Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, bölgede meydana gelen çatışmaların ekonomik etkilerine vurgu yaparak, sanayicilerin savaş sürecinde desteklenmesi ve sonraki aşamalara hazırlanmalarının önemini dile getirdi. MTSO'nun ev sahipliğinde gerçekleşen ‘Sanayi Dönüşüm Toplantıları'nda sanayiciler ve üreticiler, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve finansmana erişim konularında bilgi paylaşımında bulundu. Program, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ve Impacta Kurucu Ortağı Başar Ceylan'ın açılış konuşmalarıyla başladı ve Turkcell Kurumsal Satış Direktörü M. İlker Oruç'un sunduğu Dijital İş Servisleri ile ilgili bilgilerle devam etti. Impacta Kurucu Ortağı Ümit Öncel, ‘Yapay Zeka Trendleri ve Sanayide Uygulama Örnekleri' başlıklı sunumunda yapay zekanın sanayiye entegrasyonunu ve gelecekteki etkilerini ele aldı. Etkinlik, TEPAV Makroekonomi Çalışmaları Program Direktörü ve eski Merkez Bankası Genel Müdürü Dr. Ali Çufadar'ın, bölgede yaşanan çatışmaların ekonomik yansımalarını anlattığı konuşmasıyla sona erdi. Çufadar, gelecekte faiz oranlarının düşmesini beklemediğini ve artan işçilik, enerji ve hammadde maliyetleri ile zayıf talep riskine dikkat çekti.
Programın başlangıcında konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, küresel üretim ve ticaret kurallarının hızla değiştiğini belirterek dijital dönüşümün bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Çakır, sanayinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için selektif kredi mekanizmalarının ve uzun vadeli ihracat finansmanının hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti ve reel sektörün desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Dünyanın yeni bir ekonomik düzene doğru evrildiğini dile getiren Çakır, Avrupa Birliği pazarına erişimde karbon ayak izi, yeşil dönüşüm ve dijitalleşmenin belirleyici unsurlar haline geldiğini söyledi. Tedarik zincirlerindeki kırılmaların yeni üretim merkezleri için fırsatlar yarattığını belirten Çakır, Türkiye'nin coğrafi konumu ve sanayi tecrübesiyle önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Hindistan'ın dünya üretiminde önemli bir konuma yükselmeye başladığını ancak AB Yeşil Mutabakat standartlarına ulaşmasının zaman alacağını vurgulayan Çakır, dönüşüm sürecinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi halinde Türkiye ve Mersin'in güçlü bir alternatif olabileceğini belirtti.
Bölgede yaşanan gerginliklere de değinen Çakır, savunma sanayisindeki gelişmelerin tüm sanayi sektörlerine ivme kazandırdığını söyledi. Mersin'in güçlü lojistik altyapısı ve limanı ile yeni tedarik zincirlerinde kritik bir rol üstlenebileceğini ifade eden Çakır, her krizin yeni bir yapılanma süreci olduğuna dikkat çekti.
Mersin'in 10 milyar doları aşan ihracatı ve 20 milyar doların üzerindeki dış ticaret hacmiyle Türkiye'nin en büyük 7'nci ihracat kenti haline geldiğini hatırlatan Çakır, yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı: ‘Kümelenip organize bir güçle hareket etmeliyiz. Toprağımız değerli, seçici olmalıyız. Katma değeri yüksek, teknoloji odaklı yatırımları çekmeliyiz. Planlı büyümeliyiz ve firmalarımızı sadece bugüne değil, savaş sonrası kurulacak yeni düzene hazırlamalıyız.' Çakır, Mersin'in bu dönüşümü izleyen değil, yöneten bir şehir olması gerektiğini vurgulayarak, planlı büyüme ve güçlü iş birlikleri ile kentin yeni ekonomik düzende önemli bir merkez haline gelebileceğini sözlerine ekledi.





