Tarihin Çınarı Devrildi
Çoklu organ yetmezliği ve yaşa bağlı komplikasyonlar nedeniyle 13 Mart Cuma günü hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı, sadece bir tarihçi değil, entelektüel birikimi ile "ayaklı kütüphane" olarak anılan bir akademisyendi.
21 Mayıs 1947 tarihinde Avusturya'nın Bregenz şehrinde Kırım Tatarı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ortaylı'nın annesi Şefika Ortaylı, Ankara Üniversitesi'nde Rus Dili ve Edebiyatı hocalığı yapan bir akademisyen; babası Kırım tarihi üzerine çalışmalar yapmış bir uçak mühendisiydi. Bu köklü aile yapısı, küçük İlber'in entelektüel yolculuğunun ilk tohumlarını ekti.
Bregenz'den Boğaz'a: Çok Dilli Bir Dehanın Yükselişi
Küçük yaşlarda Rusça, Almanca ve Fransızcayla tanışan Ortaylı, bu dil becerisini ilerleyen yıllarda akademik kariyerinin en güçlü araçlarından biri haline getirdi. Zamanla bu dillere İngilizce, İtalyanca, Farsça ve Osmanlı Türkçesi de eklendi; yedi dili ileri düzeyde konuşabilen Ortaylı, tarihsel belgeleri tercümeye ihtiyaç duymadan okuyabilen nadir akademisyenler arasında gösterildi.
Viyana Üniversitesi'nde Slav ve Doğu Avrupa dilleri üzerine öğrenim gören, yüksek lisansını Chicago Üniversitesi'nde efsanevi Osmanlı tarihçisi Halil İnalcık ile yapan Ortaylı, akademik kariyerini adım adım inşa etti. Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma ve Oxford gibi dünyanın farklı şehirlerinde dersler ve konferanslar verdi.
Galatasaray'daki Veda Töreni: Gözyaşı ve Saygı
16 Mart 2026 Pazartesi günü saat 11.00'de Galatasaray Üniversitesi'nde düzenlenen anma töreni, yıllarca ders verdiği bu köklü kurumda akademisyenleri, öğrencileri ve toplumun dört bir yanından gelen sevenlerini bir araya getirdi. Tören öncesi üniversite çevresinde sıkı güvenlik önlemleri alınırken, uzun kuyruklar oluşturan vatandaşlar kimlik kontrolünden geçirildi. Törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ve Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı da katıldı.
Kızı Tuna Ortaylı törende şu sözleri söyledi: "Babam hayatı çok severek ve dolu dolu yaşadı. Umarım bu hayatında birilerine dokunmuş ve faydası olmuştur."

Hocaların Hocasının Yanına: Fatih Haziresi'nde Ebedi İstirahat
Anma töreninin ardından Ortaylı'nın naaşı Fatih Camii'ne getirildi. İkindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Ortaylı, Fatih Camii Haziresi'nde toprağa verildi.
Bu tercih simgesel açıdan son derece anlamlı. Ortaylı, "tarihçilerin kutbu" olarak bilinen ve kendi hocası olan Prof. Dr. Halil İnalcık'ın yanına defnedildi; İnalcık da 2016'da aynı hazireye defnedilmişti. Haziredeki diğer isimler arasında Fatih Sultan Mehmet'in eşi Gülbahar Hatun, Gazi Osman Paşa ve eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da yer alıyor.
Ortaylı, en hürmet ettiği padişah olan Fatih Sultan Mehmet'in türbesinin yakınlarına defnedildi. Tarihin dilinden anlamak için ömür harcayan bu adam, şimdi tarihin kalbinde yatıyor.
İlginç bir not: Ortaylı, daha önce verdiği bir röportajda "Mezarınızla ilgili bir vasiyetiniz var mı?" sorusuna "Herhalde Gelibolu olur. Kalabalık sevmiyorum" yanıtını vermişti. Ama sonunda, tarihle kurduğu derin bağ onu İstanbul'un en tarihi köşesine götürdü.
Anlamlı Bir Son İstek: Çiçek Değil, Eğitime Bağış
Aile tarafından yapılan duyuruda, cenazeye çiçek gönderilmemesi istendi; bunun yerine dileyenlerin Türk Eğitim Vakfı'na bağış yapabilecekleri ifade edildi. Taziyeler ise 17 Mart Salı günü Divan İstanbul Otel'de kabul edildi. Eğitime, bilgiye, gençlere adanmış bir ömrün son mesajı da bu oldu: Çiçek değil, ışık.
Mirası: 30 Bin Kitap, Sayısız Öğrenci, Bir Nesil
Ortaylı'nın en bilinen eserleri arasında "İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı", "Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek", "Türklerin Tarihi", "Gazi Mustafa Kemal Atatürk" ve "Bir Ömür Nasıl Yaşanır?" yer aldı. Bu eserler; akademisyenden lise öğrencisine, siyasetçiden işçiye kadar milyonlarca okura tarihi sevdirdi.
Akademik çalışmalarının yanı sıra TRT, NTV ve Bloomberg HT gibi kanallarda yayınlanan televizyon programlarıyla da geniş kitlelere ulaşan Ortaylı, tarih bilgisini milyonlarla buluşturdu.
Derin tarih bilgisi, keskin analizleri ve etkileyici anlatımıyla geniş kitlelere ulaşan Ortaylı, yalnızca akademi dünyasında değil toplumun farklı kesimlerinde de tarih bilincinin gelişmesine önemli katkılar sağladı.
Galatasaray Üniversitesi'nin avlusunda bugün uzun kuyruklar oluşturan insanlar, sadece bir hocayı uğurlamak için gelmediler. Onlar, Osmanlı arşivlerine gömülmüş bir merakı, yedi dilde söylenen bir tutkuyu, televizyon ekranlarından taşan bir tarihi sevdiren sesi uğurladılar.
İlber Ortaylı'ya Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.




