Çalışma hayatı ve sosyal güvenlik alanındaki değerlendirmeleriyle tanınan Özgür Erdursun, çalışanları ve emeklileri yakından ilgilendiren yeni bir hesaplama paylaştı. Erdursun’un değerlendirmesine göre maaşlarda görülen artış, vatandaşın alım gücünde aynı oranda bir iyileşme sağlamıyor.
Erdursun, 6 Ağustos 2026 tarihli yazısında ekonomi yönetiminin enflasyondaki düşüşe dikkat çektiğini ancak vatandaş açısından asıl ölçünün maaşla ne kadar alışveriş yapılabildiği olduğunu vurguladı. Temmuz ayında yıllık enflasyonun yüzde 31,90 olarak gerçekleştiğini belirten Erdursun, fiyatların düşmediğini, yalnızca artış hızının yavaşladığını ifade etti.
Maaşın tutarı değil, dayanma süresi önem kazandı
Özgür Erdursun’un açıklamasındaki en dikkat çekici ayrıntı, maaşların artık yalnızca kaç lira olduğuyla değil, satın alma gücünü kaç ay koruyabildiğiyle değerlendirilmesi gerektiği oldu.
Ocak 2026’da net 28 bin 75 lira 50 kuruş olarak belirlenen asgari ücret, yıl içerisinde değişmedi. Ancak enflasyon nedeniyle aynı parayla alınabilen ürün ve hizmet miktarı azaldı.
Erdursun’un hesabına göre asgari ücretin Ağustos 2026 başındaki satın alma gücü:
- TÜİK enflasyonuna göre 23 bin 423 liraya,
- İstanbul Ticaret Odası verilerine göre 23 bin 96 liraya,
- ENAG hesaplamasına göre ise 21 bin 624 liraya geriledi.
Böylece asgari ücretlinin yedi aylık alım gücü kaybı kullanılan enflasyon verisine göre yaklaşık 4 bin 652 lira ile 6 bin 451 lira arasında değişti.
Emekli zammı hesaba yatmadan değer kaybetti
Erdursun’un gündeme taşıdığı bir başka çarpıcı nokta ise en düşük emekli aylığıyla ilgili oldu.
Temmuz ayında en düşük emekli ödemesi 23 bin 552 liraya yükseltildi. Ancak bu tutar bütün emeklilerin kök aylığının 23 bin 552 liraya çıkarıldığı anlamına gelmiyor. Kök aylığı ve ek ödemesi bu seviyenin altında kalan emeklilerin ödemesi, Hazine desteğiyle taban aylığa tamamlanıyor.
Aylık farklarının 7 Ağustos’ta hesaplara yatırılacağını belirten Erdursun, emeklinin henüz eline geçmeyen paranın bile temmuz enflasyonu nedeniyle değer kaybettiğine dikkat çekti.
Yapılan hesaplamaya göre 23 bin 552 liralık en düşük emekli aylığının Ağustos başındaki reel değeri:
- TÜİK’e göre 23 bin 140 liraya,
- İTO’ya göre 23 bin 76 liraya,
- ENAG’a göre 22 bin 850 liraya geriledi.
Zammın adı var, refah etkisi yok
Özgür Erdursun’un değerlendirmesini diğer maaş haberlerinden ayıran nokta, zam oranından çok “maaşın kullanım ömrüne” odaklanması oldu.
Maaşa yapılan artış vatandaşın gelirini kâğıt üzerinde yükseltiyor. Ancak kira, gıda, ulaşım ve temel hizmetlerdeki fiyat artışları devam ettiği için yeni maaş daha ilk aydan değer kaybetmeye başlıyor. Bu nedenle yılda bir veya iki defa yapılan düzenlemeler, kalıcı bir gelir artışı yerine önceki aylarda oluşan kaybın yalnızca bir bölümünü karşılıyor.
Başka bir ifadeyle vatandaş zam aldığı gün zenginleşmiyor; daha önce kaybettiği satın alma gücünün bir kısmını geri alıyor.
Ocak 2027 zammı için ilk oranları paylaştı
Erdursun, yıl sonu enflasyon beklentilerinin gerçekleşmesi durumunda Ocak 2027’de ortaya çıkabilecek zam oranlarını da hesapladı.
Buna göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yaklaşık yüzde 9 ile yüzde 9,5 arasında, memur ve memur emeklilerinin ise yaklaşık yüzde 7 ile yüzde 7,5 arasında artış alabileceği tahmin ediliyor. Ancak Erdursun’a göre bu oranlar yeni bir refah payından çok, 2026’nın ikinci yarısında yaşanan enflasyon kaybının telafisi niteliğinde olacak.
Erdursun’un mesajı: Bordrodaki rakama değil, sepete bakın
Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun’un açıklamasından çıkan sonuç, maaş tartışmalarında yalnızca zam yüzdesine odaklanılmaması gerektiği oldu.
Maaş yükselirken satın alınabilen gıda, ödenebilen kira ve karşılanabilen temel ihtiyaç miktarı azalıyor ise gerçek anlamda bir gelir artışından söz etmek mümkün olmuyor. Erdursun’a göre ekonomik başarının asıl göstergesi maaşların kaç lira arttığı değil, vatandaşın cebindeki paranın değerinin ne kadar korunabildiği.



