Prof. Dr. İbrahim Ziyal, beyin tümörlerinin nadir görülmesine karşın erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti. Geçmeyen baş ağrıları, mide bulantısı veya güçsüzlük gibi sık rastlanan belirtilerin, çoğu zaman basit nedenlerden kaynaklandığını vurgulayan Ziyal, bu durumların bazı zamanlarda daha ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çekti.

“Hormonal tümörler kadınlarda daha erken belirti verebilir”

Prof. Dr. Ziyal, vücudun savunma sisteminin bozulmasıyla hücrelerin kontrolsüzce çoğalabileceğini ve tümörlerin oluşabileceğini ifade etti. İyi huylu tümörler genellikle yavaş büyürken, kötü huylu olanlar daha hızlı tekrar edebiliyor. Beyin tümörleri her yaşta görülebilir; bebek ve çocuklarda doğuştan, yaş ilerledikçe ise sonradan gelişen tümörler ortaya çıkabilir. Özellikle hipofiz adenomu gibi hormonal tümörler kadınlarda daha erken belirtiler gösterdiği için tanı konulması da daha çabuk gerçekleşebilmektedir. Ailede beyin tümörü öyküsü olan bireyler de risk altında olabilir.

“Beyin tümörleri 10 farklı belirtiyle kendini gösterebilir”

Ziyal, tümörlerin beynin hangi bölgesinde yer aldığına bağlı olarak belirtilerin değişiklik gösterdiğini belirtti. Beyin kapalı bir yapı olduğundan anormal büyüyen bir kütle zamanla beyin dokusuna baskı yapar. Bu durumun en yaygın belirtisi ise baş ağrısıdır. Zamanla bulantı ve kusma gibi diğer semptomlar da eklenebilir. Ziyal, beyin tümörlerinde görülebilecek belirtileri şu şekilde sıraladı: “Geçmeyen ve giderek artan baş ağrısı, sabahları artan bulantı ve kusma, kol ve/veya bacakta güçsüzlük, konuşma bozukluğu, epilepsi nöbeti, görme bozukluğu veya çift görme, dengesizlik, el ve ayaklarda büyüme, işitme kaybı, yutma güçlüğü, kişilik ve davranış değişiklikleri.”

“Baş ağrısının şekli ayırt edici olabilir”

Baş ağrısının karakterinin ayırıcı tanıda önemli bir rol oynadığını belirten Ziyal, “Sürekli, tüm başa yayılan ve özellikle sabah bulantı ve kusma ile birlikte görülen baş ağrıları dikkatlice değerlendirilmelidir. Bazen başka bir nedenle yapılan beyin MR'ında tümör rastlantısal olarak tespit edilebilir. Bu sebeple ayrıntılı bir nörolojik muayene büyük önem taşır” dedi.

“Migren ve sinüzitten ayrım yapmak gerekebilir”

Baş ağrısının çeşitli nedenlerden kaynaklanabileceğini ifade eden Ziyal, “Migren durumunda ağrı genellikle başın bir tarafında hissedilirken, sinüzitte ağrı daha çok alın ve yüz bölgesindedir ve ateş eşlik edebilir. Beyin tümörlerinde ise ağrı genellikle yaygın ve baskı tarzındadır. Gerekli durumlarda tomografi ve özellikle ilaçlı beyin MR'ı tanı sürecinde önemli bir rol oynamaktadır” dedi.

“Tanı ve tedavide ileri teknolojiler kullanılıyor”

Beyin tümörlerinde tanı sürecinin hastanın şikayetleri ve nörolojik muayene ile başladığını belirten Ziyal, “Çoğu zaman ilaçlı beyin MR'ı ile tanı kesinleşmektedir. Bazı durumlarda anjiyografi gibi ek incelemeler gerekli olabilir. Ameliyat öncesinde tümörün özelliklerini değerlendirmek için gelişmiş teknikler kullanılabilir” diye konuştu. Tedavide ana yöntem cerrahidir ve amaç tümörün mümkün olan en güvenli şekilde tamamen çıkarılmasıdır. Ancak bazı hassas bölgelerde küçük bir kısmı bırakılabilir. Gerekli durumlarda radyoterapi veya kemoterapi de uygulanabilir. Günümüzde mikrocerrahi ve endoskopik yöntemler sayesinde cerrahinin güvenliği artmaktadır. Bazı hastalarda radyocerrahi de tercih edilebilir.

“Her beyin tümörü kötü huylu değildir”

Ziyal, beyin tümörlerinin her zaman kötü huylu olmadığını ve iyi huylu, tamamen çıkarılan birçok hastanın ek tedaviye ihtiyaç duymadan yaşamını sürdürebileceğini belirtti. Ancak alışılmadık, giderek artan ve nörolojik belirtilerle birlikte görülen şikayetlerde zaman kaybetmeden uzman bir doktora başvurmanın erken tanı açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.

“Beyin sağlığı için yaşam tarzı büyük önem taşıyor”

Beyin sağlığını korumanın günlük yaşam alışkanlıklarıyla ilgili olduğunu belirten Ziyal, “Düzenli kitap okumak, zihni aktif tutan aktiviteler yapmak, tempolu yürüyüş, yeterli uyku ve dengeli beslenme beyin sağlığına katkıda bulunur. Omega-3 açısından zengin gıdalar tüketilmeli, sigaradan uzak durulmalı ve radyasyona maruz kalmaktan kaçınılmalıdır” şeklinde konuştu.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı