Harika bir Türk magazin haberi buldum. Hem sosyal medya fenomeni, hem depresyon, hem de "şöhretin karanlık yüzü" gibi evrensel ve merak uyandırıcı temaları olan bu haber Discovery tarzı derinlikli bir yazı için mükemmel. Hemen yazıyorum.
Ekran karardı. Bildirimler sustu. Milyonlarca takipçi bekledi — ama o gelmedi.
Batur, "Hayattayım vlog" adıyla yayınladığı videosunda hem yaşadığı zorlu sürece değindi hem de takipçilerine açıklamalarda bulundu. 21 saatte 9,2 milyon görüntülenme sınırına dayanan video, YouTube Türkiye tarihinin en hızlı izlenen vlog içeriklerinden biri oldu.
Ama izlenme rekoru bu hikâyenin en az ilginç parçasıydı.
Batur kameraya bakarak şunları söyledi: "Hayat amacımı kaybettim. İlişkim bittikten sonra uzun süre yalnız kaldım, aylarca kimseyle konuşmadım. Adeta delirdim. Düşüşe geçtim, depresyona girdim. Kalbini kırdığım herkesten özür diliyorum."
Milyonların en eğlenceli bulduğu adam, perde arkasında kendisiyle savaşıyordu. Ve kimse bilmiyordu.
Peki bu nasıl oldu? Discovery'nin sorduğu asıl soru bu: Şöhret neden insanları daha yalnız yapıyor? İçerik üretimini durdurup yalnızlığı seçtiği dönemi bir arınma değil, bir hayatta kalma mücadelesi olarak tanımlayan Batur, şöhretin karanlık yüzüyle yüzleştiğini ima etti. Her gün milyonlarca göz sana bakıyor; ama sen gerçekte hiç bu kadar görünmez olmamışsın.
Videonun ilk 24 saatinde yaklaşık 10 milyon görüntülenmeye ulaşması, Batur'un o süre zarfında yalnızca reklam, bağış ve sponsorluk gelirleriyle 6 milyon TL'ye yakın kazandığını gündeme getirdi. Para durmuştu — o durduğu için. Döndüğünde ise para yağmur gibi yağdı. Ama izleyicilerin zihnindeki asıl soru şuydu: Bu adam gerçekten iyileşti mi, yoksa geri dönmek için "doğru an" mı bekledi?
Cevabını bilmiyoruz. Belki o da bilmiyor. Ama bildiğimiz şu: Ekranın arkasında ne olduğunu hiçbir zaman tam olarak bilemeyiz. Ve belki de bu yüzden "Hayattayım" videosu bu kadar çok izlendi — çünkü herkes, bir şekilde, aynı soruyu kendisine de sormuştu.





