Ülkede yaşanan ekonomik krizin en ağır yükünü emekliler çekerken, iktidarın gündemine 11 bin hobi bahçesinin akıbeti girdi. Bu gelişme, sosyal politika ve seçim hesapları arasındaki çatışmanın açık bir göstergesi haline geldi. 17 milyon emeklinin maaş artışı talebine karşı kayıtsız kalan iktidar, hobi bahçeleri meselesinde ise ‘oy kaybı' endişesiyle harekete geçti.

Emekliler Açlık Sınırında Yaşıyor

Türkiye'deki emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısı giderek derinleşiyor. Yılbaşında yapılan son zamda en düşük emekli maaşına sadece 3 bin 119 lira ilave edildi. Bu mikro artış, 16 bin 881 liralık maaşı 20 bin liraya çıkardı; ancak bu tutar enflasyonun çok altında kaldı. Şu anda 4 milyondan fazla emekli 20 bin lira seviyesinde maaş almaya mecbur iken, emeklilerin yüzde 90'ı 25 bin lira ve altında gelirle geçinmeye çalışıyor.

Gelir yetersizliği sadece temel gıdada değil, sağlık, elektrik, su ve kira gibi temel harcamalarda da emeklileri zor duruma düşürüyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde yaşayan emeklilerin durumu daha da kritik hale geldi. Hayat pahalılığı bu kentte en yüksek olup, emeklilerin üçte biri bu şehirlerde yaşıyor. Artan enflasyon karşısında sabit geliriyle mücadele eden emekli nüfus, sosyal destekten ve gelir artışından yoksun bırakılmış durumda.

Emekli Bayram İkramiyesinde de Zam Yok

İçeriğin acı tarafı, emekli bayram ikramiyelerinde de herhangi bir artış yapılmaması oldu. Yetkililerin ‘kaynak yok' gerekçesiyle sunduğu bu karara tepkiler yoğun. Emekliler için bayram ikramiyesi yıllık gelirde önemli bir rol oynarken, bu ödemenin sabit tutulması yaşam standartlarını daha da düşürmüştür. Emekli dernekleri ve sivil toplum kuruluşları bu politikayı sert şekilde eleştirmektedir.

Hobi Bahçeleri Siyasetin Oyununda

Buna karşın iktidar, tarım arazileri üzerinde bulunan hobi bahçelerinin yıkılması planı konusunda oldukça hızlı karar aldı. Ancak proje, siyasi baskı altında yeniden değerlendirilmeye başlandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yapılan ‘oy kaybederiz' uyarısı üzerine, proje durduruldu ve ilgili bakanlar talimat aldı.

Bu gelişme, seçim stratejilerine göre şekillenen kamu politikalarının tipik bir örneği. Ankara Milletvekili Osman Gökçek, MKYK'da Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı ile sert tartışmaya girdi. Gökçek, seçime 1,5 yıl kala vatandaşın evinin yıkılmasının yanlış olduğunu savunurken, Bakan Yumaklı tarım arazilerinin korunması gerektiğini vurguluyordu. Sonuç olarak, hobi bahçelerinin yıkılması kararı revize edilmek üzere masaya yatırıldı.

Seçim Yaklaşırken Değişen Öncelikler

Bu durumun temelinde, seçim kaygılarıyla alınan kararlar yatıyor. 11 bin hobi bahçesi sahibinin ‘yıkılmasın' talebi işitiliyor ve ciddiye alınırken, 17 milyon emeklinin ‘insanca yaşam' çığlığı göz ardı ediliyor. Böyle bir durum, toplumsal bölünmeleri derinleştirirken, kamu yönetiminde adaletsizlik ve seçicilik sorunlarını gün yüzüne çıkarıyor.

Ekonomi politikaları ön planda olmadığı, seçim hesapları ağır bastığı açıkça görülmektedir. Yüksek enflasyon ve reel gelir kaybından en çok etkilenen kesim olan emekliler, kamu söylemine yeterince yansıtılamazken, muhasır meseleler siyasetin cilvesine dönerek çözüme kavuşabiliyor. Bu paradoks, toplumda ve seçmen tabanında hayal kırıklığı yaratıyor.

Sonuç: Adalet ve İnsanlık Soruları

Emeklilerin maaşında ‘kaynak yok' denirken, hobi bahçelerinin yıkılması planında ‘oy kaybı' endişesi öne alınması, siyasetin ekonomik sınırlarını değil tercihlerini gösteriyor. 17 milyon emeklinin reel geliri düşerken, üretim ve tarım alanlarının korunması meselesi daha acil görülüyor. Bu tercih, sosyal devlet ilkesinden uzaklaşmanın açık bir işaretidir.

Ülkede gerçek bir ekonomik kriz varsa, çözüm emeklilerin yaşam standartlarını iyileştirmekte yatıyor. Çünkü emekliler sadece birer seçmen değil, kurtuluş savaşını vermiş, ülkeyi inşa etmiş ve milli değerleri yaşatmış insanlardır. Bu değerin unutulması, toplumsal hafızanın yitirilmesi demektir.

Kaynak: Haber Kenti // Haber Servisi