Yaz sıcaklarının Eylül ayında da etkisini sürdürmesi beklenirken, uzmanlar kalp ve damar hastalarını uyardı. Acıbadem Bodrum Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Buğra Karaaslan, sıcak havanın damarları genişleterek tansiyon düşüklüğüne, sıvı kaybının ise kalbin daha fazla çalışmasına neden olabileceğini belirterek özellikle kalp ve tansiyon hastalarının dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Yaz boyunca ülkemizde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretti. Eylül ayında da yaz sıcaklarının etkili olması beklenirken, yüksek hava sıcaklıklarının kalp ve damar hastaları için önemli riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Acıbadem Bodrum Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Buğra Karaaslan, “Sıcak hava damarları genişleterek tansiyon düşüklüğüne yol açabiliyor, sıvı kaybı ise kalbi daha fazla zorluyor. Özellikle kalp-damar hastaları, yüksek tansiyonu olanlar ve tansiyon ilacı kullanan kişiler daha dikkatli olmalı” uyarısında bulundu.
“Sıcak hava tansiyonun düşmesine neden olabilir”
Yüksek sıcaklıkların kalp ve damar sistemi üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Karaaslan, “Yaz aylarında özellikle kalp-damar hastaları sıcaklardan daha fazla etkileniyor. Sıcaklık nedeniyle damarlar genişliyor ve buna bağlı olarak tansiyon düşebiliyor. Bu nedenle özellikle kalp ve tansiyon hastalarının günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 17.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkmamalarını, aşırı efor ve stresten uzak durmalarını öneriyoruz” dedi.
“Sıvı miktarı mutlaka doktor önerisine göre belirlenmelidir”
Kalp hastalarının sıvı tüketimi konusunda da bilinçli davranması gerektiğini vurgulayan Karaaslan, “Koroner arter hastalığı bulunan, yüksek tansiyonu olan veya tansiyon ilacı kullanan kişiler yaz sıcaklarından ciddi şekilde etkilenebilir. Bol sıvı tüketimi önemlidir ancak kalp yetersizliği gibi sıvı kısıtlaması gereken hastalarda miktar mutlaka doktor önerisine göre belirlenmelidir. Hastaların ilaçlarını düzenli kullanmaları ve yaz ayları öncesinde veya sonrasında kardiyoloji kontrollerini ihmal etmemeleri gerekir” diye konuştu.
“Güneşten tamamen kaçınmak da doğru değil”
Yaz aylarında güneşten tamamen kaçınmanın da doğru olmadığını ifade eden Karaaslan, “D vitamini sentezi için yaklaşık 20 dakika güneşlenmek faydalıdır. Ancak güneşin en dik geldiği saatlerde uzun süre güneş altında kalınmamalıdır. Denize girdikten sonra kısa süre güneşlenmenin ardından gölgeye geçmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır” ifadelerini kullandı.
“Yoğun stres ve uykusuzluk kortizol düzeylerini artırarak kalp-damar hastalıkları riskini yükseltebilir”
Tatil dönüşünde yeniden başlayan yoğun iş temposunun kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Karaaslan, “Yoğun stres ve uykusuzluk kortizol düzeylerini artırarak kalp-damar hastalıkları riskini yükseltebilir. Yaz tatilinde kazandığımız sağlıklı alışkanlıkları şehir hayatına döndükten sonra da sürdürmeliyiz. Haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş yapmak, haftada iki gün kas güçlendirici egzersizler uygulamak, günde en az 7 saat uyumak ve stresi kontrol altında tutmak kalp sağlığını korumada büyük önem taşıyor” dedi.
Beslenme de kalbi doğrudan etkiliyor
Fast food ağırlıklı beslenmenin kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğini söyleyen Karaaslan, “Mümkün olduğunca evde hazırlanmış, karbonhidrat oranı daha düşük ve protein açısından dengeli beslenme tercih edilmeli. Düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve sağlıklı beslenme birlikte uygulandığında kalp-damar hastalıkları riskini azaltmada önemli katkı sağlar” diye konuştu.





