Manifest grubuyla geçmişte çalışan fotoğrafçı Mesut Adlin’in yayımladığı video sonrası başlayan tartışmaya yeni bir isim dahil oldu.
Adlin’in Manifest’in kurucusu ve menajeri Tolga Akış ile eşi Gizem Kaya hakkında çeşitli iddialarda bulunurken adını geçirdiği sosyal medya fenomeni Zeynep Sürmeli, bilinen adıyla Zeybik, günler süren sessizliğini bozdu.
Zeybik, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada hakkında dolaşıma giren iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
ZEYBİK’TEN İLK AÇIKLAMA
Instagram ve TikTok’ta “Zeybik” adıyla tanınan Zeynep Sürmeli, Mesut Adlin’in açıklamalarının ardından sosyal medyada kendisi hakkında yapılan paylaşımlara tepki gösterdi.
Sürmeli, açıklamasında adının ilişkilendirildiği iddialarla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını ifade ederek bunları açık şekilde reddetti.
Kendisinin taraf olmadığı bir sektör tartışmasının içerisine çekildiğini savunan Sürmeli, adının kullanıldığı bazı paylaşımların kişilik haklarını ve özel hayatını hedef aldığını belirtti.
“HUKUKİ YOLLARA BAŞVURACAĞIM”
Zeybik açıklamasında tartışmayı yalnızca sosyal medya üzerinden sürdürmeyeceğinin de mesajını verdi.
Sürmeli, kendisi hakkında iddiaları ortaya atan ve bunların yayılmasına katkıda bulunduğunu düşündüğü kişiler hakkında avukatı aracılığıyla yasal girişimlerde bulunacağını duyurdu.
Böylece Mesut Adlin’in videosunda adı geçen Zeynep Sürmeli, tartışmaların başlamasının ardından ilk kez doğrudan açıklama yapmış oldu.
MESUT ADLİN NE İDDİA ETMİŞTİ?
Manifest grubuyla geçmişte fotoğrafçı olarak çalışan Mesut Adlin, YouTube kanalında yayımladığı yaklaşık 15 dakikalık videoda Manifest’in çalışma sistemi, üyelerle yapılan sözleşmeler, gelir paylaşımı ve grup yönetimi konusunda çeşitli iddialarda bulunmuştu.
Adlin ayrıca bazı çekimlerin ücretini alamadığını ileri sürmüş ve iddialarını desteklediğini söylediği mesajlaşma görüntüleri ile ses kayıtlarından bölümler paylaşmıştı.
Fotoğrafçının açıklamalarında Tolga Akış, Gizem Kaya ve Zeynep Sürmeli’nin de adı geçmişti. Ancak söz konusu iddiaların önemli bir bölümü taraflarca reddedildi ve yargı makamlarınca doğrulanmış bir hüküm niteliği taşımıyor.
TOLGA AKIŞ CEPHESİNDEN İDDİALARA RET
Tolga Akış da savcılık ifadesinde Mesut Adlin’in gündeme getirdiği iddiaları reddetti.
Akış, sosyal medyada yayımlanan bazı yazışmaların konuşmaların tamamından koparılarak paylaşıldığını öne sürdü ve tartışmaya konu olan bazı mesajların “mizah amaçlı” olduğunu savundu.
Mesut Adlin’in kendisini ve Manifest grubunu itibarsızlaştırmaya çalıştığını ileri süren Akış, suçlamaları kabul etmedi.
MESUT ADLİN GÖZALTINA ALINIP SERBEST BIRAKILMIŞTI
Tolga Akış’ın avukatı Kaya Pulat, Adlin’in paylaşımlarının ardından “tehdit ve şantaj niteliğindeki eylemler” iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu açıklamıştı.
24 Ağustos’ta gözaltına alınan Mesut Adlin, ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından serbest bırakıldı. Adlin de kendisine yönelik geçmiş tarihli suçlamaları reddetti.
TOLGA AKIŞ AYRI SORUŞTURMADA TUTUKLANDI
Tartışmalar devam ederken Tolga Akış hakkında da ayrı bir adli gelişme yaşandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Akış, 28 Ağustos’ta savcılıktaki işlemlerinin ardından “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek” suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi. Sulh Ceza Hakimliği Akış’ın tutuklanmasına karar verdi.
Ancak bu noktada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Tolga Akış’ın tutuklandığı soruşturmanın Mesut Adlin’in videosundaki iddialar nedeniyle başlatıldığına ilişkin resmi bir açıklama bulunmuyor. İki süreç aynı dönemde yaşansa da aralarında doğrulanmış bir neden-sonuç ilişkisi kurulmuş değil.
TARTIŞMADA GÖZLER HUKUKİ SÜRECE ÇEVRİLDİ
Mesut Adlin’in açıklamalarıyla başlayan süreçte tarafların karşılıklı suçlamaları ve yasal başvuruları devam ediyor.
Son olarak Zeynep Sürmeli’nin de iddiaları reddedip hukuki süreç başlatacağını açıklamasıyla tartışmanın yeni bir boyut kazanması bekleniyor.
Sosyal medyada çok sayıda iddia dolaşıma girerken, tarafların birbirleri hakkındaki suçlamalarının henüz kesinleşmiş yargı kararları olmadığı ve hukuki süreçlerin devam ettiği unutulmamalı.




