Eksun Gıda'nın 2025 Yılı Geliri 11,6 Milyar TL Olarak Belirlendi
Eksun Gıda'nın 2025 Yılı Geliri 11,6 Milyar TL Olarak Belirlendi
İçeriği Görüntüle

Türkiye, üretim kapasitesi, bölgesel erişim yeteneği ve gelişen lojistik altyapısıyla küresel e-ticarette giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu gelişim yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmayıp, Anadolu'daki üretim dinamikleri de Avrupa'dan Körfez'e, Amerika'dan Asya'ya uzanan ticaret bağlantılarında belirleyici bir rol üstleniyor. Küresel ticaretin dijitalleşmesi, e-ihracatı yalnızca büyük ölçekli işletmelerin değil, Türkiye'nin çeşitli kentlerinde faaliyet gösteren firmaların da gündemine taşıdı. Dijital pazaryerleri ve sınır ötesi satış stratejileri sayesinde, üretim kapasitesine sahip olan işletmeler, bulundukları yerden bağımsız olarak uluslararası müşterilere daha doğrudan erişim sağlayabiliyor. Global Seller Academy'nın Kurucu Ortağı Hasan Basri Demir, Türkiye'nin son yıllarda yalnızca üretim yapan bir ülke olarak değil, aynı zamanda e-ticaret için güçlü bir tedarik, operasyon ve dağıtım merkezi haline geldiğini ifade etti. Demir, küresel e-ticarette maliyetin yanı sıra tedarik sürekliliği, operasyonel esneklik ve pazarlara hızlı erişimin de belirleyici unsurlar haline geldiğini vurguladı ve Türkiye'nin sahip olduğu üretim derinliği ile coğrafi avantajlarının onu yeni dönemin önemli merkezlerinden biri yaptığını belirtti. Uluslararası markalar ve pazaryerleri, tedarik zincirlerini daha esnek ve hızlı yönetilebilen yapılar üzerinden yeniden düzenleme sürecindedir. Demir, ‘Türkiye; üretim çeşitliliği, bölgesel erişim ve lojistik kabiliyeti ile global e-ticaretin yeni merkezlerinden biri haline geliyor. Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında kurduğu güçlü bağlantı, bu rolü daha da güçlendiriyor' dedi. Türkiye'nin global e-ticaretteki gücünün yalnızca coğrafi avantajlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Demir, Türk üreticilerin ve satıcıların; ürün çeşitliliği, hızlı adaptasyon yeteneği ve rekabetçi yapılarıyla global pazaryerleri için önemli bir değer sunduğunu ifade etti. Bu durum, firmaların büyümesini desteklemenin yanı sıra platformların daha güçlü ve sürdürülebilir bir ürün ekosistemi oluşturmasına da katkı sağlıyor. Dönüşümün en dikkat çekici boyutlarından biri Anadolu'nun artan etkisi olarak öne çıkıyor. Demir, ‘Bugün birçok marka için asıl ihtiyaç, yalnızca ürün bulmak değil; güvenilir, sürdürülebilir ve hızla devreye alınabilecek bir tedarik yapısı kurabilmektir. Anadolu'daki üretim kapasitesi, Türkiye'yi Avrupa pazarı için daha güçlü bir partner haline getiriyor. Bu gelişim, Anadolu'daki üreticiler, KOBİ'ler ve girişimciler için yeni fırsatlar sunuyor' şeklinde konuştu. Sektör temsilcilerine göre Türkiye'de e-ihracatın daha görünür, erişilebilir ve sistematik bir hale gelmesinde kamu tarafında atılan adımların önemli bir rolü bulunuyor. Özellikle Ticaret Bakanlığı'nın bu alandaki yönlendirici yaklaşımı, firmaların sınır ötesi ticarete daha hazırlıklı ve planlı şekilde ilerlemesini desteklemektedir. Hasan Basri Demir, ‘Türkiye'de e-ihracatın gelişmesinde Ticaret Bakanlığı'nın ortaya koyduğu vizyon son derece değerlidir. Özellikle E-İhracat Daire Başkanlığı'nın bu alanı sahiplenmesi, farkındalığın artması ve firmaların daha planlı hareket etmesi açısından önemli bir zemin oluşturdu' ifadelerini kullandı. Demir, önümüzdeki süreçte Türkiye'nin e-ihracattaki yeni başarı hikayelerinin büyük ölçüde Anadolu'daki üreticiler, girişimciler ve KOBİ'ler üzerinden şekilleneceğini belirtti. Türkiye'nin üretim derinliği, girişimcilik enerjisi ve coğrafi avantajının güçlü olduğunu ve bu durumun e-ihracatla birleşmesinin, hem firmalar hem de Türkiye'nin küresel ticaretteki konumu açısından büyük bir sıçrama anlamına geldiğini vurguladı. ‘Önümüzdeki dönemde e-ihracatın merkezinde yalnızca büyük şehirler değil, Anadolu'nun üretim potansiyeli de yer alacak. Türkiye, yeni dönemde tedarik, üretim ve lojistik açısından daha kritik bir rol üstlenirken, Anadolu da bu dönüşümün en güçlü taşıyıcılarından biri haline gelecek' dedi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı