Pasifik çevresinde yaşanan güçlü depremler ve volkanik patlamalar, “Pasifik Ateş Çemberi” kavramını yeniden gündeme getiriyor. Bilimsel adıyla Çevre-Pasifik Kuşağı olarak da bilinen bölge, Pasifik Okyanusu’nun kıyılarını at nalına benzeyen geniş bir hat boyunca çevreliyor.

Pasifik Ateş Çemberi nedir?

Pasifik Ateş Çemberi; okyanus çukurları, aktif faylar, volkanik yaylar ve levha sınırlarının oluşturduğu geniş bir deprem ve volkan kuşağıdır.

Adında “çember” geçmesine rağmen bölge, tek ve kesintisiz bir jeolojik yapı değildir. Pasifik Levhası ile çevresindeki çok sayıda farklı levhanın temas ettiği ayrı tektonik sistemlerden meydana gelir. Bu nedenle kuşağın sınırları konusunda özellikle Endonezya’nın batısı ve Antarktika Yarımadası gibi bazı bölgelerde farklı bilimsel değerlendirmeler bulunuyor.

Pasifik Ateş Çemberi neden oluştu?

Ateş Çemberi’ndeki yoğun hareketliliğin temel nedeni, tektonik levhaların birbirine yaklaşmasıdır. Birçok noktada daha yoğun olan okyanusal levha, başka bir levhanın altına doğru dalar. Bu süreç “dalma-batma” olarak adlandırılır.

Levhaların hareketi sırasında biriken enerji depremlere yol açarken, derinlere inen kayaçların oluşturduğu magma yüzeye çıkarak volkanik patlamaları meydana getirebilir. Okyanus tabanındaki ani hareketler ise bazı büyük depremlerin ardından tsunami oluşmasına neden olabilir.

Pasifik Ateş Çemberi’nde hangi ülkeler bulunuyor?

Ateş Çemberi’nin kesin sınırları konusunda farklı sınıflandırmalar bulunsa da kuşakta genel olarak şu ülkeler ve bölgeler yer alıyor:

Kuzey ve Güney Amerika

Şili

Peru

Ekvador

Kolombiya

Panama

Kosta Rika

Nikaragua

El Salvador

Guatemala

Meksika

Amerika Birleşik Devletleri’nin batı kıyıları ve Alaska

Kanada’nın Pasifik kıyıları

Asya ve Okyanusya

Rusya’nın Kamçatka Yarımadası ve Kuril Adaları

Japonya

Tayvan

Filipinler

Endonezya’nın özellikle doğu kesimleri

Papua Yeni Gine

Solomon Adaları

Vanuatu

Tonga

Yeni Zelanda

Guam ve Kuzey Mariana Adaları gibi bazı Pasifik adaları da bu tektonik kuşağın içinde değerlendiriliyor. Endonezya’nın batısındaki bazı adaların Ateş Çemberi’ne mi yoksa Alp-Himalaya Kuşağı’na mı dahil edilmesi gerektiği konusunda jeologlar arasında tam görüş birliği bulunmuyor.

Dünyadaki depremlerin yüzde 90’ı bu bölgede

Pasifik Ateş Çemberi, yeryüzünün sismik açıdan en hareketli bölgesi olarak kabul ediliyor. Dünyada meydana gelen depremlerin yaklaşık yüzde 90’ının, en büyük depremlerin ise önemli bölümünün bu kuşakta gerçekleştiği belirtiliyor.

Smithsonian Küresel Volkanizma Programı’nın verilerine göre son yaklaşık 11 bin 700 yıllık dönemde etkinlik göstermiş 688 volkan Ateş Çemberi sınırları içinde bulunuyor. Bu sayı, dünyadaki aynı döneme ait volkanların yaklaşık yüzde 57’sine karşılık geliyor.

En bilinen volkanlar hangileri?

Japonya’daki Fuji, Endonezya’daki Merapi ve Krakatau, Filipinler’deki Mayon, ABD’deki St. Helens, Meksika’daki Popocatépetl ve Yeni Zelanda’daki Ruapehu, Ateş Çemberi üzerindeki tanınmış volkanlar arasında bulunuyor.

Rusya’nın Kamçatka Yarımadası, Japonya, Endonezya ve Alaska çevresi de çok sayıda aktif veya uyuyan volkana ev sahipliği yapıyor.

Türkiye Pasifik Ateş Çemberi’nde mi?

Türkiye, Pasifik Ateş Çemberi’nde yer almıyor. Türkiye’nin deprem tehlikesi, büyük ölçüde Alp-Himalaya Deprem Kuşağı ile Anadolu ve çevresindeki levha hareketlerinden kaynaklanıyor.

Kuzey Anadolu Fayı ve Doğu Anadolu Fayı gibi aktif sistemler nedeniyle Türkiye yüksek deprem tehlikesine sahip olsa da bu hareketlilik Pasifik çevresindeki Ateş Çemberi’nden bağımsız bir tektonik yapının parçası.

Ateş Çemberi’ndeki her deprem diğer ülkeleri etkiler mi?

Ateş Çemberi üzerindeki ülkeler aynı geniş tektonik kuşakta bulunsa da bölgenin bir ucundaki her deprem veya volkanik patlama, diğer ucunda yeni bir afet başlatmaz. Her fay ve volkan, bulunduğu bölgedeki levha hareketleri ve yerel jeolojik koşullar doğrultusunda değerlendirilir.

Buna karşılık deniz altında meydana gelen çok büyük ve sığ depremler, tsunami oluşturarak Pasifik’in farklı kıyılarını saatler sonra etkileyebilir. Bu nedenle Pasifik çevresindeki ülkelerde deprem, volkan ve tsunami izleme sistemleri büyük önem taşıyor.