Altın fiyatlarında son haftalarda görülen dalgalı ve yön arayışındaki seyir, büyük yatırım kuruluşlarının tahminlerini yeniden gündeme taşıdı.
Faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği beklentisi, yatırımcı talebindeki yavaşlama ve jeopolitik gelişmelerin fiyatlar üzerindeki etkisi sürerken JP Morgan’dan dikkat çeken yeni bir değerlendirme geldi.
Kurum, kısa vadeli görünümde bazı riskler bulunduğunu kabul etmesine rağmen altının orta ve uzun vadeli yükseliş potansiyelinin devam ettiğini belirtti.
JP Morgan Global Research analistleri, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme politikalarının ve küresel ekonomik belirsizliklerin altına yönelik yapısal talebi desteklemeyi sürdüreceği görüşünde.
JP Morgan ons altın hedefini güncelledi
JP Morgan, ons altın için daha önce açıkladığı tahminlerde aşağı yönlü sınırlı bir revizyona gitti.
Kurumun 2026 yılının son çeyreği için 6 bin 300 dolar olan ons altın tahmini 6 bin dolara indirildi. 2027 yılının son çeyreğine ilişkin 6 bin 550 dolarlık tahmin ise 6 bin 263 dolar seviyesine çekildi.
Bu revizyon ilk bakışta beklentilerin zayıfladığı şeklinde yorumlansa da kurumun yeni hedefleri, güncel piyasa fiyatlarının oldukça üzerinde bulunuyor.
JP Morgan’ın tahminine göre altın, 2026’nın son bölümünde yeniden güçlü bir yükseliş sürecine girebilir ve daha önce görülen tarihî zirveleri aşabilir.
Kurumun 6 bin dolarlık tahmini belirli bir gün için kesin fiyat hedefinden ziyade, 2026’nın son çeyreğine ilişkin ortalama fiyat beklentisini ifade ediyor.
Yatırımcıların altına ilgisi neden azaldı?
JP Morgan Baz ve Değerli Metaller Araştırma Başkanı Greg Shearer, son dönemde yatırımcıların altına olan ilgisinin belirgin biçimde zayıfladığına dikkat çekti.
Altının teknik açıdan yön bulmakta zorlandığını belirten Shearer, fiyatların önemli hareketli ortalamalar arasında sıkıştığını ifade etti.
Buna göre ons altın, yaklaşık 4 bin 340 dolar seviyesindeki 200 günlük hareketli ortalamanın üzerinde kalırken, yaklaşık 4 bin 730 dolardaki 50 günlük hareketli ortalamanın altında hareket ediyor.
Bu görünüm, altının uzun vadeli yükseliş eğilimini tamamen kaybetmediğini ancak kısa vadede güçlü bir ivme oluşturmakta zorlandığını gösteriyor.
Yatırımcıların daha temkinli davranmasında ABD Merkez Bankasının faiz politikası, yüksek tahvil getirileri ve küresel enflasyon görünümü etkili oluyor.
Altın ikinci haftalık kaybına yöneldi
Altının uluslararası piyasalardaki son görünümü JP Morgan’ın işaret ettiği kısa vadeli zayıflamayı doğruluyor.
Ons altın, 12 Haziran’daki son işlemlerde 4 bin 227 dolar civarında hareket etti. Değerli metal, hafta genelinde yaklaşık yüzde 2,3 değer kaybederek art arda ikinci haftalık düşüşüne yöneldi.
ABD’de enflasyonun yeniden hızlanması ve faiz artışı ihtimalinin piyasalarda fiyatlanmaya başlaması, altının üzerindeki baskıyı artırdı.
Faizlerin yükselmesi veya yüksek seviyelerde daha uzun süre kalması, faiz getirisi sunmayan altının yatırımcılar açısından cazibesini azaltabiliyor.
Buna karşın JP Morgan, kısa vadeli faiz baskısının altının uzun vadeli yükseliş hikâyesini tamamen ortadan kaldırmadığını düşünüyor.
Merkez bankaları altın almaya devam ediyor
JP Morgan’ın olumlu beklentisinin temelinde merkez bankalarının altın talebi bulunuyor.
Dünya Altın Konseyinin 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin raporuna göre merkez bankaları küresel rezervlerine net 244 ton altın ekledi.
Merkez bankalarının altın alımı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3 yükseldi. Satış yapan bazı kurumlara rağmen toplam talebin güçlü kalması, altının ülkeler açısından stratejik rezerv aracı olmayı sürdürdüğünü gösterdi.
Merkez bankaları özellikle döviz rezervlerini çeşitlendirmek, belirli para birimlerine olan bağımlılıklarını azaltmak ve jeopolitik risklere karşı korunmak amacıyla altın alıyor.
JP Morgan’a göre rezerv çeşitlendirme eğilimi henüz sona ermiş değil. Bu politikanın devam etmesi, altın fiyatları için uzun vadeli bir destek oluşturabilir.
İlk çeyrekte altın talebi 1.231 tona ulaştı
Dünya Altın Konseyinin verilerine göre küresel altın talebi, tezgâh üstü işlemler dahil edildiğinde 2026 yılının ilk çeyreğinde 1.231 tona ulaştı.
Toplam talep geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 yükseldi. Altın fiyatlarındaki artışla birlikte talebin parasal değeri yüzde 74 artarak 193 milyar dolarlık rekor seviyeye çıktı.
Külçe ve altın para talebi ise yüzde 42 artışla 474 tona yükseldi. Bu rakam, kayıtlardaki en yüksek ikinci çeyreklik sonuç olarak dikkat çekti.
Altına dayalı borsa yatırım fonlarına da ilk çeyrekte net 62 tonluk giriş gerçekleşti. Buna karşılık yüksek fiyatlar nedeniyle mücevher talebinde miktar bazında düşüş yaşandı.
Bu veriler, yatırımcı ilgisinin bazı piyasalarda zayıflamasına rağmen fiziki altın ve merkez bankası talebinin güçlü kaldığını ortaya koyuyor.
Altın fiyatlarını hangi gelişmeler yükseltebilir?
JP Morgan’ın yükseliş beklentisini destekleyen faktörlerin başında jeopolitik belirsizlikler geliyor.
Savaşlar, ticaret anlaşmazlıkları, siyasi krizler ve küresel finans sistemine ilişkin endişeler arttığında yatırımcılar güvenli liman olarak görülen varlıklara yöneliyor.
Altın da ekonomik ve siyasi belirsizliğin yükseldiği dönemlerde öne çıkan yatırım araçları arasında bulunuyor.
ABD’de faizlerin ilerleyen dönemde düşürülmesi de altını destekleyebilir. Faizlerin gerilemesi, tahvil ve mevduat gibi faiz getirisi sağlayan araçların cazibesini azaltırken altına olan talebi artırabiliyor.
Doların değer kaybetmesi de uluslararası piyasalarda dolar üzerinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha uygun hâle getirebilir.
Merkez bankalarının alımlarına devam etmesi ve altın fonlarına yeniden güçlü girişler başlaması durumunda fiyatların yükseliş ivmesi kazanabileceği değerlendiriliyor.
Altın için aşağı yönlü riskler de bulunuyor
JP Morgan’ın güçlü tahminine rağmen altının yükselişinin kesin olmadığı unutulmamalı.
ABD’de enflasyonun yüksek kalması ve Merkez Bankasının faiz artırması, ons altın üzerinde yeni bir satış baskısı oluşturabilir.
Jeopolitik gerilimlerin azalması, yatırımcıların güvenli limanlardan hisse senetleri gibi daha riskli varlıklara yönelmesine neden olabilir.
Merkez bankalarının altın alımlarını yavaşlatması veya yatırım fonlarından büyük miktarda çıkış yaşanması da fiyatların yükselmesini zorlaştırabilir.
JP Morgan’ın tahminleri mevcut ekonomik veriler ve belirli varsayımlar üzerinden hazırlanıyor. Faiz, enflasyon, dolar ve jeopolitik gelişmelerde yaşanacak değişiklikler fiyat hedeflerinin yeniden güncellenmesine yol açabilir.
Ons altındaki yükseliş gram altını nasıl etkiler?
Türkiye’de altın yatırımcısının yakından takip ettiği gram altın fiyatı, temel olarak ons altın ile dolar kurunun ortak hareketinden etkileniyor.
Ons altının JP Morgan’ın tahmin ettiği seviyelere yükselmesi, dolar kurunun sabit kaldığı bir senaryoda dahi gram altına yukarı yönlü destek sağlayabilir.
Dolar kurunun da aynı dönemde yükselmesi durumunda gram altındaki artış ons altındaki yükselişten daha güçlü olabilir.
Buna karşılık ons altında düşüş yaşanırken dolar kurunun yükselmesi, gram altının uluslararası altın fiyatlarına kıyasla daha dirençli kalmasını sağlayabilir.
Bu nedenle Türkiye’deki yatırımcıların yalnızca ons altını değil, dolar kurunu ve yurt içindeki alış-satış makaslarını da takip etmesi gerekiyor.
JP Morgan’ın altın beklentisi ne?
JP Morgan Global Research, ons altının 2026 yılının son çeyreğinde ortalama 6 bin dolar seviyesine yükselmesini bekliyor.
Kurumun 2027 yılının son çeyreğine ilişkin tahmini ise 6 bin 263 dolar seviyesinde bulunuyor. Bazı değerlendirmelerde 2027 döneminde yaklaşık 6 bin 300 doların görülebileceği de ifade ediliyor.
Tahminlerin önceki hedeflerin altında olması, kurumun kısa vadeli yatırımcı talebindeki zayıflamayı dikkate aldığını gösteriyor. Buna rağmen mevcut seviyelerle karşılaştırıldığında JP Morgan’ın altına ilişkin genel görünümü güçlü ve iyimser kalmaya devam ediyor.
Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme politikaları, küresel riskler, enflasyon endişeleri ve ilerleyen dönemde faizlerin düşebileceği beklentisi, kurumun yükseliş senaryosunun temelini oluşturuyor.
Ancak yatırımcıların kurumsal fiyat hedeflerini kesin gerçekleşecek rakamlar olarak değerlendirmemesi gerekiyor. Altın fiyatları ekonomik veriler, merkez bankası kararları ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle kısa sürede sert değişimler gösterebilir.
Bu içerikte yer alan tahminler yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.




