşturabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <h3>Göğüs Ağrıları Ciddiye Alınmalı</h3> <p>Özellikle sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin biraz daha geri planda kalmalarında fayda olduğunu belirten Dr. Erdoğu, “Kişiler nerede olurlarsa olsunlar başlayan bir göğüs ağrısını mutlaka ciddiye almak gerekir. Kalp hastalıklarında göğüs ağrısı başladıktan sonra hastaneye ulaşmak için geçirilen zaman çok kıymetlidir” dedi. Dr. Erdoğu, kurban kesimi sonrasında kalp krizi geçiren hastalarla karşılaştıklarını belirtirken, bu süreçte genç ve sağlıklı bireylerin aktif görev almasının daha doğru olacağını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/kardiyolog-uyardi-kurban-kesimi-sirasinda-asiri-efor-kalp-krizi-riskini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 10:31:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/kardiyolog-uyardi-kurban-kesimi-sirasinda-asiri-efor-kalp-krizi-riskini-artirabilir.webp" type="image/jpeg" length="45341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sporun ve Sağlığın Yıldızları Medicana Ataköy'de Buluştu]]></title>
      <link>https://haberkenti.com/sporun-ve-sagligin-yildizlari-medicana-atakoyde-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/sporun-ve-sagligin-yildizlari-medicana-atakoyde-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medicana ve AXA Sigorta'nın iş birliğiyle düzenlenen 'Spora ve Sağlığa Değer Katanlar Buluşması' etkinliği, spor camiasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Medicana Sağlık Grubu CEO'su Reha Özkaya, AXA Sigorta CEO'su Yavuz Ölken ile Millî Ultra Açık Deniz Yüzücüsü Bengisu Avcı, etkinlikte bir araya gelerek önemli mesajlar verdiler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medicana ile AXA Sigorta iş birliğiyle düzenlenen “Spora ve Sağlığa Değer Katanlar Buluşması” sporun ve sağlığın ilham veren isimlerini bir araya getirdi. Etkinlikte; Medicana Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO'su Reha Özkaya, AXA Sigorta CEO'su Yavuz Ölken ile Millî Ultra Açık Deniz Yüzücüsü ve Antrenörü Bengisu Avcı aynı sahnede buluştu. <br />Moderatörlüğünü ünlü spor spikeri Deniz Satar'ın üstlendiği etkinliğin açılış konuşmasını Medicana Ataköy Hastanesi Genel Müdürü Dr. Necip Kozalı yaptı. Dr. Kozalı, sporun yalnızca bir fiziksel aktivite olmadığını ifade ederek, “Spor; kararlılık, disiplin ve yaşam kalitesiyle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle kurumların spora verdiği destek, toplum sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır. Medicana ve AXA Sigorta gibi iki güçlü kurumun, sporu ve sağlığı destekleyen projelerde bir araya gelmesi son derece kıymetli. Çünkü bugün artık sağlık, sadece hastalanınca başvurduğumuz bir alan değil; koruyucu sağlık, aktif yaşam ve bilinçli yaşam kültürü hâline de geldi” dedi. </p> <p>Reha Özkaya: “Türkiye'nin en büyük gelişimi sağlıkta gelinen noktadır” <br />Konuşmasında Türkiye'nin sağlık alanındaki dönüşümüne dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO'su Reha Özkaya, sağlık çalışanlarının pandemi döneminde gösterdiği fedakârlığın unutulmaması gerektiğini vurguladı. Özkaya, “Bugün Türkiye'deki en büyük gelişim ve en büyük değer, sağlıkta gelinen noktadır. Çok iyi doktorlar, hemşireler ve sağlık personeli yetiştiren bir ülkeyiz. Pandemi döneminde gözünü kırpmadan görev yapan sağlık çalışanlarımız, bu ülkenin en büyük kahramanıdır” dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>“Sponsorluk sadece maddi destekten ibaret değildir” <br />Sponsorluk kavramının yalnızca maddi destekten ibaret olmadığını belirten Özkaya, sporun ve sağlığın toplumsal dönüşümdeki rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: <br />“Ülke olarak sağlık alanında da spor alanında da sponsorluğun taşıdığı anlamı vasatlığın ötesine taşımamız gerekiyor. İzmir'den çıkan, Anadolu'dan çıkan değerleri desteklemek gerekiyor. Bazen bir top, bir forma, bir saha küçük gibi görünüyor ama insanların hayatında çok büyük etkiler oluşturuyor.” <br />Etkinlikte samimi açıklamalarda da bulunan Özkaya, sporun birleştirici gücüne vurgu yaparak farklı branşların ve kulüplerin desteklenmesinin önemine değindi. </p> <p>Yavuz Ölken: “Sürdürülebilir sponsorluk için hikâyeye inanmak gerekir” <br />AXA Sigorta CEO'su Yavuz Ölken ise konuşmasında, sponsorluk anlayışlarının merkezinde “hikâye” olduğunu ifade etti. “Konu basit gibi görünse de sponsor olmak, Türkiye'de de dünyada da kolay. Asıl önemli olan bunu sürdürülebilir kılmak” diyen Ölken, şöyle devam etti: <br />“AXA Sigorta'nın temel felsefesi, yapılan işin arkasındaki hikâyeyi bulmaktır. Bu topraklarda yaşayan gençlere, kadınlara, çocuklara ilham olabilir mi diye bakıyoruz. Bizim işimiz, koruma açıklarını kapatmak. Risk varsa yanında olmak zorundayız.” </p> <p>“Bengisu Avcı'nın cesaretinden etkilendik” <br />Bengisu Avcı ile yollarının 2023 yılında kesiştiğini belirten Ölken, başarılı sporcunun cesareti ve kararlılığından etkilendiklerini ifade ederek, “Hayal kurmayı biliyor, cesaretli, ne yapmak istediğini biliyor. Değer ortaklığımızın başlaması 1 dakika 43 saniye sürdü” dedi. <br />Ölken ayrıca, Bengisu Avcı'nın sağlık güvencesinin AXA Sigorta tarafından sağlandığını, sağlık hizmeti süreçlerinde ise Medicana Sağlık Grubu'nun önemli rol üstlendiğini belirtti. </p> <p>Bengisu Avcı: “Takımınız size inanıyorsa güçlüsünüz” <br />Millî Ultra Açık Deniz Yüzücüsü ve Antrenörü Bengisu Avcı ise zorlu okyanus parkurlarında yaşadığı deneyimleri paylaşırken, bireysel sporların arkasında da büyük ekipler olduğunu anlatarak, “İnsanlar bireysel sporcu olduğunuzda tek başınıza mücadele ettiğinizi düşünüyor ama aslında görünmeyen çok büyük bir takım var. Uzun saatler süren okyanus geçişlerinde; antrenörlerden fizyoterapistlere, spor psikologlarından sponsorlara kadar büyük bir destek ağıyla çalışırız” dedi. <br />Japonya parkurunda yaşadığı tsunami riski ve Hawaii parkurunda karşılaştığı denizanası deneyimlerini de paylaşan Avcı, tüm zorluklara rağmen yeniden suya döndüğünü söyleyerek, “Takımınız size ne kadar inanıyorsa siz de o kadar güçlüsünüz. Eğer bir okyanus dolusu 'olmama' ihtimali varsa, bir okyanus dolusu da 'olma' ihtimali vardır” ifadelerine yer verdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/sporun-ve-sagligin-yildizlari-medicana-atakoyde-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 10:13:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/sporun-ve-sagligin-yildizlari-medicana-atakoyde-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="98109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karadeniz'in kültürel zenginliği: Komar çiçeği ve deli bal için tüketim çağrısı]]></title>
      <link>https://haberkenti.com/karadenizin-kulturel-zenginligi-komar-cicegi-ve-deli-bal-icin-tuketim-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haberkenti.com/karadenizin-kulturel-zenginligi-komar-cicegi-ve-deli-bal-icin-tuketim-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, deli balın Karadeniz'in kültürel ve ekonomik değerleri arasında yer aldığını vurgulayarak, bu ürünün bilinçsiz tüketiminin sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu. Ayrıca, komar çiçeklerinin bölgenin doğal ekosistemindeki önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><h3>Karadeniz'in Doğal Mirası</h3> <p> Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bölgenin doğal florasında önemli bir yere sahip olan komar çiçeklerinden elde edilen ve halk arasında ‘deli bal' olarak bilinen ürünün, bölgenin kültürel ve ekonomik değerleri arasında yer aldığını belirtti. Gündüz, deli balın bilinçsiz tüketiminin sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.</p> <p><h3>Komar Çiçekleri ve Deli Bal</h3> <p> Gündüz, halk arasında komar, zifin veya orman gülü olarak bilinen Rhododendron türü bitkilerin, Doğu Karadeniz'in ekosisteminin en önemli parçalarından biri olduğunu vurguladı. Komar çiçekleri sadece görsel açıdan değil, aynı zamanda bölgenin arıcılık kültürü bakımından da önemli bir biyolojik zenginlik oluşturuyor. ‘Deli bal', yüzyıllardır Karadeniz kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><h3>Kültürel ve Gastronomik Değerler</h3> <p> Prof. Dr. Gündüz, deli balın sadece tıbbi ve toksikolojik yönüyle değil, aynı zamanda kültürel ve gastronomik yönüyle de dikkat çektiğini ifade ederek, “Bu ürün, Karadeniz'in özgün değerlerinden biridir. Deli bal, bölgenin doğal ve kültürel kimliğiyle bütünleşmiş önemli bir marka değeri taşımaktadır” dedi.</p> <p><h3>Coğrafi İşaret ve Tüketim Uyarısı</h3> <p> Gündüz, komar balının coğrafi işaret ve tescil süreçleriyle korunmasının önemine değinerek, bu tür ürünlerin geleneksel üretim kültürünü yaşattığını ve bölgesel kalkınmaya katkı sunduğunu kaydetti. Deli balın içerdiği ‘grayanotoksin' maddesi nedeniyle kontrollü tüketilmesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Gündüz, kontrolsüz tüketim durumunda ciddi sağlık sorunları yaşanabileceğine dikkat çekti.</p> <p><h3>Sağlık Üzerindeki Etkileri</h3> <p> Deli balın aşırı tüketiminin tansiyon düşüklüğü, nabız yavaşlaması, baş dönmesi, baygınlık ve ritim bozukluğu gibi sorunlara yol açabileceğini belirten Gündüz, bu ürünlerin yalnızca bir gıda maddesi değil, aynı zamanda Karadeniz'in biyolojik çeşitliliğini ve yerel üretim hafızasını temsil ettiğini ifade etti. Gündüz, “Komar çiçeği ve deli bal, kültürel miras ve coğrafi değer açısından bölge için büyük önem taşımaktadır” dedi.</p> <p><h3>Deli Balın Zehirlenme Riski</h3> <p> “Deli bal, zehirlenmeye yol açabilen bir yönü olsa da, bu durum kontrol altına alınabilir” diyen Gündüz, deli balın zehirlenmelerinde görülen belirtiler arasında tansiyon düşüklüğü, nabız yavaşlaması, kusma ve bilinç değişikliği olduğunu sözlerine ekledi. Gündüz, bu ürünlerin daha fazla ön plana çıkarılması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Kenti // Haber Servisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://haberkenti.com/karadenizin-kulturel-zenginligi-komar-cicegi-ve-deli-bal-icin-tuketim-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 09:44:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkenticom.teimg.com/crop/1280x720/haberkenti-com/uploads/2026/05/karadenizin-kulturel-zenginligi-komar-cicegi-ve-deli-bal-icin-tuketim-cagrisi.webp" type="image/jpeg" length="49436"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
