İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları alanında uzman olan Prof. Dr. Mahir İğde, alerjik rinitten korunmanın en etkili yolunun alerjin tetikleyicilerinden uzak durmak olduğunu vurguladı. Ayrıca, astım hastalığı bulunan çocukların zaman kaybetmeden doktora başvurmasının önemine dikkat çekerek, alerjik rinit belirtilerinin şiddetli ya da uzun süreli olması durumunda da doktor ziyareti gerektirdiğini belirtti.
Bahar aylarının gelmesiyle birlikte, hem çocuklarda hem de yetişkinlerde alerji vakalarının arttığı gözlemleniyor. Alerjik rinit, halk arasında “Saman nezlesi” ve “Bahar gribi” olarak biliniyor ve bu durum burun mukozasının iltihaplanması olarak tanımlanıyor. Prof. Dr. İğde, bu rahatsızlığın çocuklar arasında yaygın bir alerjik hastalık olduğunu açıkladı. Bu tür alerjik durumların, genellikle çocukluk döneminde başladığına ve belirli alerjenlerle karşılaşıldığında belirtilerin ortaya çıktığına dikkat çekti. Alerjik rinit, yıl boyunca sürebilir ya da çoğunlukla bahar aylarında belirgin hale gelebilir ve burun akıntısı, tıkanıklığı, kaşıntı ve hapşırma gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Prof. Dr. İğde, alerjik rinitin belirtileri arasında burun akıntısı, kaşıntı, gözlerde sulanma ve hapşırmanın yer aldığını, polenlerin özellikle Nisan ile Temmuz arasındaki dönemlerde yoğunlaştığını ifade etti. Ayrıca, alerjenlerin çeşitli türleri ve bu alerjenlerin yol açtığı belirtiler hakkında da bilgi verdi. Bu belirtiler arasında burun tıkanıklığı, gözlerde kaşıntı, baş ağrısı gibi durumlar yer almakta. Alerjik rinit çocukların uyku düzenini ve akademik başarılarını etkileyebileceğinden, erken teşhis ve uygun tedavi oldukça önemlidir.
Tedavi yöntemleri arasında, alerjiye neden olan maddelerden kaçınmanın en etkili yol olduğuna değinen Prof. Dr. İğde, doktorun doğru tanı koyabilmesi için aile öyküsünün ve durumun iyi bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Dolayısıyla, alerjik riniti olan çocukların tıbbi yardım alması büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak, alerjik rinitten kurtulmak tamamen mümkün olmayabilir, ancak günlük yaşamda alınacak tedbirlerle şikayetler önemli ölçüde azaltılabilir. Çim kesimi ve ev temizliği sırasında polen maskesi takılması, havalandırma sistemlerindeki filtrelerin düzenli olarak değiştirilmesi ve yoğun polen dönemlerinde kapı-pencerelerin kapalı tutulması gibi önlemler, alerji semptomlarını azaltmak için önerilen önlemler arasında yer alıyor.