Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 28 Ağustos 2026 tarihinde Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’i güncelledi. Düzenlemenin merkezinde fonlardaki yoğunlaşma riskinin azaltılması, şeffaflığın artırılması ve yatırımcıların korunması bulunuyor.

Yeni dönem özellikle serbest fonlar ve para piyasası fonları açısından önemli değişiklikler getiriyor.

PARA PİYASASI FONLARINA YÜZDE 10 ŞARTI

Yeni düzenlemenin PPF yatırımcısını doğrudan ilgilendiren bölümlerinden biri portföy dağılımına ilişkin oldu.

Buna göre para piyasası fonlarının portföylerinin en az yüzde 10’unu devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) veya Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ihraç edilen kira sertifikalarında değerlendirmesi gerekecek.

Para piyasası fonları, normal şartlarda kısa vadeli ve likiditesi yüksek araçlara yatırım yapıyor. SPK’nın tanımına göre bu fonların portföyü vadesine en fazla 184 gün kalan araçlardan oluşurken ağırlıklı ortalama vadenin de en fazla 45 gün olması gerekiyor.

PPF’LERİN GETİRİSİ DÜŞECEK Mİ?

Yeni kural, “Para piyasası fonları artık daha az mı kazandıracak?” sorusunu beraberinde getirdi.

Burada kesin olarak “getiriler düşecek” demek mümkün değil. Fon getirisi; faiz seviyesi, fonun portföy yapısı, yönetim ücreti ve piyasadaki tahvil fiyatları gibi birçok değişkene bağlı.

Ancak fonların belirli miktarda tahvil veya kira sertifikası taşımasının zorunlu hale gelmesi, faiz hareketlerinin PPF getirileri üzerindeki etkisini artırabilir.

Fon Turkey Kurucusu Onur Duygu da yeni düzenlemenin ardından para piyasası fonları arasındaki getiri farklarının azalabileceğini ve fon getirilerinin birbirine daha fazla yaklaşabileceğini değerlendiriyor.

SERBEST FONLARA YOĞUNLAŞMA SINIRI

Düzenlemenin en dikkat çekici bölümü ise serbest fonları ilgilendiriyor.

Yeni kurallara göre bir serbest fonda, portföy değerinin yüzde 5’inden fazlasını oluşturan sermaye piyasası araçlarının toplamı fon portföyünün yüzde 20’sini aşamayacak.

Ayrıca fonların halka açıklık oranı düşük şirketlerin hisselerinde oluşturabileceği pozisyonlara da yeni sınırlar getirildi. Böylece belirli birkaç hisseye çok yüksek oranda yatırım yaparak portföy oluşturmanın zorlaştırılması hedefleniyor.

PARA BIST 30 HİSSELERİNE KAYABİLİR

Yeni sınırlamaların ardından piyasada en çok merak edilen soru ise şu:

Fonların satmak zorunda kalabileceği hisselerden çıkan para nereye gidecek?

A1 Capital Yatırım Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Üzeyir Doğan’a göre, yoğunlaşmış portföylerden daha dengeli portföylere geçiş sırasında özellikle BIST 30 hisseleri ve işlem hacmi yüksek şirketlere para akışı görülebilir.

Bunun temel nedeni, büyük fonların yüksek tutardaki parayı daha rahat alıp satabilecekleri likit hisselere ihtiyaç duyması.

Bu nedenle küçük ve likiditesi düşük hisselerde fonların pozisyon azaltması baskı yaratabilirken, büyük şirket hisseleri görece avantajlı hale gelebilir.

FONLARDA YENİ DÖNEM BAŞLIYOR

SPK ayrıca bir portföy yöneticisinin serbest fonlar dahil en fazla 7 fon yönetebilmesini kararlaştırdı. Serbest fonların portföy şeffaflığı da artırılıyor. TEFAS’ta işlem gören serbest fonların portföy dağılımlarının haftalık olarak açıklanması öngörülüyor.

Böylece yatırımcılar fonların hangi varlıklara ne ölçüde yatırım yaptığını daha yakından takip edebilecek.

PPF YATIRIMCISI İÇİN NE DEĞİŞİYOR?

Kısa vadede para piyasası fonlarının temel işlevinde büyük bir değişiklik bulunmuyor. PPF’ler yine kısa vadeli nakdini değerlendirmek isteyen yatırımcıların tercih ettiği fonlardan biri olmaya devam edecek.

Ancak yeni yüzde 10’luk DİBS/kira sertifikası şartıyla birlikte fonların portföyleri arasındaki farkın azalması, faiz değişimlerinin getiriye biraz daha fazla yansıması ve PPF performanslarının birbirine yaklaşması beklenebilir.

Öte yandan 5 Eylül’de yürürlüğe giren ayrı bir vergi düzenlemesiyle bazı kurumsal yatırımcıların para piyasası fonlarından elde ettiği kazançlara uygulanan stopaj yüzde 0’dan yüzde 10’a çıkarıldı. Bu değişiklik SPK’nın fon rehberi düzenlemesinden ayrı bir uygulama ve bireysel yatırımcılara ilişkin genel stopaj düzenlemesiyle karıştırılmamalı.