Parkinson Hastalığı ve Belirtileri
Prof. Dr. Selda Korkmaz Yakar, Parkinson hastalığına dair toplumda var olan yanlış bilgilere dikkat çekerek, bu hastalığın yalnızca titreme ile sınırlı olmadığını vurguladı. Yakar, “Erken tanı ve doğru tedavi, hastaların uzun yıllar aktif bir yaşam sürmesine olanak tanır” dedi.
Parkinson hastalığı, beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybı sonucunda gelişen, ilerleyici bir sinir sistemi hastalığıdır. En bilinen belirtisi titreme olmasına rağmen; hareketlerde yavaşlama, kas sertliği, denge kaybı, koku kaybı, uyku bozuklukları ve depresyon gibi çeşitli belirtiler de hastalığın erken döneminde görülebilir.
Dünya Parkinson Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Liv Hospital Ulus Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Selda Korkmaz Yakar, Parkinson hastalığının sadece titremeden ibaret olmadığını ifade etti. Yakar, “Hastalar genellikle ilk belirtileri göz ardı ediyor. Oysa erken dönemde fark edilen bulgular, hastalığın yönetiminde büyük avantaj sağlar” dedi.
Tanı Süreci ve Tedavi Yöntemleri
Tanı sürecinin büyük ölçüde uzman değerlendirmesine dayandığını belirten Yakar, “Kesin tanı koyduracak tek bir test yok. Nörolojik muayene ve klinik gözlem en önemli belirleyicidir” şeklinde konuştu.
Parkinson tedavisinin amacının hastalığı tamamen ortadan kaldırmak değil, hastanın yaşam kalitesini korumak olduğunu belirten Yakar, tedavinin kişiye özel planlandığını ifade etti. “İlaç tedavisi ile hastaların şikâyetleri önemli ölçüde kontrol altına alınabilir. İleri evrelerde ise beyin pili gibi cerrahi yöntemler uygun hastalarda etkili sonuçlar verebilir” diyen Yakar, düzenli egzersiz ve fizik tedavinin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.
Farkındalığın önemine dikkat çeken Yakar, “Toplumda Parkinson'a dair doğru bilginin yaygınlaşması, hastaların daha erken başvurmasını sağlar. Erken tanı, yaşam kalitesini doğrudan etkiler” ifadelerini kullandı.





